2019’da neler iz bıraktı?

31 Aralık 2019

Eskişehir’e gitmek için neden: OMM: Tokyo Olimpiyat Stadı’na da imza atan, şimdi Haruki Murakami’nin kütüphane projesi üzerinde çalışan Japon mimar Kengo Kuma, Eskişehir’de Erol Tabanca’nın çağdaş sanat müzesi OMM’da da harika bir iş çıkardı. Türkiye’nin her yerinden ve hatta yurt dışından birçok sanatsever sırf Kengo Kuma imzalı OMM’u görmek için Eskişehir’e gidiyor ve UNESCO Dünya Kültür Mirası geçici listesinde yer alan Odunpazarı evlerini de görme fırsatı buluyor.

Dolapdere’yi çağdaş sanat merkezi yapan müze: Arter: Pilevneli, Dirimart gibi galerileri Dolapdere’ye getiren, oyunu değiştiren aslında bu yıl 50. yılını kutlayan Vehbi Koç Vakfı’na bağlı Arter’di. Daha önce 9 yıl boyunca İstiklal Caddesi’ndeki yerinde ziyaret ettiğimiz Arter, Dolapdere gibi bir semti değiştirebilecek güce ve etkiye sahip tek müze. Mimarisiyle de koleksiyonuyla da çok ses getirdi.

En popüler sanat galerisi: Sergileriyle olduğu kadar partileriyle de çok konuşuldu Murat Pilevneli’nin Dolapdere ve Mecidiyeköy’deki Pilevneli Galeri’si.

Yeni havalimanı: 5 Nisan’dan itibaren hayatımız değişti, Atatürk Havalimanı’yla vedalaştık ve İstanbul Havalimanı’na taşınmış olduk.

THY’nin Ridley Scott filmi: ‘Yaratık’, ‘Bıçak Sırtı’, ‘Thelma ve Louise’ ve ‘Gladyatör’ gibi klasikleşmiş filmleriyle sevdiğimiz usta yönetmen Ridley Scott’un çektiği Türk Hava Yolları reklam filmi beğenildi. İstanbul’un ikonik simgeleri arasında geçen sürükleyici bir kovalamacayı anlatan ‘Yolculuk’ adlı kısa filmde başrolde ‘Blade Runner 2049’ filmindeki rolüyle tanınan Sylvia Hoeks var. Kendisine Aure Atika eşlik ediyor. 6 dakikalık kısa filmde Çırağan Sarayı, Şerefiye Sarnıcı, Ortaköy Meydanı ve İstanbul Havalimanı’nı da görüyoruz, THY’nin yeni üniformalarını da... ‘Yolculuk’, sadece THY’nin değil, İstanbul’un ve yeni havalimanının da tanıtımını yapıyor dünyaya. Ridley Scott’un gözünden İstanbul görüntülerini görüp de İstanbul’a gelmek istememek mümkün değil.

‘Turquoise Coast’ etkisi: Türkiye ile ilgili uluslararası basında çıkan en iyi haber, Conde Nast Traveller’ın 10 sayfalık, ‘Türkiye rivierasının geri dönüşü’ başlıklı yazısıydı. Yazıyı, Nevbahar Koç ve İrem Kınay imzasıyla Assouline’in yayımladığı “Turquoise Coast” kitabından fotoğraflar tamamladı.

En sevindiren ödül:  Haluk Bilginer’in Emmy Ödülleri’nde aldığı En İyi Erkek Oyuncu ödülü. Sahnede ödülünü mükemmel bir İngilizce konuşmayla kabul edişi ve konuşmasında söyledikleri de güzeldi.

Yazının devamı...

2019’da dünyada neler konuşuldu?

28 Aralık 2019

Yılın hiç bitmeyen tartışmaları: Sinema mı, Netflix mi ve Uber mi, sarı taksi mi oldu. Haksız rekabet oluştuğuna karar veren mahkeme, Uber mobil uygulamalarına erişimin engellenmesine karar verdi. Netflix ise sinemayla eş zamanlı olarak gösterimlerine devam ediyor.

FT’nin ‘gelecek kadınlarda’ atağı: Financial Times gazetesinin 14 yıllık genel yayın yönetmeni, 34 yıllık çalışanı Lionel Barber yayın yönetmenliği koltuğundan ayrıldı. Yerine gazete içinden bir isim, yazı işleri müdürü Roula Khalaf atandı. 1888’de İngiltere’de kurulan Financial Times gazetesi tarihinde ilk kez bir kadın genel yayın yönetmeni görevine geldi. Üstelik Roula Khalaf Beyrut doğumlu, Lübnanlı.

Yılın en çok konuşulan filmi: Martin Scorsese’nin son filmi ‘The Irishman’ Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci ve Harvey Keitel’ı bir araya getirmesiyle daha vizyona girmeden bile klasikler arasına girmeyi başardı.

We Work skandalı: Paylaşımlı bir ofis alanı olarak başladı We Work. Kısa bir sürede 47milyar dolarlık bir şirket oldu, daha sonra değeri 8 milyar dolara geriledi. Ortaklar halka açılma öncesinde yatırımcıları kandırmak ve yanlış yönlendirmekle suçlandı. Kurucu ortak, CEO Adam Neumann 1.7 milyar dolarla şirketteki görevinden ayrıldı.

Efsane dergilere konuk editörler: İngiliz Vogue bir ilki gerçekleştirdi ve 2019 Eylül sayısının misafir editörü olarak Sussex Düşesi Meghan’ı seçti. Wallpaper dergisi ise kasım sayısının konuk editörü olarak Hüseyin Çağlayan’ı seçti.

FaceApp furyası: Sosyal medya yaşlılık fotoğraflarıyla yıkıldı. 2019’un ilk günlerinde de benzer bir durum yaşamıştık, 10 yıl önce, 10 yıl sonraki profil fotoğraflarını görmekten de bunalmıştık o zaman. Birçok teknoloji yazarı bu fotoğraflarla yaşlanma üzerine yüz tanıma algoritması yazmak için data toplandığını iddia etti.

Fransız moda evlerinin günümüz çözümü:

Yazının devamı...