Sütsüz peynir!

Bu hafta da ne yazacağımı düşünürken Konya’dan bir telefon aldım.

Karşımdaki ses kendini tanıttıktan sonra “hocam sizinle peynir hileleri ile ilgili olarak görüşmek istiyorum” dedi.

Kendisinin peynir üreticisi olduğunu, dürüst çalıştığını ancak gıda hilebazlarından bıktığını, hileli peynir üretenlerle rekabet edemediklerini, eskiden bu hilelerin birkaç ilde yapılırken bugün bütün Türkiye’ye yayıldığını, bu anlamda tüketicilerin risk altında olduklarını, benim bunları daha fazla gündeme getirmemi ve hep birlikte bunun için mücadele etmemiz gerektiğini söyledi.

Bunun üzerine yaptığım saha araştırması sonucunda anladım ki; gıda hileleri sadece tüketici değil, üretici boyutuyla da vahim durumda.

Gelen bilgilerde süt ürünlerinde margarin kullanımının son beş yılda son derece yaygınlaştığı görülüyor.

Aslında bakanlığın yaptığı analizlerde saptanmasına ve defalarca katan firmalar teşhir edilmesine rağmen bunun önüne bir türlü geçilemiyor.

Bu durum süt ürünlerinin itibarını ayaklar altına alırken, sektörün geleceğini de tehlikeye atıyor.

***

Şöyle ki... 20 bin kilo margarinin ne kadar çiğ süte tekabül ettiğini bir örnekle açıklayalım.

Hilebazlar 20 bin kilo düşük kaliteli margarine miktarını artırmak için 15 bin kilo su katıyorlar.

Su ve yağı birleştirmek için de karışıma 5 bin kilo nişasta ve 5 bin kilo da piyasadan toplanan iade peynirleri ilave ediyorlar.

Böylece 45 bin kilo civarında “peynir benzeri bir ürün” ortaya çıkıyor.

“Tulum peyniri” dedikleri bu karışım süte çevrildiğinde 450 bin kilo çiğ süte tekabül ediyor.

Yani 450 bin kilo çiğ süt kullanmaları gerekirken bir gram bile kullanmadan 45 bin kilo peynir üretiyorlar.

Tüketiciler de bilmeden bu karışımı “tulum peyniri” diye satın alıp, iade peynirlerin içerisindeki muhtemel olan aflatoksinlerle birlikte afiyetle yiyorlar.

***

Sütsüz yapılan ve maliyeti düşük olan bu üretim modeli, hile yapan firmaların iştahını kabartıyor.

Bir yandan bunlar olurken diğer taraftan Et ve Süt Kurumu da piyasadaki fazla sütü eritmek için süt fazlası olan bölgelerdeki işletmelere ilkbahar aylarında süttozu teşviki veriyor.

Yani bu hilebazlar aynı zamanda devleti de zarara uğratıyorlar.

Bana telefon edip bu bilgileri paylaşan işletmenin bulunduğu Konya’nın 100 bin nüfusa sahip olan ilçesinde; ayda yaklaşık olarak 50 bin kilo bu hileli peynirlerden satılıyor ve bu miktar aylık hemen hemen 500 bin litre süte karşılık geliyor.

Böylece bu miktardaki sütün sadece o bölgede işlenmesi engelleniyor.

Tüm Türkiye düşünüldüğünde bu tip üretimlerin süt sektörüne verdiği ciddi zarar daha iyi anlaşılıyor

Ayrıca 500 bin litre sütün ortalama 20 bin inekten elde edildiği göz önünde bulundurulduğunda, hayvancılığa nasıl bir darbe vurulduğunu da daha iyi anlıyoruz.

Sonra kalkıp da “neden çiğ süt fiyatları düşüyor?” diye soruyoruz. Bir nedeninin de sütsüz yapılan peynirlerden olduğunu böylece anlamış olduk.

***

Hileli üretim yapan firmaların elde ettiği büyük karların yanında kesilen cezalar ise caydırıcılıktan uzak kalıyor.

Bu olumsuz durumun önüne geçilebilmesi için gıdalarda hileyi bitirecek önlemlerin acilen alınması gerekiyor.

Bizden söylemesi...