ABD’de hisse senedinin en kötü 10 yılı

Son on yılda ekonomi ve finansla ilgilenen herkes ABD hisse senedi borsalarında yaşanan iniş - çıkışlarla yattı - kalktı. Dünya piyasaları her gün New York borsasındaki gelişmelere bakarak yönünü belirlemeye çalıştı. Ekonomi ve finans haberleri veren TV’lerde ve diğer medyada binlerce saatlik yayın yapıldı, en büyük heyecanlar, coşkular ve düş kırıklıkları New York borsasından gelen haberlerle yaşandı. Peki, bu kadar ilginin, çabanın, umudun sonucu ne oldu?

Lanetli 10 yıl
Bu süreçte New York borsasında ve diğer borsalarda büyük paralar kazanıldı ve kaybedildi kuşkusuz ama 2000’lerin ilk on yılının toplu bilançosunu önceki dönemlerle karşılaştırdığımızda, New York borsasının bu 10 yılda tarihinin en kötü dönemini yaşadığını görüyoruz.
The Wall Street Journal gazetesinin kapsamlı bir araştırmadan yararlanarak derlediği verilere göre 2000-2009 döneminde New York borsasındaki hisse senetlerine yatırım yapanlar % 0.5 zarar etmiş durumda. Bu sonuç çok çarpıcı çünkü 1820’lerden bu yana geçen bütün on yılları kapsayan araştırmaya göre bundan önce yalnızca, ABD’de “Büyük Depresyon”un yaşandığı 1930’larda hisse senedine yatırım yapanlar zarar etmiş ve onların zararı da % 0.2’de kalmış. Hisse senedi yatırımcısı 1820’den bu yana, 1930’lar ve 2000’ler dışındaki bütün on yılları kârla kapatmış.

Batı’da kan kaybı
Financial Times gazetesinin derlediği veriler de 2000’li yılların Batın’nın ve Japonya’nın önde gelen hisse senedi borsaları için “kayıp yıllar” olduğunu gösteriyor. 14 Aralık tarihli Financial Times’da yer alan, temettü gelirlerinin yeniden yatırıldığını varsayarak yaptığı hesaplamaya göre, son 10 yılda S&P 500 endeksi % 11.0, Nasdaq endeksi % 18.6, Londra FTSE endeksi % 16.9, Avrupa hisselerinden oluşan Eurofirst 300 endeksi % 29.6 Japonya Topix endeksi % 41.7 değer yitirmiş.
Bu önemli gelişmenin birçok nedeni var kuşkusuz ama en önemli nedenin, küresel ekonomideki çarpıcı dönüşümün yarattığı ekonomik güç kayması olduğunu düşünmek mümkün. Son 10 yılda Batı’nın ve Japonya’nın büyüme hızı ‘Yükselen Pazar’ ülkelerinin gerisinde kalırken ve küresel ekonomideki payı düşerken Batı’nın şirketlerinin yıldızının da eskisi gibi parlayamadığı görülüyor.

ABD’de hisse senedinin en kötü 10 yılı