Geri Dön

Kolajen nedir ve vücudumuzda doğal olarak var mıdır?

Kolajen doğduğumuz andan itibaren vücudumuzda üretilen bir çeşit proteindir yani vücudumuzda doğal olarak sentezlenir. Ciltte, tendonlarda, kıkırdakta, kemiklerin organik matriksinde, ligamentlerde organlarda ve gözün korneasında önemli miktarlarda bulunan proteindir. Deri ve kemiğin ana bileşenidir.

Kolajen nedir ve vücudumuzda doğal olarak var mıdır?

Kolajen vücutta ne işe yarar ve eksikliğinde neler olur?

Kolajen denince akla ilk olarak cilt geliyor. Tüm bağ dokularımızın uyumu, saç ve tırnakların güçlenmesinde önemli bir yapısal proteindir. Bunların yanı sıra kas ve iskelet sistemi için de oldukça önemlidir.

Dikkat! Kolajen üretimi vücutta yavaşlayabilir

Kolajen her ne kadar doğal olarak vücutta sentezlenen bir protein olsa da bazı etkenler vücutta kolajen sentezinin azalmasına neden olabilir. Örneğin, yaş ilerledikçe vücudumuzda olan üretimi yavaşlar. Modern yaşam tarzı, yüksek şeker tüketimi, yüksek oranda güneşe maruz kalma, sigara içmek, aşırı alkol tüketimi, günlük alınması gereken C vitaminine dikkat etmeme, kirli hava, çok yoğun spor aktivitesi, uyku düzensizliği vücudumuzun kolajen depolarını azaltır.

İşte, bütün bunlara bağlı olarak da bağ dokumuzda, eklemlerimizde ve cildimizde bol miktarda bulunan kolajen proteini yıllar içerisinde azalmaya ve yapısal bütünlüğünü kaybetmeye başlar. Bu azalma 30’lu yaşlarda başlar.

Oluşan hasarlar sonucu hedef dokuya yönelik bir takım istenmeyen ve yaşlanma dediğimiz durumlar ortaya çıkar.

HANGİ KOLAJEN?

Vücudumuzda farklı tiplerde kolajenler vardır.

Vücudumuzdaki kolajenlerin yaklaşık olarak %80-90’ı; tip 1, 2 ve 3 kolajendir.

Cildimizin %75’ini kolajen tip 1 ve 3 oluşturuyor. Eğer kolajeni cildinize destek için kullanacaksanız tip 1 kolajen tercih etmenizi öneririm. 

Kolajeni saç ve tırnaklarınızı desteklemek için kullanacaksanız tip 1 kolajeni tercih etmelisiniz.

Kolajeni tendonlarınızı yani kasların kemiğe tutunduğu yapıları desteklemek için kullanacaksanız tip 1 kolajen tercih etmelisiniz. 

Eklem kıkırdaklarını oluşturan kolajenin %70’ini tip 2 kolajenden oluşuyor. Eklem kıkırdaklarına destek için tip 2 kolajeni tercih etmek çok daha değerli.

Tip 3 kolajen; gastrointestinal sistem, vasküler sistem ve deride bulunur.

Kolajen takviyesi alırken nelere dikkat etmek gerekir?

İçeriğinde kullanılan ham madde kaynağının kaliteli ve güvenilir kaynaklardan elde edilmiş olmasına dikkat etmek önemli. Kolajen içeriğine ek olarak C vitamini, hyaluronik asit, selenyum, biotin içeren ürünler kolajenin etkinliğini artıracaktır.

Kolajenin faydasını daha da yükseltmek için glutatyon, koenzim Q10 ve R-alfa lipoik asit kombinasyonlu kolajen takviyelerini tercih edebilirsiniz.

Ne kadar kolajen kullanmalıyız?

Kullandığınız kolajenin miktarı yaşınıza ve cilt yapınıza göre değişir. Günlük uygun dozajı hidrolize ya da peptit kolajenleri günde en az 5-5.5 gram şeklinde alınmalıdır. Daha ileri yaşlarda günlük kullanım dozajı 10 gr olacak şekilde düşünebilirsiniz.

Aldığımız kolajen takviyelerinin vücut tarafından emilebilmesi ve biyolojik yararlanımın sağlanabilmesi için 2000 dalton civarında moleküler ağırlığı olan düşük molekül ağırlıklı kolajenler tercih edilmelidir. Molekül ağırlığı çok yüksek olan kolajenlerin emilimi yetersiz, faydaları da sınırlıdır.

Ne kadar süre kullanılmalı?

Kolajen takviyelerini genelde 30’lu yaşlardan sonra öneriliyor. 30-40 yaş arası yılda 1 defa 3 aylık kür, 40-50 yaş arasında yılda 2 defa 3’er aylık kürler, 50 yaş üzerinde yılda 3 defa 3 aylık kürler şeklinde kullanabilirsiniz. Özellikle 40’lı yaşlardan sonra günlük 10 gr kolajen peptit dozajı alınabilir.

Detaylı bilgi için tıklayın.

 

Bu bir ilandır.