Şarbon sorunu...

Türkiye’de gerek bitkisel gerekse hayvansal üretimin sorunları hiç bitmiyor nedense. Bitkisel üretimde küresel iklim değişikliğinin yanı sıra dövize bağlı yüksek girdi maliyetleri ve pazarlama sorunlarıyla uğraşılırken, hayvansal üretimde de bunlarla birlikte örneğin bu günlerde sahada görülen şarbon gibi hayvan hastalıkları dikkat çekiyor.

Şarbon; sığır, koyun, keçi gibi ot yiyen memeli hayvanlarda görüldüğü gibi, atlarda, köpeklerde de görülebilen öldürücü bir hastalık. En önemli özelliği de insanlara bulaşıyor olması.

Hayvanların hastalıktan korunması aşılamayla mümkün. Tüketiciler de veteriner hekimlerin kontrolü altında kesim yapılan mezbahalar dışında kesilen çiftlik hayvanlarının etlerini tüketmemeli.

Ancak tüketiciler bunu nereden bilecekler? Zaten peynir başta olmak üzere, gıda ürünlerine gelen zamlarla şaşırmış durumdalar.

Hayvancılıkta dövize bağlı olan yem, ilaç gibi girdi fiyatlarındaki artış, hayvan yetiştiricisine pahalıya mal olmaya başladı. Yem fiyatları alıp başını giderken Ağustos’ta sütün litresine yapılan 17 kuruşluk zam, maliyetleri karşılayamamaya başladı. Yeni bir artış yapılmazsa hayvancılık 2009-2010’daki gibi bir süt/et krizine girebilir. Bu da Türkiye’de hayvancılığın sonunu getirir. Hayvancılıkla ilintili başta yem olmak üzere bütün sektörler de büyük zararlar görür.

Zaten yetiştirici ithalat baskısı altında yaşıyor. 2010 yılından bugüne kadar 3,8 milyon büyükbaş ve 2,8 milyon küçükbaş canlı hayvan ile karkas et ithalatı için yabancı çiftçilerin cebine 7 milyar dolar para gitti. Ama et fiyatları bir kuruş bile ucuzlamadı. Yetiştirici yüksek maliyetler, ithalat baskısı ve pazarlama sorunlarıyla uğraşırken bir de yukarıda belirttiğim gibi şarbon meselesiyle karşı karşıya kaldı.
Sokak sütüne dikkat!

Bu, gıda güvenliği ve insan sağlığı açısından risklerle dolu olan ciddi bir konu. Tüketiciler konunun ciddiyetini kavradıkça, hayvancılığın darbe alacağı da öngörülüyor. Tüketici, şayet kırmızı et diye tabir edilen sığır-koyun-keçi etlerinden şarbon yüzünden uzaklaşırsa, bu sorun bütün sektörü etkiler.
Tüketiciden itibaren, kasaplar, marketler, aracılar, celepler, yemciler, katkı maddesi-ilaç satanlar ve en önemlisi de hayvan yetiştiricisine kadar bu sorun sirayet eder.
Diğer taraftan bakıyorum da şarbon konusu sadece et üzerinden değerlendiriliyor. Halbuki çiğ süte de dikkat etmek gerekiyor. Bu manada tüketicilerin açıkta satılan ve ‘sokak sütü’ olarak tabir edilen sütten uzak durmaları gerekiyor.
Bizden hatırlatması...