Gözleme yapan zengin turist

Yurt dışından gelen zengin turistin beklentileri neler? Ne yer, ne içer ve nasıl bir servis isterler? Mandarin Oriental Bodrum’un Genel Müdürü Harun Dursun ile lüks turizmin şifrelerini konuştuk

Turizmde, Amerika ve Japonya gibi ülkelerden turistlerin gelmeye başlaması pek çok iyi şeyin habercisidir. Hele de söz konusu olan, para harcayan zengin turistse. Verilere göre yurt dışından gelen ve üst düzey gelir seviyesine sahip turist ziyaretinde geçen yıl başlayan yükseliş bu yaz da artarak devam etti. Sonunda turizmcilerin yüzü de gülmeye başladı.

Gözleme yapan zengin turist

Düşünün bir kere, kendi jetiyle ülkesinden gelen bir turist. Yanında ailesi, arkadaşları ve bir de ünlü bir şarkıcı. Binlerce avro ödediği odasına yerleşiyor, ertesi gün havai fişeklerle ve mini bir konserle doğum gününü kutluyor. Böyle bir tasvir içerisinde benim en merak ettiğim şey bu insanların ne yiyip içtikleri oluyor. Misafir profillerini örnekleyen Mandarin Oriental Bodrum Genel Müdürü Harun Dursun’a özellikle zengin turistin gastronomik beklentilerini soruyorum. “Genellikle basit yemekler tercih ediliyor, bunları en iyi malzemelerle hazırlayıp şık bir şekilde servis ediyoruz. En iyi ürünlerini bulup kullanıyoruz. Ama bunun yanında Türkiye’nin her yerinden de özellikli malzemeleri büfelerde sunup harita üzerinde menşeilerini belirtiyoruz. Gözleme ve kebap atölyeleri o kadar ilgi görüyor ki, Milas’tan gelen gözlemeci Fatma teyzemize Trip Adviser’da bile övgüler yağıyor. Müşteriye “hayır” kelimesi bizde yok. Özel bir kutlama için kendi menülerini de hazırlarız, kiraladıkları lüks yata catering de yaparız. Herkese özel bir kahve fincan setimiz ve Türk kahvesini çok sevenlere de ayrıca bir de Türk kahvesi kitabı hediyemiz oluyor” diyerek özetliyor ve yanı başındaki Elif Derya Bakkal ile Yeliz Sarı Çalık’ı işaret ederek tüm bu detaycılığın ardında muhteşem bir ekibimiz var demeyi de ihmal etmiyor.

Otelde herkese verilen “butler” yani kişiye özel hizmetli servisinde de özel ilgi alanlarından, en sevdiği şeylere kadar misafirler gelmeden araştırılıp kalbini çalacak özel sürprizler hazırlanıyor. Fotoğraflar kolajlanıp pastalara basılıyor, sevdiği müzikler öğrenilip albüm yapılıyor. Ee basit değil, şu dönemde konaklamanın geceliği 1400 ile 25.000 avro arasında olduğu bir yerden bahsediyoruz. Turist profilinde İngiltere, Amerika, Kuzey ve Orta Doğu ülkeleri var.  

F&B yani yiyecek içecek kökenli bir genel müdürün başında olduğu otellerde yeme içmede her daim bariz fark olur. Burada da durum farklı değil. Şef Berk Alpay yönetimindeki Bodrum Balıkçısı, Otelin genel mutfağının da başında olan Dario Abbate’nin sürekli elinin üzerinde olduğu İtalyan lokantası Assaggio, Asya restoranı Ioki by Kurochan, kebap ve döneriyle Blue Beach, zarif servisi ve tatlıları ile Vakko Patisserie ve şef Nihat Sancar yönetimindeki mutfağıyla Kai Beach ile her zevki memnun edecek bir yeme içme kompleksi yaratılmış. Global bir marka olarak lokali doğal bir adaptasyonla sentezleyebilmek önemli. Ama gerçek şu ki en önemli şey, statüsü her ne olursa olsun yaptığınız işle karşınızdaki insanın kalbine dokunabilmek.   

Gözleme yapan zengin turist

Barbaros koyunda yeni hayat

 

 Yalıçiftlik Mevkii, Barbaros Koyu’nda yakın zamanda yeni bir hayat daha başladı. Kempinski’nin yatırımcısı Orhan Yılmaz ve TAV CEO’su Sani Şener’in çocukları Ozan Şener ve Damla Şener Akkaynak ortaklığındaki rezidans projesinde otelin de tüm imkanlarından faydalanılabiliyor. Burada dünyanın en ünlü peyzaj mimarlarından biri olan Fernando Caruncho ile çalışılmış, zaten binalar da iki kat ve koyun yapısını bozmayacak şekilde yerleştirilmiş. Hemen evlerin altındaki plaj restoranı Barbarossa ise otlu pidesi ve karamelize soğan ve dana baconlu hamburgeri ile özel ilgiyi hak ediyor.

Gözleme yapan zengin turist