Geri Dön

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faiz mesajına ilk yorum! Türkiye'nin hikayesi öne çıkıyor...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam yaptığı konuşmada "Yüksek faize karşıyım." ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Kusura bakmasınlar eğer ben bu ülkenin Başkanıysam, Cumhurbaşkanıysam bunu anlatmaya devam edeceğim. Çünkü ben yüksek faizle ülkemin kalkınacağına inanmıyorum." dedi. Erdoğan'ın konuşmasının ardından Uzmanpara yazarı Stratejist Cüneyt Paksoy'dan yorum geldi. Paksoy açıklamasında Türkiye'nin yavaş yavaş hikayesinin öne çıktığını, atılacak adımlarla güçlenerek, ülkemize yabancı yatırımcı algısının pozitif kalmasının beklendiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faiz mesajına ilk yorum! Türkiye'nin hikayesi öne çıkıyor...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde yaptığı konuşmada "Yüksek faize kesinlikle karşıyım." ifadelerini kullandı. "Yüksek faizle ülkemin kalkınacağına inanmıyorum." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada şu anda eksi faizle kredi veren finans kuruluşları olduğunu belirterek, Japonya'yı örnek gösterdi. Öte yandan Erdoğan kapsamlı reform paketinin yakında kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.

Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Uzmanpara yazarı Stratejist Cüneyt Paksoy şunları söyledi:

"Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan yüksek faize karşı olduğunu belirtirken önemli olanın üretim ortamını güçlendirmek, üretim ortamını güçlendirirken rekabetçiliği artırmak, daha katma değerli daha kaliteli ürünlerle dünya pazarında öne çıkacak reel sektör firmalarının sayısını çoğaltmak amacıyla ilerlemek gerektiğini belirtti. Bu noktada uluslararası yatırımcının küresel ölçekli büyük şirketlerin Türkiye'ye daha fazla yatırım yapacakları ortamı sağlamak için çalıştıklarını da ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli bir noktaya değinmiş oldu.

'Sinyalleri aldık'

Çünkü pandemi sonrası oluşacak yeni normallerde taleplere çabuk cevap veren, kaliteli üretim yapan, lojistik manevra alanı geniş olan ülkeler daha hızlı büyüme imkanına kavuşacak. Böyle ülkelere büyük ölçekli firmaların ve büyük sermayelerin çok daha fazla talepkar olacağını görmekteyiz. Zaten pandemi döneminde bunun örneklerini gördük. Hem ihracat tarafında hem de son dönem gelen doğrudan yatırım haber akışında bununla ilgili sinyalleri aldık. Yapısal reformlar tamamlandıkça, yatırım ortamı netleştikçe çok daha fazla doğrudan sermaye alma ihtimalimiz olacaktır. Kendi yerli sermayemizin de hem kendi imkanlarıyla hem global ortaklıklar yolu ile üretimi güçlendirerek dünya ticaretinde Türkiye'nin çok daha fazla pay almasına hizmet edeceklerdir. Burada diğer önemli bir konu da sermaye piyasalarının gelişimi ve finans piyasalarının daha fazla enstrümana kavuşmasıdır.

'Daha çok çalışılması gerek'

Bu noktada sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Japonya ve dünyadaki diğer farklı ülkeleri ve bölgeleri göstererek oradaki düşük faiz ortamının amaçlandığını ve bunun için çalışıldığını ve daha çok çalışılması gerektiğini belirtti. Önemli olan finans sektörünün karlılığı yanında asıl reel sektörün karlılığı olmakta. Çünkü büyüme, istihdam noktasında Türkiye'nin önünü açacak olan reel sektörün üretim kapasitesini desteklemek, güçlendirmek ve artırmaktır.

'Türkiye'nin hikayesi öne çıkıyor'

Reel sektör global ölçekte güç kazandıkça daha fazla insanımıza iş imkanı sağlanırken büyümeden kalkınma ortamına geçerek daha sağlıklı bir döneme geçiş imkanı olacaktır. Bu noktada finans sisteminde risk yönetimi, katılım sermayesi gibi yeni alanlar da dahil olmak üzere atılacak adımlarla vergi politikalarında daha öngörülebilir, sadece yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı teşvik edecek bir temel oluşturarak üretimle büyüme teşvik edilecektir. Teknoloji, bilişim, inovasyon olmazsa olmazımız olarak devam edecektir. Bütçe performansımıza baktığımızda, CDS'lerimize baktığımızda ve portföy girişlerine baktığımızda 15 milyar doların üzerinde portföy girişine de Türkiye'nin yavaş yavaş hikayesinin öne çıktığını, atılacak adımlarla güçlenerek, ülkemize yabancı yatırımcı algısının pozitif kalması beklenmektedir."

Prof. Dr. Naci Görür, haritada gösterip uyardıJeolog, deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremde en fazla İstanbul'un Avrupa yakasında kıyı kesimlerin etkileneceğini belirterek, "Büyükçekmece-Küçükçekmece arası heyelanların olduğu yerler. Buralar şu anda bile kayıyor, hareket ediyor. Depremde haliyle bu kayma hareketi heyelanlara dönüşecektir. Depremle birlikte burada ciddi yıkımlar meydana gelecektir" diye konuştu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber