Geri Dön

Avrupa’da taksici olmanın kriterleri ağır! Kent haritası hafızalarında

Türkiye’de ehliyeti olan herkes plaka kiralayarak taksicilik yapabilirken Avrupa’da durum çok daha farklı. Avrupa başkentlerinde 2-3 yılı bulan zorlu eğitimleri almadan, şehrin caddelerini ve kısa yollarını bilmeden, hem yazılı hem de sözlü sınavları geçmeden taksicilik yapılamıyor.

Avrupa’da taksici olmanın kriterleri ağır! Kent haritası hafızalarında
CİHAT ASLAN

 

İstanbul’da yaklaşık 35 yıl önce Bakanlar Kurulu kararı ile ihale sistemiyle 17 bin 395 tane taksi plakası satışa çıkarıldı. Şehrin nüfusu yıllar içinde 10 katına çıksa da plaka sayıları hep aynı kaldı. Kanunlar çerçevesinde taksi plakası almanın bazı kriterleri var. Bu kapsamda en az beş yıl bu şehirde ikamet ediyor olmak gerekiyor. Psikoteknik, uyuşturucu, sağlık hekimi onaylı sağlık raporları ve adli sicil kaydının temiz olması şart. Bu belgeler İBB Toplu Ulaşım Müdürlüğü’ne yollanıyor. İncelenen evraklarda eğer uygunsuz bir şey tespit edilirse, başvuru reddediliyor. Eğer kriterler sağlanıyorsa onaylanıyor. Daha sonra plaka satın alma işlemi gerçekleştiriliyor. Bu işlemde de alıcı, notere bir defaya mahsus yaklaşık 100 bin TL ‘plaka alım vergisi’ ödüyor. Sağlık raporu ve adli sicil kaydı taksiyi kullanacak şoförler için de geçerli. Türkiye’de çoğu taksici eğitim bile almazken, Avrupa ülkelerinde durum daha farklı. Kaliteli ulaşım ve taksicilik denilince akla gelen Londra başta olmak üzere Berlin ve Paris’te hem taksi sahibi olmak hem de şoförlük yapmak için gerekli şartları söz konusu ülkelerde işin ehli olan kişilerle konuştuk.

En zorlu sınav Londra’da

İngiltere’nin başkenti Londra’da taksicilik, doktorluk ve avukatlık kadar saygın meslek. Yedi yıldır black cab (siyah taksi) şoförlüğü ve taksi şoförü eğitmenliği yapan Burhan Yanbolu, sistemi Milliyet’e anlattı. Yanbolu, şunları söyledi:

“Dünyadaki en zorlu taksicilik sınavları Londra’da. Kurslara 100 kişi başlar, 10 kişi bitirir. Taksicilik lisansı (yani plaka) alabilmek için The London Knowladge’da bir eğitim görüyorsunuz. 2 bin 400 TL’lik kayıt ücreti var. İki sene içerisinde 25 bin tane cadde ve yaklaşık 15 bin tane en bilinen ilgili yerleri öğrenmelisiniz. Londra’nın haritasını adeta yön halinde hafızanızda çizmeniz, yolları en kısa mesafede bilmeniz gerekiyor. Hiçbir şekilde navigasyon kullanılmıyor. Belediye bunları size 320 tane hat şeklinde veriyor. Bir motosiklet satın alıyorsunuz ve 320 tane hattı dolaşıyorsunuz ve sonra sınava tabi tutuluyorsunuz. Bunu geçtikten sonra sözlü sınavlar başlıyor. Sınava girdiğinizde davranışınızdan, hitap tarzına, kullandığınız lugatlara kadar test yapılıyor. Yaklaşık 3-5 senelik zorlu bir eğitim sonucu lisans alabilirsiniz. Sınavları geçtikten sonra Londra Büyük Belediyesi her üç senede bir 2 bin 500 TL karşılığında lisans (plaka) veriyor. Sınavları bitirdikten sonra aldığınız diploma sizin plakanız oluyor. Bu taksilerde sizden başka kimse çalışamıyor. Plaka sizde ömür boyu kalıyor, sağlıklı ve iyi bir karakter olduğunuz sürece kullanırsınız. Devredemez ve satamazsınız.”

‘Kavga eden taksicinin plakasına el konuluyor’

Avrupa’da taksici olmanın kriterleri ağır Kent haritası hafızalarında

Fransa’nın başkenti Paris’te 16 yıldır taksicilik yapan Türk taksici Cumali Öztürk, plakaların valilik aracılığıyla verildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Her sene ihtiyaca göre üzerine ekleme yapılıyor. Eğer devletten bedava plaka almak istiyorsanız, en az 15 yıl bekleme listesine yazılı olmanız gerekiyor. Bedava plaka almadan da bankadan alacağınız krediyle yaklaşık 130 bin euro karşılığında plakaya sahip olursunuz. Ancak plaka, borcu ödeyene kadar bankanın olur. Burada G7 isminde büyük bir firma var. Avrupa’nın en büyük taksi kiralama firması. Plaka kiralıyor, ama burada çoğunluk şahısların elinde. Aldığınız plakayı 5 yıllık süre boyunca satma şansınız yok, o yüzden Türkiye’deki gibi fiyatları üzerinde bir oynama yapılamıyor. Taksici olmak için de sabıka kaydı, sağlık raporları temiz olmalı. Üç ay gibi hızlandırılmış bir eğitim alıyorsunuz. Daha sonra beş tane sınavdan geçiyorsunuz. Sınavın en başında yollar var. Kısa yolları bilmelisiniz. Güvenliğiniz, kanunlar, yükümlü olduğunuz vergiler ve dil sınavları var. İlkyardım kursundan belge gerekiyor. O sınavlardan geçmek çok kolay değil. En sonunda da arabanıza valilik, taksi sendikası ve vergi dairesinden üç kişi biniyor. Sorular soruyorlar, Mesela ‘Eyfel’e götüreceksen hem hatalı sürmeyeceksin, hem en kısa mesafeden gideceksin.’ Bütün bunların sonunda taksi kullanıp kullanamayacağın belli oluyor. Kavga ettiğin gibi taksi elinden alınıyor. Denetimler o anlamda çok sıkı.”

2 bin obje 4 bin caddeyi ezbere bilmek zorunlu

Avrupa’da taksici olmanın kriterleri ağır Kent haritası hafızalarında

Almanya’nın başkenti Berlin’de Taksiciler Birliği Başkanlığı yapan Ertan Uçar da ülkedeki taksicilik sistemini anlattı:

“Taksi plakaları Berlin’de ihale sistemiyle satılmıyor. Herhangi bir sınır yok. Berlin’de plakalar belediyeye bağlı kuruma başvurarak alıyorsunuz. Gerekli işlemleri yaptıysanız Berlin Ticaret Odası’nda sözel ve matematiksel olarak iki bölümden oluşan sınavlara girmeniz gerekiyor. Bu sınavları geçtiğiniz takdirde o plakaya sahip olmayı hak ediyorsunuz. Ancak bir arabanız da olsa hesabınızda en az 2 bin 500 euro olması gerekiyor. Şirketinizi kötü günlerde yönetebilmeniz için. Burada plakaların bir şirkete ihale edilme gibi bir durum yok. Almanya’da eğer plakanız varsa arabanın 180 gün taksi olarak kullanılması lazım. Her iki yılda bir belediyeye bağlı o kuruma gidip plaka ruhsatınızı uzatmanız gerekiyor. Orada kaç arabanız, kaç şoförünüz, kaç gün çalıştıkları, kontrolleri var. Taksi şoförü olmak için ise sağlık kontrolleri, sabıka kayıtları gibi rutin işlemlerin yanında en az altı aylık bir kurs süreci var. Bu kursta 2 bin tane obje ve şehirdeki 4 bin tane caddeyi ezberlemeniz gerekiyor. Yazılı sınavı verdikten sonra da sözlü sınav başlıyor. Bu sınavda da üç tane soru soruluyor. Arabanızla A noktasından B noktasına bir kişiyi en kısa zaman ve en kısa mesafede götürmeniz gerekiyor. Bunu başaramazsanız taksici olma ehliyeti alamazsınız.”

Türkiye ve DSÖ anlaştıSağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantı sonrası Bakan Koca ve Kluge açıklamalarda bulundu. Bakan Koca, 'İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlık DSÖ Ofisi'ni İstanbul'da hayata geçiriyoruz. İstanbul'da Dünya Sağlık Örgütü ofisi çok yakında açılacak' ifadelerine yer verdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber