Küresel açlık; suçlu üretici mi?

1940’lardan başlayarak bugüne değin tarım üretimi, kullanılan tarımsal ilaçlar, gübreler, sulama ve zamanla oluşan makinalaşmadan dolayı arttı.
1950 ve 1984 yılları arasında tarımda gelişen makinalaşma, dünya tahıl verimini yüzde 250 artırırken, dünya nüfusu da son 60 yılda ikiye katlanarak 6,5 milyara ulaştı. Diğer taraftan aç insan sayısı da, son bir yılda 75 milyon artarak 900 milyona yükseldi.
2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 35 artışla 9,5 milyar olması bekleniyor. Tarımın bu kadar insanı doyurabilmesi için, verimin de yaklaşık yüzde 70 artırılması gerekiyor. Nüfusun hızla artışı, üretim kaynaklarının yanlış kullanımı ve gıdaların orantısız dağılımı, açlığın en büyük sebepleri olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, mevcut tarım kapasitesinin, dünya nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olduğunu söylüyor. Ben de bu düşünceye katılıyorum.
Bir taraftan Afrika’daki açları, diğer taraftan ABD’deki obezleri düşündüğümüzde, gıdanın paylaşımında bir adaletsizlik olduğunu görüyoruz.
Her yıl 300 bin obez ölüyor
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre obezite nedeniyle her yıl 300 bin kişi yaşamını yitiriyor.
Kalp krizinden kansere, diyabetten iktidarsızlığa kadar birçok hastalığa davetiye çıkaran obezite, dünyada 300 milyon insanı esareti altına almış durumda.
Türkiye nüfusunun yüzde 15’ini obezlerin oluşturması, bunun bizim içinde ne denli önemli bir sorun olduğunu gösteriyor.
97 milyon kişinin fazla kilolarından şikâyet ettiği ABD’de, zayıflamak uğruna bir yılda 33 milyon dolar harcanıyor. Dünyadaki sağlık harcamalarının yüzde 8’i obezite ve neden olduğu hastalıkların tedavisine gidiyor.
Bugün dünyadaki açlık tehlikesinin kronik olmadığı kanısındayım. Aslında problem giderilmeyecek düzeyde de değil. Nitekim Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Sekreteri Jacques Diouf, geçen yıl Roma’da yapılan toplantıda, dünyayı tehdit eden açlık sorununun çözümü için sadece 44 milyar dolara gereksinim olduğunu söyledi.
Doksan ülke savunma bütçesinden 500’er milyon dolar ayırsa, açlığa çare bulunacak.
Her şeye rağmen FAO yetkilileri, dünyadaki aç insan sayısının 2015’te 400 milyona indirilmesinin hedeflendiğini belirti yorlar.
Pekala bu sorunu ortadan kaldırmak için neler yapılabilir?
Hemen aklıma gelenler; öncelikle hükümetler, tarım sektöründeki yatırımları desteklemeli, sosyal yardım ve güvenlik ağlarını genişletmeli, ayrıca kırsal bölgelerdeki yoksullara gelir kaynağı oluşturacak faaliyetlere ağırlık vermeli ler.
Oldukça verimli topraklara sahip olan ülkemizde de daha fazla üretim için, çiftçinin daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Öyle görülüyor ki üretici, gelecekte dünyanın efendisi olacak.


BLOG
HASAN HÜSEYİN KAYHAN: Sayın Harun Uysal yazılarınızı ve çalışmalarınızı beğeniyle takip ediyorum. Milliyet EGE’de sizi görmek beni ayrıca mutlu etti. Başarılarınızın devamı diler iyi çalışmalar temenni ederim..

BEKİR DEMİR: Köşe yazılarınızı sabırsızlıkla beklemeye başlar oldum. Nedeni, gerçekten bilimsel ve yararlı birşeyler duymak ve okumak. Özellikle sağlıkla ilgili konuların da ön planda olduğunu gören, halkla paylaşmayı seven insanların da olduğunu görmek beni çok duygulandırdı. Artık her perşembe yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.

SERCAN PEHLEVAN: Öncelikle uzman görüş yazınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Bence ülkemiz tarımında kamuoyunu bilgilendirmek, gerçekleri göstermek adına sizin gibi uzman kişilerin görüşlerini öğrenememek bizleri üzmekteydi. Milliyet Ege ekinde sizin yazınızı takip
etmek isterim. Yalnız perşembeden beri göremiyorum yazınızı haftada 1 gün yazıyorsunuz sanırım. Dilerim yazılarınızın sayısı daha da artar. Yeni uzman
görüşlerinizi merakla bekliyoruz.