Geri Dön

Aşıda ‘Türk Hoca’ faktörü

Koronavirüs salgınına karşı geliştirilen aşılar umutları artırdı. Aşı yaptırmak isteyenlerin çoğu tercihi Alman Biontech ile Amerikan ilaç devi Pfizer tarafından geliştirilen aşıdan yana kullandı. En büyük etken ise çalışma ekibinin başındaki Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci...

Aşıda ‘Türk  Hoca’ faktörü
Cihat Aslan

Tüm dünyada 60 milyonun üzerinde insanın enfekte olmasına ve bir milyonun üzerinde insanın hayatını kaybetmesine sebep olan koronavirüsü ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarda umutlu haberler geldi. İlk olarak Türk profesörler Uğur Şahin ve Özlem Türeci çiftinin kurucusu olduğu Alman BioNTech firmasının ABD merkezli Pfizer ortaklığında geliştirdiği Kovid-19 aşısının üçüncü aşama klinik denemelerinin sonuçlarında yüzde 90’dan fazla koruma sağladığı açıklandı. BioNTech’in ardından Amerikan biyoteknoloji şirketi Moderna’dan da koronavirüse karşı geliştirilen aşıyla ilgili müjdeli bir haber daha geldi. Moderna, hala süren çalışmadan elde edilen ilk verinin, aşısının yüzde 94.5 etkili olduğunu ortaya koyduğunu açıkladı. Çin şirketi Sinovac, Türkiye’de de denemeleri süren ‘CoronaVac’ın aşı denemelerinde virüse karşı en az yüzde 90 oranında koruma sağladığı açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de 11 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Rusya’da üretilen ‘Sputnik V’ aşı adayının erken aşamadaki klinik denemelerde kaydettiği olumlu sonuçlarıyla başarı oranının yüzde 92 olduğunu açıklamıştı. Türkiye’nin ürettiği yerli aşıda da çalışmalar sürüyor. Milliyet gazetesi olarak, İstanbul’da vatandaşlara koronavirüs aşısı yaptırmak isteyip istemediklerini, nedenlerini ve hangi ülkenin ürettiği aşıya daha fazla güven duyduklarını sorduk.

Aşıda ‘Türk  Hoca’ faktörü

‘Zorunlu olmalı’

Mehmet Demir (Simitçi, 28): “Ülkemize aşı gelirse tabii ki yaptırırız. Aşılar arasında bizim Türk doktorların olduğu Almanya’daki aşıya güven duyuyorum. Çünkü Türklerin yaptığı bizim için her zaman önceliktir. Aşı yaptırmak istemeyenlerin durumu bizi de etkileyecektir. O yüzden herkese aşıyı istese de istemese de zorunlu da olarak yapılmalı.”

Poyraz Akışık (Balıkçı, 46): “Bizim Türkiye’den Almanya’ya göç eden hocaların yaptığı aşıyı yaptırırım. Türk oldukları için bana biraz daha güven veriyor. Yalan söyleyeceklerini düşünmüyorum. Çinlilerin ürettiği aşı iyi de gelse yaptırmam. Hiç güvenmiyorum. Bir tane mermi atmadan üçüncü dünya savaşını başlattılar. Koronavirüs bizim için dünya savaşı demek. Amerikalıların aşısına güvenmiyorum ama mecbur kalırsak yaptırırız. Rusların o kadar zeki olduklarını düşünmüyorum.”

Berkay Ergin (Öğrenci, 18): “Mecburiyetten aşıyı yaptırırım. Çinlilerin yaptığı aşının daha iyi olacağını düşünüyorum. Genel olarak düşündüğünüzde dünya genelinde en az vaka görülen yer Çin şu an. Hem teknoloji hem de bilim açısından biraz daha gelişmiş bir ülke. Bir de hastalığın çıktığı yer orası. Derdi veren dermanını da bulur.”

Berke Ergin (Öğrenci, 18): “Kobay olmam, ama aşıyı yaptırırım. Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. O yüzden Türk hocaların aşısından yaptırmak isterim.”

Nevin S. (Çiçekçi, 63): “Bu hastalıktan başka türlü kurtulamayız. Bu yaştan sonra virüsle uğraşamam. Aşı gelirse yaptırmak isterim. Her gün korkuyla işe çıkıyorum ama ekmek parası, ne yapalım.”

Aşıya inanmıyor

Hamit Bağcı (54): “Aşı yaptırmak istemeyenler biraz ağır gelecek ama aptaldır. Eğer bir sorun varsa yaptıracaksın. Bilim insanlarına güvenmek gerekiyor. Yoksa böyle korkarak yaşayamayız. Valla ben memleketin aşısına güvenirim. Alman aşısının başında Türkler var. Ne de olsa Türk. Çin’e güvenmiyorum. Bu mereti başımıza onlar açtılar.”

Nedim Kılıç (21): “Yapıldığı söylenen o aşı dozlarının o kadar insana ulaşmaları için 3-4 yılı geçecek. Bize aşı gelene kadar zaten hastalığı atlatırız. Sağlık için olduğunu söylüyorlar ama inanmıyorum. Rusya’dakiler ‘Aşıyı bulduk’ dedi ama ne oldu çöp oldu çıktı. Almanya’da bizim Türk doktorlar aşıyı bulmuş diyorlar ama burada da bir sürü Türk bilim adamı var. Buradakiler bulamamış, onlar mı bulacak. Yaptırmak istemiyorum.

‘Önce devlet erkanı olsun’

Hatice A. (32): “Kovid’e karşı verilen ilaçların hepsi hastalarda kalıcı hasar bırakıyor. Nitekim benim bizatihi Kovid olan akrabama uygulanan tedavi sonucu farklı farklı hastalıklar ve hasarlar bıraktı. Misal şeker hastalığı olmayan dayımın şekerinin 600’e kadar çıkması gibi. Şayet devlet halktan aşı olma isteğinde bulunuyorsa, ilk önce devlet erkanının ve sağlık çalışanlarının bu aşıyı olması gerekir ki, halkı teşvik amaçlı olsun ve örnek teşkil etsin. Uygulanacak olan aşının içeriğini bilmiyorum ve bende ileride ne tür hasarlar bırakacağını da bilmediğim için aşı olmak istemiyorum.”

Kontrolden çıkan otomobilin bir kasabın vitrininden içeri girdiKocaeli'nin Gebze ilçesinde, fren yerine gaza basan sürücünün kontrolünden çıkan otomobilin, bir yayaya çarptıktan sonra kasap dükkanına girdiği anlar, iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet