Geri Dön

‘Nazi kasabı’nın ibretlik sonu!

Nazi Almanyası’nda Yahudiler’e yönelik soykırım politikasının mimarlarından Otto Adolf Eichmann, savaş sonrası firar ettiği Arjantin’de 11 Mayıs 1960 günü yakalandı. 2 yıl sonra İsrail’de idam edilen Eichmann’ın cesedi fırında yakılarak külleri Akdeniz’e saçıldı...

‘Nazi kasabı’nın ibretlik sonu!

‘Nazi kasabı’nın ibretlik sonu


Nazi Almanyası’nın en kanlı isimlerinden biri olan Otto Adolf Eichmann, 19 Mart 1906’da Solingen şehrinde dünyaya geldi. Ailesinin Avusturya’ya yerleşmesinden sonra gençlik yıllarını bu ülkede geçiren Eichmann, mühendislik okulundaki başarısızlığından sonra bir elektrik ve inşaat firmasının satış departmanında, daha sonra da bir petrol firmasında satış elemanı olarak çalıştı. Eichmann, vatandaşı olan ve sonraki yıllarda Üçüncü Reich’ın en önemli isimlerinden olacak Ernst Kaltenbrunner’in önerisi üzerinde 1 Nisan 1932’de Avusturya Nazi Partisi’ne üye oldu. 1933 yılında 14 ay askerlik eğitimi alan Eichmann için dönüm noktalarından biri 1934 Eylül ayında, Nazilerin lider isimlerinden Himmler’in Güvenlik Servisi’ni açmasıyla yaşanacaktı. Ekibe katılan Eichmann, 1935 yılının başından itibaren Almanya’daki Yahudi varlığı ile yakından ilgilenmeye başladı. Öyle ki, Avusturya’nın Almanya ile birleşmesinden sonra Viyana’daki Yahudiler’in, Almanya’daki toplama kamplarına gönderilme işini üstlenenden kişi Eichmann olmuştu. Güvenlik Servisi’nin üst kademelerine kadar yükselen ‘Nazi Kasabı’, 18 ay içerisinde 150 bin Avusturyalı Yahudi’nin toplama kamplarına aktarılmasına öncülük etmişti.

‘Soykırım uzmanı’

Alman Ordusu’nun 1939 yılında Polonya’ya girmesiyle beraber Eichmann da Gestapo’ya transfer oluyor, Gestapo’nun Yahudi sorunu olarak adlandırılan bölümünün başına geçiriliyordu. Nazi soykırımının planlandığı birimde 6 yıl boyunca adına “Nihai Çözüm” denilen projede yer alan Eichmann, Yahudi nüfusun kitleler halinde yok edilmesini amaçlayan katliamların başrolünü üstlenmişti. Eichmann, 1941 yılında toplama kamplarının yenilenip elden geçirilmesi, yeni kampların açılması, gaz ve tren sistemlerinin geliştirilmesiyle bizzat ilgileniyor, yüz binlerce masum insanının katledilmesinde başrol oynuyordu. 20 Ocak 1942 yılında yapılan Wannsee Konferansı sonrası Adolf Eichmann “Yahudi uzmanı”, diğer deyişle soykırım uzmanı haline gelmişti.

Savaş bittikten sonra 1946 yılında gözaltına alınan Eichmann, kamptan kaçıp Arjantin’e gitmeyi başardı. Adını değiştirerek başkent Buenos Aires’in San Fernando semtine yerleşti. Holokost’ta hayatta kalan ve daha sonra Eichmann’ın oğluyla sevgili olan bir kadının, şüphelenerek İsrail istihbaratına haber vermesi üzerine Mossad ekipleri harekete geçti. Operasyon, Mayıs 1960’ta planlanmıştı. Ricardo Klement sahte adıyla Buenos Aires’te yaşayan Eichmann’ın gizlice çekilen fotoğrafları SS dosyasındaki fotoğraflarıyla karşılaştırıldı. Kulaklarının şeklinden Eichmann ve Klement’in aynı kişi olduğu kanısına varıldı. Eichmann için yolu sonu gelmişti. 11 mayıs 1960 yılında İsrail’in Gizli Servis’leri Mossad ve Lakam ajanları Peter Zvi Malkin, Zvi Aharoni ve Rafi Eitan tarafından yakalanan Alman savaş suçlusu, bir arabaya atılarak önce güvenli bir eve götürüldü. Sorgusu sırasında iki kez sahte isim verenn Eichmann, üçüncü sorguda kimliğini itiraf etti.

Film gibi operasyon

Ele geçirilen kişinin kimliği kesinleştikten sonra, Eichmann’ı Arjantinli yetkililere fark ettirmeden ülkeden çıkarma operasyonunun düğmesine basıldı.

Bir İsrailli resmi heyet El Al Havayolları’na ait uçakla Buenos Aires’e geldi. Dönüşte uyutulan Eichmann’a ise El Al üniforması giydirilirken, Arjantinli yetkililere ‘hasta bir çalışan’ olduğu yalanı söylendi. İsrail’in ilk başbakanı David Ben-Gurion, Eichmann’ın yakalandığını ve ülkeye getirildiğini İsrail parlamentosunda duyurduğunda, tüm dünya medyası haberi manşetleri taşıyordu.

İsrail’de idam edildi

Eichmann, Yahudi halkına karşı insanlık suçları, savaş suçları ve düşman bir örgüte üye olmak dahil 15 farklı suç işlemekle itham ediliyordu. İsrail’deki ilk sorgularına, bir dönem Türkiye’de İsrail Başkonsolosu olarak görev yapan ve THKP-C adlı sol örgüt tarafından kaçırılıp öldürülen Efraim Elrom da katılmıştı. Temyiz duruşmaları 22 ve 29 Mart 1962 tarihleri arasında gerçekleşti. 29 Mayıs’ta, İsrail Yüksek Mahkemesi, Eichmann’ın itirazını reddetti ve Bölge Mahkemesi idam kararını onadı. Nazi kasabı son çare olarak dilekçe yazarak İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Ben-Zvi’den merhamet diledi. Ben-Gurion, 31 Mayıs’ta Eichmann’a itirazının reddedildiği bilgisini verdi. Eichmann, İsrail, Ramla’daki cezaevinde 31 Mayıs 1962 tarihinde gece yarısından önce idam edildi. Eichmann’ın ölüme gittiği dakikalarda son sözleri, “Almanya uzun yaşa. Arjantin uzun yaşa. Avusturya uzun yaşa. Bunlar benim en bağlı olduğum üç ülke. Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum. Ben hazırım. Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz yakında tekrar buluşacağız. Tanrı’ya inanarak ölüyorum” oldu. İnfaz edilmesinden sonra cesedi özel olarak tasarlanmış bir fırında yakılırken, külleri ise 1 Haziran günü sabah saat 04.00’da İsrail Deniz Kuvvetleri devriye botu tarafından Akdeniz’e saçıldı.

Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan BM'ye seslendi: Asla müsamaha göstermeyeceğiz!Gelen bir son dakika haberine göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan, video konferansla “75. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu”na katıldı. Erdoğan Doğu Akdeniz için bir çağrıda bulunurken, "Tüm bölge ülkelerinin göz önünde bulundurulduğu bölgesel bir konferans düzenlenmesini teklif ediyorum." ifadelerini kullandı. Yunanistan'ın bölgedeki tahriklerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğu Akdeniz'de tacize asla müsamaha göstermeyeceğiz." dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber