YERLİ VE MİLLİ ŞEHİR HASTANESİ

Eklenme Tarihi03.12.2018 - 8:15-Güncellenme Tarihi03.12.2018 - 8:15

Hizmete girmek için gün sayan Ankara Şehir Hastanesi Bilkent, 13 bin çalışanla günde 100 bin hastaya şifa olacak. Hastanenin yapımını üstlenen 
CCN Holding’in Başkanı Murat Çeçen, “Yüzde 100 yerliyiz. Hiçbir yabancı ortakla çalışmadık. Farkımız bu. Sayın Cumhurbaşkanımızın hayalini gerçekleştirdik, gururluyuz” diyor.

Türkiye’nin en büyük şehir hastanesi Ankara Şehir Hastanesi Bilkent aralık ayında açılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılışını yapması beklenen hastaneyi, bir yıl önce tamamlanıp hizmete açılan ve geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı’nın denetiminde verimlilikte yüzde 96 gibi yüksek bir oranı yakalayan Mersin Hastanesi’nin de anahtar teslim yapımını üstlenen CCN Yatırım Holding, yabancı ortak ya da konsorsiyum oluşturmadan tek başına yaptı.

CCN Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çeçen, engellemelere ve olumsuz finansman koşullarına rağmen iki hastanenin ilk finansmanını yapan ve başarıyla ilk tamamlayan grup olduklarını söylüyor. Ankara Şehir Hastanesi, başlangıçta 1.2 milyar euro’luk bir yatırımla projelendirilmiş ancak ek yatırımlarla 1.3 milyar euro’ya mal olmuş ve bu paranın 890 milyon euro tutarındaki finansmanı yerli ve yabancı 8 bankadan oluşan bir konsorsiyum ile CCN Yatırım Holding tarafından sağlanmıştı.

Klinik oteli de var

Avrupa’nın en büyük, dünyanın tek seferde inşa edilen en büyük hastanesi olan Ankara Şehir Hastanesi, 1 milyon 312 bin metrekarelik kapalı alanda 3704 yatak kapasitesi ile de dünya sıralamasında üçüncü sırada. Hastanenin içinde 100 yataklı tıbbi gözlem kliniği de (klinik otel) var.

Örnek olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ile hayata geçen ve en büyük hayali olan “Şehir Hastanesi” projelerinin, Türkiye’nin dört bir yanında birer birer gerçekleşmeye devam ettiğini söyleyen Murat Çeçen sözlerine şöyle devam ediyor: “CCN Holding olarak Ankara Şehir Hastanesi’ni yabancı ortak ya da konsorsiyum oluşturmadan tek başına gerçekleştirdik. Böylesine büyük bir projenin, finansmanını, inşaatını ve 19 hizmetimiz ile çözüm üreterek işletmesini yapabilen Türkiye’deki tek firmayız. Ayrıca Mersin ile birlikte 5000 yatak kapasitesine sahip iki hastanenin tüm süreçlerini sahiplenen yüzde yüz yerli firmayız. Hiçbir yabancı ortakla çalışmadık. Farkımız bu. Tüm tıbbi hizmetlerin Sağlık Bakanlığımızın profesyonel hekim kadrosu tarafından verileceği hastanemiz ile dünyaya örnek olacak bir projeye imza attık. Ankara Şehir Hastanesi’nin, devletimizin sağlık sektöründeki yetişmiş en iyi hekimleri ile yerel ve uluslararası alanda tıp ve ülkemiz adına büyük bir başarı kaynağı olacağına inanıyorum. Cumhurbaşkanımızın güveni ve desteği bizim için çok değerliydi. Başardık, aralığın son haftasında açılışımızı gerçekleştiriyoruz.”

13 bin istihdam

Murat Çeçen, istihdamla ilgili olarak ise şu bilgileri veriyor: “Akademik kadroları ile birlikte 2.700 doktor, 6.300 sağlık çalışanı ve 4.000 idari ve destek personel... Toplamda 13 bin kişilik kadro görev yapacak. Günlük 100 bin hasta, hasta yakını ve personele hizmet vereceğiz. Sağlık Bakanlığımızın çalışmaları sonucunda Ankara Şehir Hastanesi’nin 105 bin metrekarelik alanı çocuk hastanesi olarak inşa edildi.”

Murat Çeçen, son rötuşları yapılan hastanedeki çalışmaları yakından takip ediyor.

Sağlık vadisi olabiliriz 

Dünyada en hızlı gelişecek sektörlerden birisinin sağlık olduğunu belirten Çeçen, “Tüm coğrafyamızda şehir hastaneleri modeli hastaneler kurabiliriz. Böyle bir gücümüz var vizyonumuz da. Doktoruyla, mühendisiyle, cihaz üreticisi, hemşiresiyle... Bir sağlık vadisi kurulabilir. Örneğin Ankara Şehir Hastanesi’nin bulunduğu Bilkent, ODTÜ ve Hacettepe’nin varlığıyla rahatlıkla bir sağlık vadisine dönüştürülebilir. Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyonunda sağlık turizminde bir üs olabilir” diyor.

Ankara Şehir Hastanesi Bilkent’in, bugüne kadar birçok prestijli ödüle layık görüldüğünü kaydeden Çeçen, “Bonds&Loans Turkey Awards tarafından 2015 yılında 100 aday arasında En İyi Altyapı Finansmanı Ödülü’nü aldık. Yılın En İyi Proje Finansmanı ve Yılın En İyi Sendikasyon Kredisi kategorilerinde ikinciliğe değer bulunduk. Project Finance International (PFI) Awards tarafından da Ortadoğu ve Afrika kategorisinde Yılın Anlaşması Ödülü’nü aldık. Partnership Awards 2016’da, En İyi Sağlık Projesi Gümüş Ödülü, World Finance 2016:
Yılın Sağlık Hizmeti Sözleşmesi gibi pek çok ödülün sahibi olduk.”

Dilek Hanif lüks ihracatta büyüyor

Ünlü modacı Dilek Hanif, crem de la crem tabakanın vazgeçilmezi, Ortadoğu’nun en büyük lüks perakende grubu olan Al Tayer Group ve Katar merkezli Abuissia Holding aracılığı ile müşterileri ile buluşuyor. Her iki grup bölgede lüks segmentte yer alan toplam 400 mağaza ile faaliyet gösteriyor. Valentino, Roberto Cavalli, Saint Laurent, Versace, Isabel Marant gibi dünyanın önde gelen lüks markalarının satışa sunulduğu Dubai Bloomingsdale’in bu ay en çok satan ürünü Dilek Hanif koleksiyonundan bir tasarım oldu. Ürün, Dilek Hanif’in DNA’sını yansıtan yalın, zarif, vücudu saran heykelsi formu ve yüksek kalitedeki kumaşıyla ön plana çıkıyor. Dilek Hanif, hazır giyim markası ile her yıl Paris’te 2 kez hazır giyim fuarında yer alıyor ve dünyanın önemli buyer’larından gelen siparişleri Avrupa ülkeleri ile Amerika ve Ortadoğu’da satışa sunuyor. Koleksiyon önümüzdeki yıl yeni projelere hazırlanıyor. Dilek Hanif markası ülkemizde ise Beymen ve Gizia Gate mağazalarının yanı sıra Dilek Hanif Showroom’u ve online’de satışa sunuluyor.

72 ülkeye Özel defile

Bir süredir ihracata yönelen Dilek Hanif, İlkbahar/Yaz 2019 hazır giyim koleksiyonunu dünyanın önde gelen moda profesyonellerine yarın akşam CNR Fashinonist’in açılış galasında sunacak. CNR Holding ve OTİAD işbirliğinde düzenlenen fuarın gala gecesindeki özel defileyi, yurt dışından 700 buyer ile Avrupa, Amerika, Afrika, Uzak ve Yakın Doğu ile Bağımsız Devletler Topluluğu’ndaki 72 ülkeden sektör profesyonelleri izleyecek. Couture tasarımlarının yanı sıra yaklaşık 10 yıldır hazır giyim alanında faaliyet gösteren Dilek Hanif, aralarında İtalya, Fransa, İngiltere, Almanya, Amerika, Tayland, Suudi Arabistan, Ürdün, Katar ve Kuveyt’in olduğu ondan fazla ülkeye lüks ürün ihraç ediyor.

CNR Fashinonist, Dilek Hanif’in özel kumaşlarla ve el işçiliğiyle yapılmış koleksiyonuna sahne olacak.

Fütüristik bahçe...

CNR Fashinonist’e, tekstilde Türkiye’nin daha büyük bir pay
alabilmesi için destek olmak amacıyla ilk kez katılmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen ünlü modacı Dilek Hanif şöyle konuştu:

“Türkiye tekstil konusunda çok daha iyi yerlerde olmayı hak ediyor. Biz Dilek Hanif markasıyla uzun yıllardır dünyanın önemli merkezlerine lüks ürün ihracatı gerçekleştiriyoruz. Bu yolculuğa couture ile başladık. Sonrasında yaklaşık 10 senede Dilek Hanif Hazır Giyim markasını bu noktaya getirdik. İhracata yönelik hazırladığım ve 40 manken tarafından sunulacak Dilek Hanif İlkbahar/Yaz 2019 koleksiyonu el işçiliği ve özel kumaşlarla üretildi. Fütüristik detaylar kullanarak minimalizme vurgu yaptım. Koleksiyonumda benzersiz bir botanik
bahçesini yansıtmak istedim.”

KIŞ MODASI

Hanif bu kışın modasını da anlattı: “Sıcak tonlar, kızıl, camel, bordo, zengin sarılar ve uzun yıllardır özlediğimiz acı kahve öne çıkan renkler. Bunun yanı sıra formlarda yüksek omuzlar, drapelerle hazırlanmış tasarımlar. Asimetrik ve piliseden
oluşan kıyafetler. Bol kesimli ceket formları da öne çıkıyor.”