Gıda zehirlenmesine dikkat!

Sıcakların artmasıyla birlikte geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da toplu yemek yenen yerlerden arka arkaya gıda zehirlenmesi haberleri gelmeye başladı.
Şimdi okuyucular, “Neden yaz aylarında gıda zehirlenmeleri daha çok görülüyor?” diye soracak. Gıdalarda zehirlenmeye neden olan mikroplar, hava sıcaklığının artmasıyla hızla ürüyor ve hem kendileri hem de salgıladıkları zehirli toksinlerle gıda zehirlen-melerine yol açıyor.
Muhtelif kırmızı etler, tavuk etleri, bu hayvanların ürünle-rinden yapılan yemekler, kabuklu deniz ürünleri, enfekte sular ile uygun koşullarda yapılmayan ve saklanmayan pasta, dondurma, krema, sütlü mamuller, ağırlıklı olarak zehirlenmelere yol açan gıdaları oluşturuyor.
Zehirlenmelerde şikâyetler, gıdanın tüketilmesini takiben birkaç saat içinde bulantı ve ishal şeklinde başlıyor; kusma ve karın ağrısı, bazen de ateş yükselmesi şeklinde devam ediyor. Balık ve kabuklu deniz ürünleri zehirlenmelerinde ise terleme, duyu kaybı, baş ağrısı ve görme bulanıklığı gelişebiliyor.

Atılanları yerine koyun

Gıda zehirlenmesine maruz kalan kişiler, kesinlikle yiyecek-içecek hazırlamamalı. Şikâyetlerin başladığı 24 saat içinde ishal ve kusma artacak diye ağızdan beslenmeye ara verilmemeli, çünkü beslenmeyi azaltmak daha tehlikeli.
Zehirlenen bireylerin kusmalarına izin verilmeli. Çünkü, ishal ile birlikte kusma sonucunda vücuttaki zehirlenmeye neden olan toksinler de atılıyor.
İzlenecek en iyi yol, kusma ve ishalle birlikte atılanları yerine koymak. Bunun için bol sıvı tüketmek gerekiyor. Bunun yanı sıra; hastaya yoğurt, haşlanmış pirinç, haşlanmış patates verilmeli.
Aslında bütün bireyler, değişik zaman ve yerlerde gıda zehirlenmesiyle defalarca muhatap oluyor. Bunların bazıları, hissedilmiyor ya da bireyler tarafından başka bir rahatsızlıkmış gibi algılanıyor.
Sağlıklı bireylerde sorunsuz seyreden bu tür gıda zehirlenmeleri; bebekler, çocuklar, yaşlılar, hamileler, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi bozuk olanlar ile kanser tedavisi görenlerde ciddi problemler oluşturabiliyor.

Alo 174’ü arayın!

Kişisel bakım da şüphesiz çok önemli. Tuvalet sonrası ve yiyecek hazırlanmadan önce eller sabunla en az 20-30 saniye, parmak ve bilekteki takılar çıkarılarak yıkanmalı.
Meyve ve çiğ tüketilen sebzeler dikkatlice yıkanmalı. Sebzeler ve maydanoz-roka gibi yeşillikler, sirkeli suda bekletilip akan bol suyla yıkanmalı.
Yemekler, mümkünse günlük hazırlanmalı ve özellikle mikroplar açısından riskli olan et, süt, yumurta ve balık ile bunların ürünleri buzdolabında saklanmalı. Çiğ ve pişmiş gıdalar birine temas etmeyecek şekilde buzdolabına konmalı.
Yazın çokça tüketilen ve plastik şişeler içinde ya da damacanalarda satılan sular güneşte bekletilmemeli.
Evde yapılan konserve ve domates ürünlerine çok dikkat edilmeli. Konserve ve biber katılarak yapılan menemenlik domates en riskli olan gıdalardan. Bir de gittiğiniz restoran-büfelerde herhangi bir olumsuz durumla karşılaşırsanız, ücretsiz olan ALO 174 GIDA HATTI’nı mutlaka arayın. En iyisi, sağlıklı kalmaya dikkat edin...