MENOPOZDA HORMON YERİNE POLEN

Eklenme Tarihi05.11.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi05.11.2018 - 0:20

Menopozun olumsuz etkilerini hormonla bertaraf etmenin zararlarının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kavak, düzenli egzersiz ve terlemeyi, su içmeyi, 14 saatlik açlıkları, proteinden zengin beslenmeyi ve sıcak basmalarına karşı da poleni öneriyor.

Ne çabuk alıştık... Bir rahatsızlığın mı var, yut bir ilaç geçsin! Moralin mi bozuldu, at bir depresyon hapı düzelsin! Menopoza mı girdin, azalan hormonların yerine dışarıdan takviye yap! Neden? Çünkü hayat hızlandı, senin hem her şeye yetişmen  hem de her zaman genç ve güzel kalman gerekiyor!

Fakat bu ‘kısa yolların’ her zaman çözüme çıkmadığını, kimi zaman çok daha büyük dertlere neden olduğunu da gördük. Acı fatura: Her sekiz kadından biri meme kanseri! Elbette hormon tedavisinin menopozda ya da farklı rahatsızlıklar nedeniyle elzem olduğu vakalar da var. Ancak artık doktorlar, geçmişte olduğu kadar ‘kestirmeci’ değil. Toplumda da kısa sürede yerleşen bu kolaycılığı önlemeye çalışıyorlar.

Vurgulanan şu: Menopoz bir hastalık değil, hayatın bir evresi. Nasıl ki ergenlikte metabolizman değişime uğruyorsa menopozda da bu oluyor. Sen bu değişimi daha sorunsuz ve kaliteli geçirmek istiyorsan önce bunu zihin olarak kabul edeceksin ve kendine daha iyi bakacaksın. Bu doğal evrede doğanın sana sunduklarını göreceksin. Her sıcak basmasında elin hormona gitmesin mesela, polen de sana iyi gelir! Academic Hospital’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Kent Üniversitesi Rektörü, ünlü kadın doğum uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak ile 50 yaş sonrası kadını konuştuk.

Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, menopoz dönemini sağlıklı ve kaliteli geçirmenin yollarını anlattı.

Kanser patladı

- Uzmanlık alanınız kadın doğum... Biz kadınlar yaşlanmak istemiyoruz ve menopozda hormon kullanımı çok yaygınlaştı. Siz ne öneriyorsunuz?

50 yaş sonrası kadın çok önemli artık. Türkiye’de ortalama menopoz yaşı 49.5- 50. Dünya standartlarına yakınız aslında. Yakın zamana kadar neredeyse menopoza giren tüm kadınlara hormon tedavisi veriliyordu. Fakat uzun süreli kullanımlarda çok ciddi yan etkiler ortaya çıktı. Meme kanserinin görülme oranı sekiz kadından birine varmış durumda. Hormon yerine koyma tedavisinin meme kanserini ciddi şekilde artırdığı bilimsel olarak ispatlanmış durumda. Bunun dışında hormonun uzun süreli kullanımında pıhtılaşma eğiliminin artmasına bağlı olarak inme şikayetlerinin arttığı görüldü. Bütün bu bilgiler ışığında da hormon tedavisinin özellikle 50 yaş ve üstündeki kadınlara verilmemesi eğilimi doğdu. Fakat bu işin istisnaları var tabii.

- İstisnalar neler peki?

Sıcak basmaları, depresyona eğilim, sinirlilik, gece terlemeleri bazı kadınlarda gerçekten çok şiddetli seyredebiliyor. Bu kadınlarda seçici olarak hormon tedavisi verilebilir. Hormon tedavisi meme kanseri riski olmayan, sigara içmeyen kadınlarda, kontrollü olarak belli bir süre verilebilir. Duruma göre 1-1.5 yıl kadar...

Ancak hasta 35 - 40’lar gibi çok erken yaşta menopoza girdiyse o zaman vereceksiniz. Hastanın gençlik halini, kemik yapısını korumak, kolesterolünü düşük tutmak için senede bir kez mamografisini çektirerek kontrollü bir şekilde hormon tedavisi verilmelidir. Ailede çok belirgin risk faktörü yoksa erken girenlere, 7-8 sene veriyoruz.

- Israrla ‘Erken yaşlanmak istemiyorum, hormon kullanmak istiyorum’ diyenlere ne öneriyorsunuz peki?

Kendinize dikkat ederseniz erken yaşlanmazsınız. 50’den sonra da bir hayat var. “Menopoza girdik, yaşlanacağız, ölüm yaklaşıyor” travmaları yaratmamalı. Türkiye’de kadınlarda ortalama yaşam süresi 78-80’lere yükselmiş durumda. Menopozdan sonra koca bir ömür var aksine önümüzde... Erken yaşlanmamak için düzenli egzersiz şart. Haftada 2-3 gün yoga, pilates, diğer günlerde de 1-1.5 saat tempolu yürüyüş. Hem kalp, hem damar hem ruh sağlığı hem de kemikler için çok önemli.

Egzersiz ile formunu, postürünü koruyorsun, terlediğin için cildini koruyorsun. Yanı sıra günde en az 2.5 litre su içilmeli. Antiaging kremler, bakımlar ve diğer takviyeler yüzde 20 etkiler. Yaşlanmamanın yüzde 80’i su ve egzersizdir. Bunun haricinde diyete önem vereceğiz. Ama proteini yeterince alarak. Akşam 6’dan sonra yemek yememeli. Ertesi gün de kahvaltı 9-10 gibi yapılırsa... 12-14 saatlik açlıklar gerçekten metabolizma için çok iyi. Kilo kontrolü için de çok önemli.

Badem de bir yere kadar

- Ama kilo alma süreci de hızlanıyor. Aldığınız her lokma 7 çarpanla bünyeye giriyor menopozda…

Proteini almazsanız kastan kaybediyorsunuz, bademden ne kadar protein alabiliriz ki. Badem sütü içelim, badem yiyelim, vegan diyetine girelim, olmaz. Kası korumak için, günde 2 kilo badem yemek gerekir! Kendi adıma yağsız peynir, yumurtamı hiç eksik etmem. Öğlenleri etimi yerim.

- Menopozdan sonra kullanmak için başka ne tür yardımcı yöntemler var?

Bazı doğal ilaçlar var, mesela arı poleni. Arı poleninin hem sıcak basmasına iyi geldiği hem de menopoza bağlı şikayetleri belirgin bir şekilde azalttığına yönelik ciddi araştırma sonuçları var. Her gün bir tablet alınabilir. Alerjik durum yoksa doğal olarak da tüketilebilir. 50 yaşındaki kadın zamanında çocuğuna baktığı gibi kendisine bakacak, işi gücü kendisi olacak. 50’den sonra yediği şeylere ilaç muamelesi yapacak. Öyle abur cubur yemekler, kaçırmalar olmamalı. 50 yaşından sonra düzenli check-up da çok önemli. Bu nedenle senede bir kez jinekolojik muayene, smear testi, jinekolojik ultrasonografi, iki yılda bir de mutlaka mamografi yaptırılmalı.

Parlak bir cilt için kemik suyu

- Çok fit ve sağlıklı görünüyorsunuz. Başka neler var günlük menünüzde...

Kuzu kalça kemiği ve dana kalça kemiğini bir tencere su içerisinde kısık ateşte 6-8 saat kaynatıp içerisine az miktarda sirke ilave edin. Haftalık yapıp her gün bir çay bardağı içebilirsiniz. Kemik suyu tam kollagen deposu, kollagen icin yapay tabletler satılıyor. Onları almak yerine bu şekilde doğal tüketmek çok daha faydalı. Kollagen cilt, kemik, kıkırdağın etken maddesi, yaşla beraber doğal süreçle bu azalıyor ve cilt tonunu kaybediyor. Bu nedenle takviyesi önemli.

Bir bardak yeşil, bir bardak sarı

- Hem hekim hem de kadın olarak kendinize uyguladığınız bize de önereceğiniz birkaç sağlıklı yaşam tüyosu verebilir misiniz?

Her gün yeşil içecek içiyorum. 10-15 yaprak ıspanak, 10-15 adet dereotu, 10-15 adet maydanoz, bir yeşil elma, iki adet salatalık, ceviz büyüklüğünde kök zencefil ve taze zerdeçal ve limon. Kabukları soyulduktan sonra 45 dakika kadar sirkeli suda bekletiliyor, daha sonra katı meyve sıkacağında sıkıp her gün içiliyor. Diğer içeceğim ise bir çorba kaşığı rendelenmiş taze zerdeçal, bir çorba kaşığı kök zencefil rendesi, 4-5 limon dilimi ve yarım limon suyu. Bir bardak kaynar suya katarak sıcak bir şekilde içiyorum. Bu iki içecek özellikle bağışıklık sistemi ve vücudu alkali yapıyor. Çünkü çoğunlukla hastalıklar asidik vücut yapısında oluşur. Ek olarak günde 2.5 litre alkali, cam şişede su içmeli.

Amerikalının şifası olduk
 

Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak ile görüştüğümüz Academic Hospital’in kafesinde beş masadan üçünde yabancılar oturuyordu. Dikkatimi çekti... Meğer bu yabancılar turistmiş, sağlık turisti! Sordum, Prof. Dr. Kavak anlattı.

- Yabancı hasta sayısında artış var mı?

Üç yıl önce sağlık turizmi çok iyiydi. Yurtdışından inanılmaz hasta geliyordu. Fakat terör olaylarının ardından turizm sektöründe olduğu gibi yabancı hasta sayısı da bıçak gibi kesildi. Ancak bu yıl Antalya başta olmak üzere bütün oteller nasıl dolduysa, son 5 - 6 aydır sağlık sektöründe de bir kıpırdanma hissediyoruz. İlginçtir, bu yıl hastanemize Amerika’dan gelen hasta sayısında da büyük bir artış var. Hollywood starları var aralarında. Geliyorlar otelde iki üç gün kalıyor, İstanbul’u geziyor, ameliyatlarını olup, dönüyorlar.

- Amerika’dan buraya geliyorlar... Astarı yüzünden pahalı olmuyor mu?

Amerika’da estetik cerrahi çok pahalı. Uçak fiyatı dahil dörtte bir fiyatına çıkıyor bizdeki ameliyatlar. 3-4 bin dolara baştan yaratılıp dönüyorlar. Doların artışıyla onlar için daha da makul hale geldi. Geçen yıl bize, hasta mahremiyeti açısından adını veremeyeceğim milyonlarca takipçisi olan bir hasta geldi New York’tan. Yabancı hasta A plus hastanede yatıyor. A plus hizmet alıyor. Türk doktorlar zaten çok iyi. Özellikle estetik cerrahide çok büyük talep var. Ama bize
jinekolojik onkoloji, kanser cerrahisi, ortopedi, göğüs cerrahisi gibi
spesifik dallarda da yurtdışından çok hasta geliyor.

- Sağlık turizmi sizce nereye gidiyor?

Sağlık, Türkiye’nin 2023 projelerinden. Yapılan tüm yatırımlar bu hedefe yönelik. Mesela şehir hastaneleri. Sağlıktaki iyileşme hareketleri ile hastanecilik gibi sağlık turizmi de gelişecek. Sektörün devlet eliyle yurtdışında kendini tanıtması, fuarlara katılması lazım. Sağlık Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı el ele vermeli. Nasıl turizm sektöründeki patlama tanıtım, fuarlarla oldu. Türk sağlık sektörünün tanıtımı için de devletin yardımcı olması şart. Sektörde turizm kadar bir hazine var. Hastanelerimiz, doktorlarımız sahillerimiz, güneşimiz kadar
övünülecek hale geldi.

 

 

Etiketler