Geri Dön

‘Beklemeyi bilmeyenler EGO noksanlığı yaşayanlar’

Rutin hayat akışını altüst eden Kovid-19 salgınında kontrollü normalleşme de umutsuzluğa kapılanların derdine derman olmadı. Karantina psikolojisinin nasıl aşılacağı merak edilirken, uzmanlar yeni ruh haline ilişkin yapılması gerekenleri Milliyet’e anlattı. Psikiyatrinin duayen isimlerinin ortak görüşü: “Kontrollü normalleşme sürecinde kendi gerçeğinizi keşfetmeye çalışın”

‘Beklemeyi bilmeyenler EGO noksanlığı yaşayanlar’
Mert İnan

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Doğan Şahin, pandemi sürecinde ortaya çıkan kaotik ruh halinin geniş çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekerek, “Ekonomi, ticaret ve sağlığımız bozuldu. Geçtiğimiz Mart ayından bu yana her gün hastalık korkusu içinde yaşayan bireyler haline geldik. Ancak ortaya çıkan tabloyu sadece bireysel bazda ele almanın çözüm üreteceğini düşünmüyorum. Yaşadığımız bu süreçten en az hasarla çıkmak için toplumsal barışın sağlanması, el ele verilmesi gerekiyor. Depresif ruh hali ve pandeminin yarattığı ekonomik durgunluk karşısında mutlak olarak toplumsal birliktelik oluşturulmalı. Pandemi krizinde ayrıştırıcı siyaset, travma üzerinde çarpan etkisi yaratıyor. Herkesi kucaklayarak, kimseyi ötelemeden bir yaklaşım oluştuğunda, toplumsal güven, bireysel hayatımıza yansıyacaktır” dedi.

‘Şeffaflık önemli’

Pandemi sürecinin aşı ve ilaç bulunacağı güne kadar devam edeceğinin altını çizen Prof. Dr. Şahin, “İnsanlar uzun süre sıkıntıya dayanabilirler. Ancak bu dayanma gücünün belli koşulları vardır. Bireylerin ne olup bittiğini anlamaları gerekiyor. Hem toplumsal  hem bireysel hayatta şeffaflık  ruhsal rahatlamayı beraberinde getirir. Türkiye’de pandemiye karşı nasıl bir strateji izlendiği belirsizliğini koruyor. Tam anlamıyla şeffaf bir süreç izlenmiyor. Ölümlerin illere, ilçelere dağılımından tutun da ağır vakaların hangi kentlerde yoğunlaştığını bilmemiz gerekiyor. İnsanların önüne şeffaf bir tablo koyduğunuzda bazı parametreleriniz olumsuz olsa da buna göre bir direnç ve motivasyon geliştirilir. Belirsizliğin yarattığı korku, gelecekte ne olacağını görememek, insanları ve toplumu mutsuz ettiği gibi depresif ruh haline yol açıyor” diye konuştu.

‘Ego olgunlaştırılmalı’

“Şu an sıkıntı yaşayan bireylerin iç dünyasında bastırılmış korkular, başka sıkıntılar olabilir” diyen Prof. Dr. Şahin şöyle devam etti:

“İçinde bulunduğumuz koşullar ve günlük koşuşturma arasında kendimize uzaklaşırken, süreç yeniden içsel barışı sağlamamıza olanak sunuyor. Bu dönemde kendi içsel yolculuğumuzu gerçekleştirmek  kapasite ve yeteneklerimizi araştırıp bulmamız gerekiyor. Salgın bir yıl sonra sönümlenmeye başlayacak. Normal hayatımıza döneceğiz. Herkes normalleşmeyi bekliyor ve sabırsızlanıyor. Hayat kaldığı yerden devam edecek ama ikinci salgın gelirse o zaman eski yaşamızın bir daha asla olamayacağını bilmemiz gerekiyor. O zaman yeni bir dünya ve sosyal yaşam kurgulanacak. Virüs bulaşma riskine karşı hayat tarzı gelişecek. Bizim kuşak ve bizden önceki kuşak sınır konularak büyütüldü. Bir şey istediğimizde önce ‘yok’ denirdi. Bu sayede durmayı, sabretmeyi, öğrendik. Durmayı, beklemeyi, arzularını ertelemeyi bilmeyenler ego noksanlığı yaşayanlardır. Yeterince egosu olmayanlar kriz anlarında zorluk yaşar ve kendini zaptedemez. Egomuzu olgunlaştırmamız gerekli. Disiplinden taviz vermeden yaşamımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Sabahları mesai günlerimizde olduğu gibi saatinde kalkmalı, iş yerine gidermiş gibi hazırlanıp evde de olsak işimize dört elle sarılmalıyız. Sınırlı sosyal yaşam, hayatın sonu değil. Planlama yapılmazsa, kontrolsüzlük hissine kapılır ve depresyona sürüklenirsiniz.”

‘Sağlıklıyım işim var’ motivasyonu’

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Arif Verimli de süreç uzadıkça insanlarda bezginlik, yılgınlık oluştuğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bu durum karamsarlığa neden oluyor. Sürecin ciddiyetini kavrayarak akılcı hareket etmek durumundayız. Pandemi tek başımıza karar alıp uygulayacağımız bir süreç değil. Ümitsizlik, bezginlik hissedenlerden biraz durup düşünmelerini rica ediyorum. Kovid-19 tüm dünyayı etkilemiş durumda. Milyarlarca insan risk altında. Şu an sosyal yaşam bir miktar kısıtlanmış olsa da, ‘Sağlıklıyım, işim var’ diye düşünerek kendimizi motive etmemiz gerekiyor. Sonuçta kurallara uyulduğu sürece sosyal yaşamda yer alabilir, tatile gidebiliriz. Ümitsizliğe kapılmamak için onlarca neden ve imkan olduğunu kendimize tekrarlamalıyız. Vatandaşlarımıza naçizane tavsiyem, özellikle akşam saatlerinde ana haber bültenlerini izlememeleri. Müzik dinlemek, meditasyon, yoga ruhsal rahatlama sağlar. Ne yaparsa yapsın konsantre olamadığını, kendisini çaresiz hissettiğini düşünenler ve söyleyenler mutlaka yardım almalı. Yapılacak muayene sonrası belli bir süre ilaç tedavisine başlanabilir. Gerçeklere göre davranıp düşünmek zorundayız. Pandemi eninde sonunda bitecek.”

 

Kadıköy İskelesi'nde sosyal mesafesiz Adalar kuyruğuKURBAN Bayramı'nı İstanbul'da geçirenler sabahın erken saatlerinde, güzel havayı da fırsat bilerek Adalar'a gitmek için Kadıköy'deki iskeleye geldi. Vapurlara binmek isteyen çok sayıda kişi uzun kuyruklar oluşturdu. Metrelerce uzayan kuyrukta çok sayıda vatandaşın koronavirüs önlemleri arasındaki sosyal mesafeye uymadığı görüldü.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber