Geri Dön
Dünyaİnsansız deniz aracından tarihi keşif! 107 yıl sonra bulundu

İnsansız deniz aracından tarihi keşif! 107 yıl sonra bulundu

İnsanlık uzunca bir süredir Antartika’yı keşfetmeye ve anlamaya çalışıyor. 107 yıl sonra bulunan bir batık ise araştırma ekibi tarafından 'dönüm noktası' olarak adlandırılıyor.

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Kutup kaşifi Ernest Shackleton tarafından kullanılan “Endurance” isimli gemi, batışından tam 107 yıl sonra insansız deniz araçları kullanan araştırma ekibi tarafından bulundu. Arama çalışmalarının maliyetini karşılayan ve çalışmalara sponsor olan Falklands Maritime Heritage Trust, batığın Batı Antarktika'da Weddell Denizi'nin 3 bin metre altında tespit edildiğini açıkladı. Arama ekibinin yöneticilerinden olan Mensun Bound yaptığı açıklamada, “Endurance” gemisine ait batığın bulunmasının Antartika araştırmaları için dönüm noktası olduğunu belirtti. Bond, “Endurance gemisinin batığını bulmak bizi oldukça heyecanlandırdı ve şaşırttı” dedi.

ENKAZ İYİ DURUMDA

Yıllarca aranan “Endurance” batığı, Agulhas II araştırma gemisinin yaptığı araştırmalar sonucunda 5 Mart günü bulundu. Uzmanlar gemi enkazının neredeyse tamamının korunduğunu söyledi. Arama seferinin yöneticilerinden olan John Shears, "Birçok insanın imkansız olarak gördüğü bir işi başardık. Sürekli hareket eden buzullar, kar fırtınası ve eksi 18 dereceye kadar düşen sıcaklıklarda yürüttüğümüz çalışmalar sonuca ulaştı ve enkazı bulmayı başardık” şeklinde konuştu.

İnsansız deniz aracından tarihi keşif 107 yıl sonra bulundu

Endurance enkazının yıllardır su altında olmasına rağmen iyi korunduğunu belirten Mensun Bound, “Bu şimdiye kadar tespit edilen en iyi ahşap batık. Gemi neredeyse bütün şekilde tüm asaletiyle denizin dibinde yatıyor. Geminin kıç tarafında isminin yazdığı bölümün bile oldukça sağlam şekilde durduğunu görebilirsiniz” ifadelerini kullandı. Araştırmacılar, soğuk hava koşullarının gemi enkazına zarar verecek organizmaların birikmesini engellediğini ve bu sayede ahşap enkazın günümüze kadar korunduğunu düşünüyor. “Endurance” batığı Antartika anlaşması kapsamında “tarihi yer ve anıt” olarak tanımlanacak. Gemi enkazı incelenirken batığa zarar verecek hiçbir hamle yapılmayacak.

BUZ TABAKASININ İNCELMESİ BULUNMASINI SAĞLADI

“Endurance” batığı yıllardır aranıyordu fakat gemi enkazının tahmin edildiği konum sert buz tabakaları tarafından sarıldığı için bu bölgede yapılan çalışmalar sonuç vermemişti. Buzulların incelmesinin ardından araştırma ekibinin kullandığı Agulhas II isimli buzkıran gemisi bu bölgeye girince enkaz tespit edildi. Antartika genelinde deniz üstündeki buz tabakasının bu yıl rekor seviyede incelmiş olması araştırma ekibinin daha rahat hareket etmesini sağladı.

İnsansız deniz aracından tarihi keşif 107 yıl sonra bulundu

BATIĞIN HİKAYESİ

Ernest Shackleton, Antartika’da yapılan birçok keşif çalışmasında görev aldı. Antarktika yapılan ilk sıcak hava balonu uçuşuna katıldı ve kutup bölgesinde keşif çalışmaları yaptı. Shackleton, Antarktika'ya yaptığı dört seferden üçüncüsünde Endurance isimli gemiyi kullandı. Endurance, Shackleton önderliğindeki keşif ekibini Weddell Denizi'nin güney kıyısına götürmek için tasarlanmıştı. Ancak gemi, Ekim 1915'te deniz üzerindeki buz tabakası içinde sıkışıp kaldı. Yaşananlar üzerine mürettebat gemiyi terk etti ve buzullar tarafından ezilen gemi bir süre sonra battı. Gemiden ayrılan araştırma ekibi buz tabakası üzerinde köpek kızaklarını kullanarak karaya çıktı. 28 kişilik ekip daha sonra karaya ulaştıktan sonra farklı bir gemiye binerek bölgeden ayrıldı. Yaşanan kazada şans eseri hiçbir can kaybı yaşanmadı.

İnsansız deniz aracından tarihi keşif 107 yıl sonra bulundu

TÜRKİYE'YE 375 KM UZAKTA BULUNDU

Gizemi çözülemeyen bir diğer batık keşfinin de teknoloji tarihinin yeniden yazılmasına neden olabileceği iddia ediliyor. Üstelik bu batık Türkiye'ye sadece 375 km uzaklıkta! Tarihler 1901 yılını gösterdiğinde arkeologlar Yunan adası Antikythera kıyılarında gizemli bir batık keşfettiler. Bir grup Yunan dalgıç o gün bulacakları şeyin ne denli önemli olacağından muhtemelen habersizdi. Datça'ya yaklaşık 375 km uzaklıkta bulunan Antikytera Adası’nda dalgıç gurubunun üyelerinden biri bir batık keşfetti. M.Ö. 1. yüzyılda batmış bir yük gemisini keşfeden dalgıçlar, denizin dibinde batığın çevresine saçılmış heykellere ve birkaç ilginç buluntuya rastlayınca çok etkilendiler. Batık geminin çevresinde bulunanların arasında mücevherler, çömlekler, mobilyalar, bronz eşyalar ve amforalar dolusu şarap vardı ancak içlerinden biri, ötekilerden oldukça farklıydı.

Dalgıçlar, bulunan batıkta değerli eşyaların yanı sıra ayakkabı kutusu büyüklüğünde bir şey daha gördü. Tuzlu suyla temasından dolayı bozulmuş, ezilmiş ve iç içe geçmiş çarklar bulunan tahta bir kutucuktu bu. Boyutu ayakkabı kutusu büyüklüğünde olan bu kutunun içinde, bir tür mekanik düzenek olduğu görüldü. Asıl soru mekanizma neydi ve o yıllarda böyle bir teknoloji mümkün müydü?

İnsansız deniz aracından tarihi keşif 107 yıl sonra bulundu

Batık geminin yakınlarında bulunan bu düzeneğin varlığıyla ilgili bilim insanları ikiye bölündü. Kimileri bunun bir mekanizmadan çok daha fazlası olduğunu düşünürken, kimileri de basit çarklı bir düzenek olduğunu düşündü. Yunan arkeologlar ve dünyanın çeşitli bölgelerinden bilim tarihçileri mekanizmayı incelemeye başladı. Yale Üniversitesi’nden bilim tarihçisi Solla Price, bulunan aygıtın, Eski Yunan gökbilimci Rodoslu Geminus tarafından yapılmış olabileceğini öne sürdü. Ancak bu tez kabul edilmedi çünkü o dönemin uzmanlarına göre, Eski Yunanlar böyle bir düzeneği yapmak için gerekli kuramsal bilgilere sahip olsalar bile çarkları tasarlayacak teknolojiye sahip değillerdi. Fikirler ve tahminler birbirini kovaladı. Yıllarca kimse bu düzeneğin ne için ve ne amaçla kullanıldığı hakkında ortak bir fikre varamadı.

'İLKEL BİR BİLGİSAYAR'

Yıllarca bulunan mekanizmanın üzerine düşünen araştırmacılar, sonunda bu düzeneğin gezegenlerin konumunu, takımyıldızlarını ve başka bilgileri hesaplamak için 30’dan fazla dişlinin bulunduğu karmaşık bir cihaz olduğu kanısına vardılar. Kimi araştırmacıya göre, bu ilkel bir bilgisayardı. Ancak bunu söyleyebilmek için eksik olarak çarkların da tamam olması gerekirdi ki düzeneğin eksik birçok parçası bulunuyordu. Araştırmacılar bu parçaların bulunması gerektiğini düşünerek yeni bir keşif yapılmasının daha sağlıklı olacağına karar verdiler.

İnsansız deniz aracından tarihi keşif 107 yıl sonra bulundu


Araştırmacılar, enkazda bulunan düzeneğin eksik parçalarını bulmak ümidiyle tekrar geri döndüler. Düzenekle ilgili 2012 ve 2017 yılında iki bilimsel keşif daha gerçekleştirildi. Deniz arkeologları bu son araştırma sırasında, bronz heykel parçaları ve üzerinde bir çark dişlisi gibi görünen dört çıkıntılı bronz disk dahil olmak üzere yeni bulguları denizin derinliklerinden çıkardılar. Bulunan disklerin üzerinde boğa resmi olduğunu fark eden araştırmacılar, bulunan bu diske de boğa diski adını verdiler. Ancak uzmanlar bulunan bu diskin ilk bulunan düzeneğin bir parçası mı yoksa başka bir düzenek mi olduğu konusunda kararsız kaldı ve bunu kanıtlamanın zor olduğunu düşündüler.

Hâlâ sırrı ortaya çıkarılamayan bu keşif kim bilir ne için kullanılıyordu. Mekanizmanın ne olduğunu tam olarak bilemesek de belli ki bu o gemide seyahat eden biri için oldukça kıymetli ve önemliydi. Belki de bu düzenek tarihin akışını değiştirecek özellikteydi. Kimilerine göre ilk bilgisayar olan bu mekanizma bir bilgisayardan daha fazlasıydı. Bulunan Antikythera düzeneği, Antik Yunanların bu düzeneğin yapısından yola çıkarak belli bir teknolojiye sahip olduğunu kanıtlıyor. Bugün, Antikythera düzeneğinin aslı Yunanistan’ın Atina kentindeki Ulusal Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Hemen yanında da, uzmanlar tarafından yapılmış çalışır vaziyette olan bir kopyası bulunuyor. Düzeneğin bir başka kopyası ise ABD’de, Montana’daki Amerikan Bilgisayar Müzesi’nde sergileniyor.