Geri Dön
EgeVurgun sayılır!

Vurgun sayılır!

Spor Toto Süper Lig’de 5 maçtan 13 puan çıkardığı periyottan sonra 2 maç üst üste mağlubiyeti tadan Göztepe, milli araya tatsız girdi. Sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, “Göztepe savunmada ciddi alarm verdi. Oyundan kopuk bu görüntü, ara sonrası kendisini toparlamalı” dedi

Vurgun sayılır!

Bülent Buda: Aşırı öz güven bazen yıkıcı olabiliyor. İrfan Can ile Atınç bu bağlamda kendilerini sorgulamalı. Alana dizilen ilk 11 belli ki kazanmak için dizilmiş.

Peki bu felsefede rakibin hücum, atak gücü yeterince analiz edildi mi?

Goller olmadan Sivas ciddi bir biçimde Göztepe üzerine abandığında gecikmeden, oyalanmadan erken olsa da oyuna hamleler yapılamaz mıydı? Her şey bir yana Jahovic oyunda 87 dakika kalmak için ne yaptı? Sivas’ın her atağında gol kokuyor. Kokunun ardından ilk yarının bitimine değin ataklar gol sağanağına dönüşüyor.

Takım 4 yiyor. Kenardan hamleler her şey olup bittikten sonra başlıyor. Bu aşamada kötü skoru sindiremeyip maçın bitimine değin soluksuz kalmacasına kaslarındaki var olan potansiyeli alana yıkan, sergileyen Ndiaye’yi kutlamak bir ödevdir. Halil’in ulusal takıma seçilme sevincini içselleştiremeden şu yaşadıklarımıza bakın. Bayağı üzücü. Elbette bir yenilgi ya da o güzelim çimlerin üzerinde 5 gol dünyanın sonu değil. Lakin olur böyle şeyler deyip de geçiştirilebilecek gibi değil yaşanılan travma.

Fatih Tanfer: Göztepe, Sivasspor karşısında hiç beklenmedik bir mağlubiyet aldı. İlk yarısı 4-0 sona eren maçın ikinci yarısında yapılan oyuncu değişiklikleri sonrası Göztepe doğru oyun anlayışıyla oynadı. Ama maç maalesef 5-3 Göztepe aleyhine sona erdi. Sivasspor karşısında oynanan oyunda bilhassa birinci yarıda olumsuzluklar üst düzeydeydi. Orta sahası geri koşmayan ve alan paylaşımını hiç yapamayan oyunculardan kuruluydu. Takım halinde oyun disiplininden koptu. Gradel, Murat’ın bölgesini etkili bir biçimde kullandı. Ve farkın açılmasına neden oldu. Sarı kırmızılılar kolay gol yiyen bir ekipti. Direnci hiç yoktu. Bekleri ve stoperleri hata üstüne hata yaptı.

 Rıza Hoca, Atınç’ın eksikliklerini bilip oyun planını ona göre yapmıştı. Marco’nun da kötü oyunu eklenince Sivasspor çok etkili oldu. Bu maçta maalesef bazı oyuncuların hırsını ve inancını kaybetmiş hallerini gördüm. İnancım odur ki, Ünal Hoca böyle bir anlayışın sürmesine asla müsaade etmez. Göztepe’nin 10 maçı var. 5’i evinde. Bunların üçü Galatasaray, Trabzon ve ligin son maçı Beşiktaş ile. Asla puan açısından çok rahatız dememeliler. Gücünü ve inancını bildiğimiz Göztepe için rakip kim olursa olsun fark etmez. Yeter ki güçlerini ve futbol akıllarını sahaya yansıtsınlar.

Mehmet Demirtaş: Hem İrfan Can hem de önündeki savunma oyuncuları için çileli bir gün. Boyd’un el gerekçesiyle sayılmayan golü, bence günün çok zor geçeceğinin bir işaretiydi. Alpaslan’sız Göztepe’de hiçbir savunma oyuncusu savunamadı alanını. Göztepe’de o bölgede görev alan her bir oyuncu tetikte olmak zorunda. Çünkü yanındaki arkadaşı hata yapınca ne yapması gerektiğini düşünüp hızlı karar vererek hareket etmeli. Kendisini en kötü senaryoya hazırlayıp alternatif çözümler üretmeli. İlk yarıdan yenen 4 gol çok fazla. Bu kadar dalgın ve dağınık savunmayı karşısında bulan -ki bence bu yapıyı Sivasspor bile beklemiyordu- Sivasspor rahat oynadı. 3 gol buldular rakip kalede. Bence 3 gol de birbirinden güzel hazırlanıp bitirilmiş goller. Ama böylesine kara bir günde hiçbirine sevinemedik. Bende bunun üzüntüsü ayrı bir boyutta. İrfan Can ve 4 savunmacının sınıfta kaldığı günde 5 gol yemek çok ama çok ağır oldu. Geçtiğimiz hafta Ankaragücü deplasmanında da oyun olarak ortaya bir şey koyamamışlardı. Bu maçta da defansın anlık hataları oyunu geriye itti. Bir de bir çift söz İrfan Can’a. Topu direkt ileri atmak, taca vurmak ayıp ya da günah değil. Böyle önde başarılı pres yapan rakiplere karşı haneye artı bile yazar. Kötü savunma ile kötü bir skor.

Vurgun sayılır

Savaşmaya devam

Bülent Buda: Alanda 11 kişi iseniz nicelik olarak eksik sayılmazsın. Peki ya oynanan, sergilenen futbolun niteliği? O kavram rakibi bir biçimde hataya zorlayan, şaşırtan bir üretkenlik göstermiyor, sorunlar giderilemiyor, tersine birikiyor. Başakşehir güçlü bir takım ama var olan gücünü alana yansıtmada sorun yaşıyor. Bir oyunda takımın en iyileri kaleci ile savunmanız ise galibiyete değil yenilgiye yakınsınız demektir. Alanda güçlü bir diziliş yok. Bu açık. Kulübede de bu eksiği giderecek birikim yok. Yani şu günlerde tüm futbolcuların iyi niyetlerini, mücadeleci kimliklerini kullanarak sorunların üstesinden gelmeye çalışıyorlar. Takım gol yollarında yetersiz. O bölgedeki yetersizlik haftalardır giderilemiyor. Yarışma sürüyor. Elbette vazgeçme sözcüğünü eyleme katmadan oynuyorlar, istiyorlar, yarışıyor. Lakin bir de üretebilseler...

Fatih Tanfer: Denizlispor, geçen yılın şampiyonu, bu yıl tehlikeli bölgeden kurtulma mücadelesi veren Başakşehir ile berabere kaldı ve maalesef düşme hattının dışına da çıkamadı. Maç iki takımın arasında adeta gitti geldi. Ortada geçen bir oyundu. Denizlispor takım halinde iyi mücadele etti. Oğuz Yılmaz defans merkezinde görevinde başarılıydı. Sakıb soldan etkili ataklar yaptı. Kaleci Cenk refleksleri, kalede yer tutuşu ile çok formdaydı. Demba Ba ve Deniz Türüç’ün şutlarında kurtarışları harikaydı. 1 puanın alınmasında önemli bir rol oynadı. 12. dakikada Diskerud’un harika şutunun ve 50. dakikadaki Rodallega’nın kafa vuruşunun gol olmaması şanssızlıktı. Ayrıca Sagal’ın gönülden oyununa, mücadelesine hayranım. Bir de bunu golle süsleyebilse çok daha iyi olacak. Milli maçlar sonrası oynayacakları 10 maç var. Ligde kalmak isteniyorsa artık evde kazanılmalı, deplasmanda da galibiyetler alınmalıdır.

Mehmet Demirtaş: Başakşehir ile korakor bir mücadele alanda. Takımın en gerideki kalesi ve kalecisi Cenk harika kurtarışlar yapıyor art arda. Gününde ve formunda olan Cenk, geçit vermiyor rakiplerine; orta alan, savunma ile ön bölgeyi iyi yönetiyor. Ön bölgede ise Sacko istenilenin altında olsa da pozisyon arıyor, kovalıyor. Ah bir de Rodallega o kafa vuruşunda çerçevenin içine bırakabilse topu! Başakşehirli Tolga Ciğerci 2 değil 4-5 sarı kart görebilirdi oyunun kitabına uydurulsa. Fakat hakem Tugay Kaan Numanoğlu es geçiyor. Tolga’yı alanda tutmaya yeminli gibi. Bir de dikkatimi çeken nokta şu oldu, hala atakları kesmek, avantajı uygulamak ikilemine düşüyoruz. Çoğu zaman da yanlışı tercih etmeye bayılıyoruz. Bana sorarsanız 0-0 hiçbir takıma yaramadı. Günün sevindirici haberi ise, Denizlispor’un can pazarındaki rakiplerinden Gençlerbirliği ve Başakşehir’e karşı olası bir ikili averajda lige tutunacak olması.

Vurgun sayılır

Günün maçları

Sivas BLD-Bodrumspor (12.30)

Zonguldak K.-Uşakspor (14.00)

Turgutluspor-1922 Konyaspor (14.00)

Manisaspor-Kızılcabölük (14.00)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler