Geri Dön

Ekonomist Kerem Alkin: Bu 'tarihi' dönüşümü birlik ve beraberlikle başaracağız

Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Profesör Doktor Kerem Alkin, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın CNN Türk ekranlarında yaptığı açıklamalara yönelik değerlendirmede bulundu. Alkin "Bakan Berat Albayrak, bu derece iddialı ve köklü bir ekonomik dönüşüm için 2 yıldır geceli gündüzlü, aralıksız çalışıyor. Son 18 yılda, yurt içi 'vesayet odakları'na karşı verilen mücadelede elde edilen etkili, güçlü, 'geri döndürülemez' sonuç gibi; 'tam bağımsız' bir 'Milli Ekonomi', aynı zamanda Türkiye'nin küresel 'vesayet odakları'na karşı da büyük bir güç tahkim etmesi anlamına gelecek. Bu 'tarihi' dönüşümü birlik ve beraberlikle başaracağız" dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türkiye ve dünya ekonomisine ilişkin CNN Türk ekranlarında Tarafsız Bölge programında Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtladı. Bakan Albayrak, koronavirüs nedeniyle dünya ekonomilerinin zora girdiğini ancak bu durumdan Türkiye'nin en az etkileneceğini söyledi.

Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Profesör Doktor Kerem Alkin, Bakan Albayrak'ın açıklamalarına yönelik olarak değerlendirmede bulundu:

"Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak'ın 2 yıldır üstlenmiş olduğu, adeta 'tarihi' olarak ifade edebileceğimiz görev, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği ve vizyonunda, Cumhuriyet tarihinde ilk kez, tam da ifadenin hakkını vererek 'Tam Bağımsız' bir 'Milli Ekonomi' inşa etmek olarak tanımlanabilir. Tam bağımsız bir Milli Ekonomi'den kast edilen, tabi ki 1950'lerin, 60'ların, hatta 70'lerin anlayışı değil, hiç kuşkusuz. Çünkü, o dönemde bu ifadelerden anlaşılan kamu ağırlıklı, sabit kur sistemine dayalı, ithal ikameci, sınırlı özel sektörün 'gümrük duvarları' ile korunduğu; sadece İstanbul'un 'kalkındığı' bir ekonomik anlayıştı.

Kuruluş yıldönümünü kutlayan AK Parti'nin, lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile başardığı 'zihinsel dönüşüm' ise, '21. Yüzyıl' Türkiye'si için 'gerçek' bir 'sivilleşme' ve 'demokratikleşme' hareketidir. 'Halka rağmen değil, halkla birlikte demokratikleşme' olarak tanımlayabileceğimiz bu 'zihinsel dönüşüm'ün kritik önemde bir aşaması ise, 'halka rağmen değil, halkla birlikte yeni bir milli ekonominin inşası'. Anadolu sermayesinin dünyayla entegrasyonuna, teknoloji üreten, inovatif bir özel sektöre, Türkiye'nin ticaret diplomasisinin saha neferleri olan mal ve hizmet ihracatçılarımız için 'yüksek kalite'de ve 'sürdürülebilir' rekabet becerisine dayalı bir 'yeni nesil milli ekonomi'nin inşası.



'Tam Bağımsız Milli Ekonomi'den kast edilen, hiç şüphesiz ki, dünya ekonomisinden ve küresel ticaretten kendini soyutlamış, uluslararası sermayeye kapılarını kapatmış bir ekonomi değil. Tersine, Türkiye'yi, üretim imkan ve kabiliyetleri ile, dünyanın daha da vazgeçilmez 'güvenilir liman' tedarikçi ülkesi konumuna taşıyacak; doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını 'greenfield', yani ülkeye yeni fabrika ve tesis kazandıracak şekilde, 30 ile 40 milyar dolar düzeyine taşıyacak yeni bir 'çekim merkezi' olmaya taşıyacak; Türkiye Ekonomisi için fiyat istikrarına, finansal istikrara ve gerçek manada rekabetçi kur'a dayalı 'yeni nesil' bir ekonomi. Sürdürülebilir gelir artışına, yüksek verimliliğe ve gerçek manada bir 'gelir adaleti'ne dayalı bir 'Milli Ekonomi'.

Türkiye Ekonomisi için dış finansman ihtiyacının azaltıldığı, ihtiyacın 'sıcak para'yla değil, doğrudan yatırımlarla karşılandığı, yerli tasarrufların güçlendirildiği, para piyasalarının yanı sıra, sermaye piyasalarının da yeterince derinleştiği, özel sektör yatırımlarının çeşitlendirilmiş uzun vadeli kaynaklarla desteklendiği, İstanbul'un dünyanın önde gelen bölgesel ve küresel finans merkezlerinden birisine dönüştüğü yeni nesil bir 'Milli Ekonomi'.

Bakan Berat Albayrak, bu derece iddialı ve köklü bir ekonomik dönüşüm için 2 yıldır geceli gündüzlü, aralıksız çalışıyor. Son 18 yılda, yurt içi 'vesayet odakları'na karşı verilen mücadelede elde edilen etkili, güçlü, 'geri döndürülemez' sonuç gibi; 'tam bağımsız' bir 'Milli Ekonomi', aynı zamanda Türkiye'nin küresel 'vesayet odakları'na karşı da büyük bir güç tahkim etmesi anlamına gelecek. Bu 'tarihi' dönüşümü birlik ve beraberlikle başaracağız.

Kerem Alkin pazartesi günü Sabah Gazetesi'nden yayınlanan yazısında da 'Milli Ekonomi'ye dikkat çekmişti.. İşte o yazı:

Türkiye'nin 'Milli Ekonomi' hamlesi, 1960'lı yıllarla birlikte başlayan 'planlı dönem'de, 'ithal ikamesi' politikaları önceliklendirerek, Türkiye'nin demir-çelik, petro-kimya, alüminyum, otomotiv, motor, çimento gibi sektör ve alanlarda büyük yatırımlara ağırlık vermesiydi. Ne gariptir ki, NATO başta olmak üzere, Atlantik İttifakı ve onun lideri ABD'nin kurduğu tüm kurumlarda yer alan Türkiye'nin 'ağır sanayi' hamlesine batılı ülkeler neredeyse hiç destek vermezken; bu kritik önemdeki yatırımların neredeyse tümü Sovyetler Birliği'nin teknik desteğiyle gerçekleştirildi.
Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel ve Turgut Özal'ın bu süreçte önemli önderlikleri ve emekleri oldu. Celal Bayar ve Adnan Menderes özel sektörün gelişim göstermesi ve Türkiye Ekonomisi'nde ağırlığını arttırmasına yönelik büyük atılımlara imza atmış olsalar da, Türkiye'nin 'tarihi' sanayileşme hamlesi 1. Etap'ta Atatürk döneminde, 2. Etap'ta da 1960-1980 dönemindeki siyasetçilerin imza attıkları bir süreçtir. 1990'lı yıllar ise, Türkiye Ekonomisi açısından, 1994 ve 2001 krizlerinin, sürekli dağılan koalisyon hükümetlerinin gölgesinde kaybedilmiş bir 10, hatta 12 yıldır.

2002 yılının kasım ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde AK Parti iktidar olduğunda, 15 Temmuz 2016'da yaşadığımız FETÖ hain darbe girişimine kadar, Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti iktidarlarının en büyük mücadelesi, 'yeni nesil' bir Türkiye Ekonomisi'nin inşasını aynı zamanda her türlü 'vesayet odağı'nın gücünü bertaraf etmek adına 'cephe savaşı'nı birlikte yürütmeleriydi. Türkiye, 16 Temmuz sabahına 'vesayet zincirleri'nden kurtulmuş ve 'şahlanmış' bir ülke olarak, Milli Egemenlik ve Milli İradesi'ni 'perçinlemiş' bir ülke olarak uyandı. Açılan 'yeni sayfa', Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ekibi için 'yeni nesil bir Milli Ekonomi'nin inşasına büyük bir hız verecekleri sürecin kilometre taşını temsil etmekte.

Türkiye için 'yeni nesil Milli Ekonomi', 'yerli-milli' dijitalleşme platformlarına, yüksek teknolojiye, akıllı sistemlere, yapay zekaya dayalı bir sanayi, enerji ve tarım üretimi hamlesi anlamına geliyor. Türkiye'nin savunma, havacılık, uzay, bilişim teknolojileri, yeni nesil akıllı fabrikalar, yeni nesil hava, deniz, kara ve demiryolu insansız araçları alanlarında araştırma, geliştirme ve üretimi kendi 'milli imkan ve kabiliyetler'i ile gerçekleştiren bir ekonomi olmasını önceliklendiriyor. Türkiye'nin yeni nesil İHA ve SİHA'larla, yeni nesil mühimmat, yeni nesil savaş uçağı projeleri ile, yeni nesil hava, kara, deniz savunma sistemleri ile, Avrasya'nın 'oyun kurucu' ülkesi olarak, coğrafyasına 'tam hakimiyet' kurması anlamına geliyor.

'Mavi Vatan' stratejisiyle, Doğu Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz'deki tüm deniz ticaret koridorları ve 'hidrokarbon imkanları'na sahip çıkması ve 'önlenemez' bir 'caydırıcılık gücü' anlamına geliyor. Yeni nesil Milli Ekonomi'nin mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, stratejisti Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak'ın bu büyük mücadelelerinde yanındayız. Çünkü, Türkiye'nin kabiliyetlerine güveniyoruz.

Son Dakika: Ankara Elmadağ'da fabrikada korkutan patlamaGelen son dakika haberine göre; Ankara'nın Elmadağ ilçesinde bir mobilya fabrikasında patlama meydana geldi

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber