Kriz atlatıldı, hastalık sürüyor

Dünya ekonomisini yakından izleyen IMF, OECD, FED (ABD Merkez Bankası) ve ECB (Avrupa Merkez Bankası) gibi kuruluşların yetkilileriyle bu ayın 24’ünde ABD’de toplanacak olan G - 20 Zirvesi’nin hazırlık çalışmalarını yürüten yetkililer, hep bir ağızdan aynı mesajı veriyorlar son haftalarda. Onlara göre, dünya ekonomisinde krizden çıkışın işaretleri güçlendi, en azından 2009 yılının ikinci yarısı için önceki tahminlerden çok daha iyimser büyüme tahminleri yapma olanağı doğdu ama bütün bunlar “hasta”nın iyileştiğini ve hemen “yoğun bakım”dan çıkabileceğini göstermiyor.
Bu saptamanın ardından da uyarı mesajı geliyor: Küresel finans sistemini ve küresel ekonomiyi krizden çıkaran çok boyutlu kamu müdahalesinin ve kurtarma operasyonunun sürdürülmesi şart. “Hasta”yı komadan çıkaran parasal ve mali desteklerin kesilmesi halinde “hasta”nın durumu tekrar bozulabilir ve yeniden krize girebilir.

Hastalık geçmedi
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn ile ECB Başkanı Jean-Claude Trichet’nin geçen hafta yaptıkları konuşmalarda ve OECD Başekonomisti Jorgen Elmeskov’un, kuruluşun son bulgularını ortaya koyarken yaptığı açıklamada öncelikle üzerinde durdukları noktalar şunlardı:
- ABD’den Çin’e pek çok ülkede uygulanan geniş kapsamlı parasal genişleme ve mali destek programları krizden çıkışa önemli katkıda bulundu ve bu sayede bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren birçok ülkede yeniden büyümeye geçme olasılığı iyice güçlendi.
- Ancak bu desteklerin geri çekilmesi halinde, özellikle gelişmiş ekonomilerde özel tüketimin ve yatırımın küresel ekonomideki büyüme eğilimini sürdürmeye yeterli olmayacağı görülüyor ve bu nedenle mali destek politikalarının mutlaka sürmesi gerekiyor.
- Başta ABD olmak üzere birçok ülkede ekonominin büyümeye geçmesi işsizlikteki artışı önleyemediği için gelir artışına ve tüketici talebine dayalı büyümenin ne zaman devreye gireceği bilinemiyor.
- Kurtarma operasyonlarıyla ve dev boyutta likidite enjeksiyonlarıyla ayakta tutulan banka sisteminde gerekli yapısal reformlar henüz gerçekleşmiş değil ve yeni sorunların yaşanması olası. Bu nedenle parasal politikalarda da normale dönüş için acele etmemek gerekiyor.

‘Yoğun bakım’ın maliyeti
Bütün bunlar dünya ekonomisinde hayatın henüz normale dönmediğini, “hasta”nın yeniden krize girmemesi için “özel destekler”in sürdürülmesi gerektiğini gösteriyor. Ancak “hasta”yı uzun süre “yoğun bakım”da tutmanın ve özel desteklerle yaşatmanın çok ciddi bir maliyeti var. Başta ABD ve İngiltere olmak üzere pek çok ülke, bir yıl önce hayal bile edilemeyecek olan bütçe açıklarıyla karşı karşıya. Bu durumun başta Çin olmak üzere açığın finansörü durumundakilerin uykusunu kaçırmaması için şimdi “olağan dışı dönemden çıkış politikaları” gündeme gelmiş bulunuyor. Ancak bunları uygulamaya sokmak için erken olduğu vurgulanıyor.
Şimdi bu durumdaki dünya ekonomisi için ne kadar iyimser olunabilirse biz de o kadar iyimser olalım.