Geri Dön

Her alanda icatları var

Türk kadın girişimciler Kovid-19’la mücadele için her alanda çalışıyor. Dünyaya tanı kiti ihraç eden, hastane robotu geliştiren, gıdaları virüsten koruyucu malzeme üreten de var

Her alanda icatları var
Hanife Baş

Dünyanın her yerine tanı kiti gönderiyor


Sentromer DNA Teknolojileri’nin kurucusu Pınar Akalın, salgın sürecinde geliştirdiği tanı kitiyle öne çıktı. O, 11 yıldır sentetik DNA üzerinde çalışıyor. Şirketi siparişe özel DNA sentezleme konusunda Türkiye’nin öncü firmaları arasında. Pandemi sürecinde ‘SentroPlex Covid-19’ tanı kitini geliştirdi. Akalın, “Kitimiz Kovid-19 tanısında virüsün 2 genini hedeflemesinin yanısıra bir de kontrol olarak insan genini analiz ediyor” diyor.

Yoğun talep

Pandemi döneminde dünyanın dört bir yanından gelen talepler üzerine geliştirdikleri tanı kitlerinin ihracatına başladıklarını aktaran Pınar Akalın, “Firmanın 11 yıllık geçmişinde böylesine yoğun bir dönem yaşamamıştık. Sokağa çıkmanın yasaklandığı günler dahil olmak üzere özel izinle neredeyse her gün laboratuvardaydık. Yeni koronavirüsü tanıdıkça, bilgimiz arttıkça gelişen ihtiyaç ve talepler doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor” diye anlattı.
Yeni normal dönemde tanı kiti kullanımıyla ilgili de Pınar Akalın, şunları söyledi: “Önümüzde uzun bir yıl var. Sonbaharın sonlarına doğru grip sezonuyla beraber hastalıkların birbirine karışacağını, tanı kitlerine ihtiyacın hepten artacağını tahmin ediyorum. Laboratuvarda uygulanabilen PCR kitlerine ek olarak rapid test olarak tabir edilen 10-15 dakika içinde hastalığın geçirilip geçirilmediğine dair bilgi veren hızlı testlerin de kullanımının yaygınlaşmasını bekliyoruz. Biz de tanı ürünlerimize hızlı testleri ekleme gayreti içindeyiz. Validasyon testlerinin vakitlice tamamlanması ve yetkili kurumlarca onayı üzerine yeni kitleri her zamanki Sentromer kalite güvencesi altında Immunitest markasıyla pazara sunmayı planlıyoruz.”

Genetik eğitimi aldı

Pınar Akalın, kimya, moleküler biyoloji ve genetik eğitiminden sonra Amerika, Singapur ve Türkiye’de araştırma kurumları ve özel şirketlerde biyoinformatik ve genomik bilimlerde çalışmalarını sürdürdü. 2009’da, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın başlattığı Teknogirişim Sermaye Desteği’nden yararlanarak İstanbul İTÜ Maslak kampüsünde bulunan KOSGEB Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde sentetik DNA ve DNA temelli ürünlerin geliştirilmesi ve üretimi amaçlı bir biyoteknoloji firması kurdu. Kısa sürede Türkiye’nin her ilinde üniversite araştırma birimleri, tıbbi genetik ve gıda analiz laboratuvarlarına ürün ve laboratuvar hizmetleri satmaya başladı.


Her alanda icatları var



Hastane robotuyla uzaktan müdahale

Koronavirüsün bulaşıcı bir hastalık olması nedeniyle bu dönemde uzaktan müdahale eden robot teknolojileri de bir hayli gelişti. Sağlık çalışanlarının hastalara müdahalesi için pek çok robotik çalışma yapılıyor.

Polonom Robotics Kurucu Ortağı Doç. Dr. Sırma Yavuz da bu alanda çalışma yapan bir isim. Polonom, 2006’da otonom mobil robotlar üzerinde çalışmalar yapmak üzere akademisyen ve öğrenciler tarafından kuruldu. Yavuz, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden mezun. Aynı üniversitede Bilgisayar Mühendisliği’nde yüksek lisans yaptı. Halen YTÜ’de öğretim üyesi olarak çalışıyor. 2017’den beri de meslektaşı Dr. Erkan Uslu ile kurduğu Polonom Teknoloji firmasının genel müdürlük görevini yürütüyor.

Tam otonom

Yavuz, geliştirdikleri hastane robotuyla hastane çalışanlarının iş yükünün ve bulaş riskinin azaltılmasını hedeflediklerini söyledi. Yavuz, robotun özellikleriyle ilgili de, “Robotumuzun tıbbi malzemeleri taşıma sırasında dezenfekte etme, hasta ile doktor arasında uzaktan sesli ve görsel iletişim sağlama, kişi tanıma, hastaların tıbbi verilerini alma gibi pek çok özelliği var. Geliştireceğimiz hastane robotunun en önemli özelliklerinden biri tam otonom çalışması olacak. Yani istenilen bir yere herhangi bir refakatçi olmadan kendi kendine gidip verilen görevi gerçekleştirebilecek. Hem bir arayüz üzerinden hem de sesli olarak robota görev verilebilecek” bilgisini verdi.

Robotun tasarımıyla ilgili çalışmalar bitmiş. Sırma Yavuz, yazılım kısmının da zaten önemli ölçüde birikimleri olduğu için çok uzun bir zaman almayacağını dile getirerek, üretimin yapılması, bazı medikal ölçüm cihazlarının entegrasyonu ve test aşamaları ile ürünün tamamlanmasının 1 yıl kadar sürebileceğini aktardı.

Test aşamasında

Şu anda robotun geliştirilmesi ve ticarileşmesi için Yıldız Teknopark ile destek almak üzere devam eden bir başvuruları var. Sırma Yavuz, “Testlerin yürütüleceği ve bizzat robotun fonksiyonları için ise büyük bir pandemi hastanemiz ve oradaki doktorlarımızla çalışıyoruz. Uzun vadeli üretim adedi ile ilgili şu anda net bir öngörüm yok. İlk etapta ortaya çıkacak ürünlerin birlikte çalıştığımız hastanede başarılı şekilde kullanımı üretimin artmasında belirleyici olacaktır. Ancak hem yurt içinde hem yurt dışında yakın zamanda bu alandaki ihtiyaçlar daha belirgin hale geldi ve yakın vadede talebin ve dolayısı ile üretimin hızla artacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Her alanda icatları var




Yiyeceklere korona bariyeri

Koronavirüsün gıdalardan bulaşacağı şüphesine karşı da pek çok önlem alınıyor. Girişimci Emine Yılmaz, Yıldız Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren gıda teknolojisi şirketi Hyggefoods’un kurucusu. Geliştirdiği antiviral yenilebilir kaplama sıvısı BioCoBloc, salgın nedeniyle giderek daha önem kazanan gıda güvenliği konusunda önemli bir boşluğu dolduruyor. Bu sıvı ile kaplanan meyve ve sebzeler virüsün doğrudan tüketiciye ulaşmasını engellediği gibi yerli meyve ve sebzenin katma değeri yüksek şekilde ihraç edilmesine de olanak sağlıyor.

Her alanda icatları var




Sağlık için önemli


Yılmaz, antiviral yenilebilir gıda kaplama malzemesinin geliştirilmesi projesi ile hastalığın toplumda kontrolsüz yayılımının engellenmesi ve hastalıkların önlenmesinde etkili koruyucu ürünlerin geliştirilmesini amaçladıklarını söyledi.

Emine Yılmaz, “İnsanlar doğrudan temas ettikleri meyve ve sebzelerle virüsün yayılmasına olanak sağlıyor. Antiviral yenilebilir kaplama malzemesi ile kaplanan sebze ve meyveler virüslere karşı korunacak. Sağlığa hiçbir zararı yok. Tüketiciler BioCoBloc ile kaplanan meyve ve sebzeler üzerinde küçük etiketler görecekler. Özellikle soymadan yenilen ve kısa ömürlü çilek, kiraz, üzüm gibi meyveler için tüketici dostu bir ürün olacak” dedi.
Emine Yılmaz, İTÜ Kimya Mühendisliği mezunu. Yurtiçi ve yurtdışında birkaç firmada 6 yıl çalıştıktan sonra gıda teknolojisi firması Hyggefoods’u, 2018’de kurdu.

Tekstilden de talep var

Ürünün geliştirme ve test çalışmalarının devam ettiğini aktaran Yılmaz, şöyle konuştu: “Bütçelendirme ve satış planları yapılıyor. Ürünü biz gıda sektörü için hazırladık ama bize tekstil sektöründen talepler gelmeye başladı. Tekstilde önemli ve yoğun olarak yapılan yıkama prosesinde şu an kullandıkları yoğun kimyasallar yerine bitkisel bazlı ürünlere ihtiyaç duyduklarını ilettiler. Biz ara numunelerimizi onlara da yolladık. Ayrıca Hyggefoods tüketici destek hattından bize ulaşan bireysel tüketiciler bu ürünlerin marketlerde satılıp satılmayacağını sordular. Ürünü olabilecek her yerde konumlandırma kararı aldık.”



Büyükçekmece'deki yangına helikopterle müdahale edildiİstanbul Büyükçekmece'de otluk alanda yangın. Otluk alandaki yangın, yangın söndürme helikopterinin de müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber