KADINA HUKUKİ ÇEYİZ LAZIM

“Evlilik kadar ayrılığın da hayatın bir parçası olduğunu insanlara anlatmalıyız” diyen AK Parti Milletvekili Özlem Zengin, kadına evlilik için imza attığında hak ve yükümlülüklerinin ne olacağının söylenmesi, yani hukuki çeyiz hazırlığı yapılması gerektiğini söyledi

Tokat tarım ve hayvancılıkta çok önemli bir ilimiz. Son zamanlarda Amasya ve Karadeniz turlarına dahil olmasıyla turizmde de kendine yer arıyor. AK Parti Tokat Milletvekili Özlem Zengin’in davetiyle gittiğim Tokat’ta, ilk durağımız Ballıca mağarası oldu. AK Parti Grup Başkanı Özlem Zengin, annesi Nimet Hanım ve babası Salih Zengin’in öğretmenlik yaptığı, kendisinin de öğrencisi olduğu Atatürk ortaokulunu ziyaret ederken bir yandan da sorularımı yanıtladı...

KADINA HUKUKİ ÇEYİZ LAZIM

‘Birinci listedeyiz’

- Tokat milletvekillisiniz, Anadolu’da kadın olarak siyaset yapmak daha da zor sanırım...

Ben kendi özelimde yıllardır bu işin içindeyim ve belli pratikleri edindim. Ama toplantılara gitmek, gelmek, sahaya çıkmak, etkinliklere katılmak, hepsi ayrı bir fedakârlık istiyor. Siyaset kadınlar için önemli bir mecra. Demek ki siyasette Türkiye iyi bir yol almış. Bu noktada da Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinin çok büyük önemi olduğunu düşünüyorum...

- Nasıl?

Mesela, tamda günlerde ilçe Meclis üyeleri listeleri yapıldı. Kadınlar genelde 3’üncü listede ve devamında olur. Bazı ilçelerde kadınların birinci listeye yerleştirilmesi hep Cumhurbaşkanımızın telkinleriyle olur. Kadınları alır liste başlarına koyar... İstanbul’da mesela liste bire hep kadınların konması, Cumhurbaşkanımızın gayretiyledir. Cumhurbaşkanımız teşkilatlarda bu yaklaşımı yerleştirdi. Her dört isimden birinin kadın olması yaklaşımını getirdi... Bu kolay değil. Bunlar özel gayretle oluyor. Cumhurbaşkanımız, özellikle bizim gibi muhafazakâr yaşam içindeki insanların düşünme şeklini değiştirdi.

KADINA HUKUKİ ÇEYİZ LAZIMErdoğan etkisi

- Cumhurbaşkanı bu anlamda erkeklerin fikrini değiştirdi...

Aynen öyle... Yoksa mümkün mü Anadolu’da bir kadının akşam saat 22’de, evden çıkıp toplantıya gitmesi... Kadın toplantıya gidiyor, eşi o saatte evde çocuk bakıyor! Bunu sağlayan güç Sayın Cumhurbaşkanına duyulan güvendir.

umhurbaşkanımız alışkanlıkları değiştirdi. O kadar çok ilimizde kadın milletvekili var ki artık. Muhteşem bir gelişme bu. Ama sadece kadın sayısını arttırarak da bu problemleri çözme imkânına sahip değiliz.

- Siyasette kadın erkek arasında ne tür farklar görüyorsunuz?

Konuşarak sorun çözmeyi önemsiyorum. Kadınlar siyasette de direkt konuşmaya alışkın değiller, hep dolaylı anlatımları seviyorlar. Problemini kendi çözmek yerine bir başkası üzerinden çözmek buradan kaynaklanıyor. Siyasette de, kadın erkek ilişkilerinde de ilişki modellerimizi, konuşarak anlaşma zeminine çekmeliyiz.

Aile meselesi

- Türkiye kadın meselesinde yol alamıyor...

Bunun olması için kadın meselesi birleştirici bir mesele olmalı öncelikle. Son dönemde belli bir hayat tarzını seçersen hiç fark etmez hangisi olduğu, hepsi aynı iddiada çünkü kadın meselesi ortadan kalkar gibi bir yaklaşım var. Türkiye’de, bir hayat tarzının seçiminden dolayı kadın probleminin olduğu yönünde bir görüş oluşturulmaya çalışılıyor. Bu görüş toptan yanlış... Ne kadar farklı görünürsek görünelim, aile hayatlarımız birbirine çok benziyor. Bütün o farklı fikirlere sahip insanların evinde çok benzer problemler yaşanıyor.

- Bu neyi etkiliyor peki?

Erkeğin de dahil olduğu aile meselesi, kendi içinde ortak problemler taşıyor. Kadına, aileye yaklaşımda bu nedenle ortak bir yol bulmamız gerekiyor.
Son dönemde olduğu gibi birbirimizi kadın meselesi üzerinden vurmak yerine birlikte hareket etmemiz gerekiyor.

KADINA HUKUKİ ÇEYİZ LAZIM

Tokat bir milyon turisti hak ediyor

Tokat’ın Roma’dan Bizans’a, Selçuklulardan Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine tanıklık eden köklü tarihine ışık tutan Mevlevihane, Taşhan, tarihi Sulu Sokak, Latifoğlu Konağı, Tokat Müzesi, Ulu Cami, Arastalı Bedesten, Tokat Kültür Evi, Atatürk Evi, Tokat Saat Kulesi, Deveciler Hanı gibi tarihi mekânları Özlem Zengin ile gezdik. Zengin, “Şehir öyle bir tarihin üstündeki, en az 1 milyon turist gelmeli. Maalesef 150 bini geçmiyor. Ballıca Mağarası son dönemde çok popüler olmaya başladı. Astıma iyi geliyor ama insanı şaşırtan bir tabiat olayı, güzelliği, estetiği var mağaranın. Kalakalıyorsunuz o güzellik karşısında” diyor. Hakikaten içerdeki ıslak oksijen ve mağaranın muazzam güzelliğinin etkisiyle, içerde günlerce kalabilirsiniz
hissini yaşıyorsunuz.

KADINA HUKUKİ ÇEYİZ LAZIM

Ballıca bir harika

Tokat’ın en popüler yeri Ballıca Mağarası... Pazar ilçesi sınırlarında kalan, 685 metre uzunluğunda ve 95 metre yüksekliğe sahip olan mağarada hala keşfedilmemiş bölümler var. Yaklaşık 3.4 milyon yıl yaşında olduğu tahmin edilen mağaranın 9 salonu turizme açık. On binlerce insan buraya gelip astımına, koasına derman arıyor... İçerdeki ıslak oksijenin bu hastalara iyi geldiğine inanılıyor... AK Parti Tokat Milletvekili Özlem Zengin’in davetiyle gittiğim Tokat’ın bu kadar zengin ve çok kültürlü bir geçmişi olduğunu bilmiyordum... Mesela, tarihi İpek Yolu’nun üstündeki Ulu Camii’nin yanında ismiyle dikkat çeken umumi bir tuvalet var.

Adı; Sık Dişini Helası...

Tuvalet, şehre ticaret için yolu düşen Venedikli tüccarlar için yapılmış. Bu yönüyle de tarihte bilinen ilk umumi hela... Ecdat turizme, ticarete bizden çok değer vermiş...

KADINA HUKUKİ ÇEYİZ LAZIM

Anaokulundan başlamalı

- Kadın meselesinde sizin önerileriniz neler?

Anaokulundan başlamalıyız eğitime. Bu süreçler, nesilleri değiştirmek için çok önemli. Meclis’te şu anda, kadın milletvekili sayısı tarihinin en yüksek düzeyinde. Toplamda 104 kadın vekil var. Ayrıca kadınların siyasette nasıl ilerlediklerini, gayretlerini önemsiyorum.

- AK Parti’de durum nasıl görünüyor bu anlamda?

Çok büyük oranda kadın kollarında çalışarak ilerlediklerini görüyorum. Ben de ana kademede uzun yıllar çalıştım. İstanbul kadın kolları başkanıydım. Teşkilatta çalışarak geldim, bilinen bir isim oldum. Bu çok önemli, ekip çalışmasının önemini idrak etmenizi sağlıyor. Anadolu’da da görüyorum...

Sorun her ‘tarzda’ var

- Hayat tarzının altını çok çizdiniz...

Görüyorum çünkü; şiddeti, dindar hayat tarzı doğuruyor diyenler var. Hiç alakası yok oysa. Her hayat tarzından kadının hayatında bu tür problemler olabiliyor. Bunun yolu da, ortak tavırla çözüm yollarını çoğaltmaktan geçiyor. Evlilikler kadar, ayrılıkların da hayatın bir parçası olduğunu insanlara anlatmamız lazım. Hukuken baktığınızda, eski ile kıyasladığımızda; bundan 30 yıl önce bir kadının evinde terzilik yapması dahi eşinin iznine tabiydi. O günden bugüne medeni ceza hukuku açısından çok yol alındı. Kadınları koruyan anayasa hükümleri de koyduk. Ama şunu unutuyoruz; hukuk iskelet gibidir. Ruh olmadan iskelet kendi kendine hareket edebilir mi? Hukuka da ruhu veren en önemli şey insandır. Sadece kanun yaparak hiçbir problemi sonlandırmazsınız. Kaldı ki İnfaz kanunu ile ilgili şimdi yeni bir çalışmamız var.

KADINA HUKUKİ ÇEYİZ LAZIMÖnce tedbir, sonra ceza

- Nasıl değişiklikler olacak İnfaz Kanunu’nda?

Özellikle çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarda daha ağır yaptırımlar gelecek. Ama şunu bilelim ki cezayı arttırmak tek başına suça eğilimi ortadan kaldırmıyor. Burada tüm mesele koruyucu hukuk dediğimiz yaklaşım. Yapılmasından önce suç ile ilgili her türlü tedbiri almak. Tüm bu tedbire rağmen yapıyorsa da en ağır cezayı vermek. Eğitimden başlayarak buna giden yolları perde perde kesmemiz lazım.

- Bu anlamda Meclis’in gündeminde neler var?

Adalet Bakanlığı ile Aile Bakanlığı’nın çalışmaları var. Tamamlandığında
kamuoyuna açıklayacaklar. Kadın sığınma evlerinin sayısı arttırıldı. Hayatını yeniden kurmak zorunda olan kadınların geçici olarak kalacağı ilgili yaşam istasyonları kurulacak... Sürekli eğitimler veriliyor... Mesela Diyanet İşleri Başkanlığı; Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ile işbirliği içinde eğitimler verdi. Zaman zaman bu konuda hutbeler veriliyor. Diyanet İşlerinde çalışan kadın hatibelerin sayısı arttırıldı. Aile Bakanlığı, evlilik okulları yapıyor.

- Nasıl eğitimler bunlar?

Evlilik sürecinde galiba en az hazırlık yapılan yer evliliğin hukuki sorumluluğu. Kız beşikte, çeyiz sandıkta atasözümüz vardır. Oysaki en önemli çeyiz bir kadının evlenirken hukuken hangi statüye girdiğini bilmesi sanırım. Attığın imza ne anlama geliyor. Çocuklarla, eşinle ilgili hangi hak ve yükümlülükleri sana veriyor, evinle ilgili tasarruftan, yüklendiğin borca kadar hangisiyle ilgili sana nasıl bir yük getiriyor... Daha yolun başında ayrılmak zorunda kalırsan ne yapman lazım. Başına bir şey gelirse ne yapmalısın. Bunların anlatılması deyim yerindeyse hukuken bir çeyiz hazırlığı yapılması lazım. Haklarını, evliliği sahici zeminde anlatmak çok önemli. Evlendin, ayakların yerden kesilecek diye bir şey yok, ev içinde problem çözmeyi öğretmek lazım. Aile ve Adalet Bakanlığı bu konularla ilgili önemli çalışmalar yapıyor.

Birleşip değiştirelim

- Kadına şiddet artarak devam ediyor... Her gün 400 kadın şiddet görüyor...

Kadına şiddet var doğru. Ama artmıyor, sadece daha görünür oluyor. Eskiden kadınlar şikâyetçi olamıyordu. Sayılarla ifade edilecek, gurur duyulacak bir şey değil ama bilelim ki son iki yıldır kadın cinayetlerinde azalış var. Bu konuda konuşmak bile çok incitici. Bir kadın ölünce üzülmeyecek miyiz! 400 kadın ölünce daha mı çok üzüleceğiz. Birleşip birlikte neyi değiştirebiliriz diye bakmalıyız... Bakıyorsunuz kadınlarla ilgili şiddet araştırmalarında eğitim meselesi de yetersiz kalıyor. Eğitimli erkekler de çok ciddi oranda kadına şiddet uyguluyor. Üstelik eğitimli kadın, çoğu zaman utancından söyleyemiyor da. Gözünde morluk oluyor, ‘kapıya çarptım’ diyor. Çok dramatik; utanmadan, sıkılmadan, bir hayat tarzının problemi olarak da görmeden, konuşacağız...

- Size göre neyi değiştirebiliriz?

Dünya aile kavramına yeniden dönüş yaptı. Her ülkede, her yaşam tarzı üzerinden yeniden aile tanımları yapılıyor. Evlenmemiş ama çocuk evlat edinmiş arkadaşlarım var. Anne babası ayrılmış çocuklar var. Mesela babaannesi ile büyümüş, hiç anneyi görmemiş çocuklar var. Bu da bir aile. Gerçekleri ihmal ederek, kadın meselesini ideal bir zeminde konuşmayı çok faydasız görüyorum. Samimi fotoğraf çekmeliyiz. Anlattığımız şeylerin neresindeyiz. Müthiş bir toplumsal duyarlılık oluştu. Bu bir sürü şeyi tetikledi. Hukuken yol aldık. Eskiden kapıya gelen polis bir şey yapamıyordu neredeyse... Şimdi üst komşunuz, kapı komşunuz şikâyet ediyor. Kadın emniyet, belediye, kaymakam, valilik, nereye ulaşırsa ulaşsın karşısında yardım alabileceği bir muhatap buluyor. Eskiden aile içi mesele olarak görülen şey artık toplumsal mesele haline geldi.