Geri Dön

‘Putin, Türkiye’yi kaybetmek istemez’

Libya’da karşı cephede yer alan Türkiye ve Rusya’nın atacakları adımlarda, Suriye’deki dengeyi gözeteceklerini ifade eden emekli general Babüroğlu, “Putin, Libya ya da Suriye için Türkiye’yi kaybetmeyecektir” yorumu yaptı.

‘Putin, Türkiye’yi kaybetmek istemez’

Emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu, Suriye'nin ardından Libya'da da, Rusya ve Türkiye'nin iş birliğine gitmesini, "Türkiye ve Rusya, Libya’da atacakları adımlarda, Suriye’deki dengeyi de gözeteceklerdir. Strateji taşlarını iyi oynayan bir Putin, S-400 ve diğer stratejik düzeydeki işbirliği nedeniyle, Türkiye’yi Libya ya da Suriye için kaybetmeyecektir" sözleriyle değerlendirdi. Babüroğlu, İncirlik ve Kürecik resteni ilişkin de, "Sadece YPG/PKK terör örgütüne verilen destek bile ABD üslerinin kapatılması için yeterli koşulları oluşturuyor" diye konuştu.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile yapılan deniz yetki sınırlandırma anlaşması ile Doğu Akdeniz'de dengeleri değiştiren Türkiye, Halife Hafter güçlerine karşı mücadele veren UMH ile ilişkilerini artırıyor. UMH'ye askeri eğitim istihbarat lojistik silah sistemlerinin hibesini içeren askeri ve güvenlik işbirliği mutabakatı Dışişleri Komisyo'nundan geçti ve 25 Aralık'ta TBMM Genel Kurul'da görüşülmesi ve yasalaşması bekleniyor.

Putin devrede

Libya’da Fayaz Al Sarraj’ın liderliğindeki UMH ile Hafter’in başında olduğu grup arasında çatışmalar sürerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin kritik bir görüşme yaptı. Libya'da Wagner adında paralı askerleri bulunan ve Hafter'i destekleyen Rusya ile UMH'nin yanında yer alan Türkiye arasında, taraflar önümüzdeki günlerde Moskova'da masaya oturacak. Putin, Rusya’nın Libya’da hem UMH ile hem de Hafter ile temas halinde olduklarını söyledi.

"İlişki bozulursa Suriye tehlikeye girer"

Babüroğlu, Libya üzerinden Rusya-Türkiye ilişkilerini Milliyet'e değerlendirdi. Babüroğlu'nun açıklamaları özetle şöyle:
"Hafter güçleri Libya’nın yaklaşık yüzde 77’sini; UMH de Libya’nın yüzde 6’sını kontrol ediyor. Türkiye için en büyük risk, karşı cephede yer alan Hafter güçlerinin üstünlük sağlayarak kontrolü ele geçirmesi ve Türkiye’nin BM tarafından tanınan Libya hükümetiyle yaptığı anlaşmanın geçersiz sayılması. Bu durumda, Türkiye’nin karşı cephede yer alan ülkelerle özellikle Rusya’yla işbirliğinin olumsuz etkilenme olasılığı göz ardı edilmemeli.
Türkiye, Suriye’de Rusya’yla birlikte hareket ederken; Libya’da Rusya’nın karşısında yer alıyor. Libya’da izlediği politika nedeniyle, Rusya’yla devam eden iyi ilişkilerin olumsuz etkilenmesi Türkiye’yi Suriye’de hem Fırat’ın batısı hem de doğusunda ve İdlib’te zora sokar.

"Türkiye'yi kaydecek adım atmaz"

Rusya’nın politikası önemli. Putin’in Rusyası, Türkiye’yi sadece Suriye denkleminde konumlandırmıyor. Türkiye’ye Suriye’den daha büyük bir değer biçiyor. Türkiye ve Rusya’ın bu bağlamda, Libya’da bir orta yol değerlendiriyorum. Bununla beraber, Türkiye ve Rusya, Libya’da atacakları adımlarda, Suriye’deki dengeyi de gözeteceklerdir. Strateji taşlarını iyi oynayan bir Putin, S-400 ve diğer stratejik düzeydeki işbirliği nedeniyle, Türkiye’yi Libya ya da Suriye için kaybetmeyecektir.

İç savaşlar 15-20 yıl sürüyor

Türkiye, Suriye ve Doğu Akdeniz’deki konumunu ve politik amaçlarını düşünerek adım atmalı. Yapılan araştırmalara göre, bir iç savaş en az 15-20 yıl sürmekte. Afganistan ve Irak örneği, Suriye’de iç savaşın 30-40 yıl sürebileceğine işaret ediyor. Yani, Suriye’deki iç karışıkla en az bir 10-20 yıl daha yaşamak zorunda kalacak bir Türkiye olacak. ABD ve Rusya ise, Suriye’de kalıcı. Libya’daki iç çatışmanın da en az bu kadar süreceği dikkate alınırsa Türkiye’nin tutumunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar.

"Asker göndermek son seçenek"

Irak, Suriye ve Libya’da artık vekiller savaşmaktadır. Savaşın evriminde ortaya çıkan tabloda, özel askeri şirketler, paralı askerler, devlet dışı aktörler, terör örgütleri sahada her türlü mücadelede yer almaktadır. Ülkeler vekiller üzerinden savaşa devam etmektedirler. Rus özel askeri şirketi olan Wagner Grup’a ait askerlerin Libya’da savaştığı bir sır değil. Diğer ülkeler için de benzer durum var. Türkiye, asker göndermeden de ulusal çıkarlarını koruyabilir. Bu nedenle, Türkiye’nin Libya’ya muharip birlik göndermesi, eldeki son seçenek olmalıdır. Donatım, lojistik, eğitim, teknik ve danışmanlık desteği sağlanabilir. Unutulmamalı, ülkeler Libya’da zaten vekiller üzerinden 'hibrid' ya da beşinci nesil savaşı sürdürmektedir."

Neden İncirlik ve Kürecik resti çekildi?

ABD'den gelen tehditlere yönelik, İncirlik ve Kürecik kartının oynanmasıyla ilgili Babüroğlu, Kıbrıs Barış Harekatı'nın ardından ABD'nin askeri ambargo uyguladığını buna karşı ABD'nin 21 üs ve tesisini kapatıldığını hatırlattı. Babüroğlu şöyle devam etti:

"ABD, Türkiye’nin coğrafi bütünlüğüne kasteden YPG/PKK terör örgütüne desteği artırarak sürdürüyor. YPG/PKK terör örgütünü meşrulaştıran, itibar ve sempati kazandıran adımları atmaya devam ediyor. ABD, Doğu Akdeniz’de Türkiyenin karşısında Yunanistan’ın ve GKRY’nin yanında yer alıyor. ABD Senatosu, 18 Aralık 2019’da 738 milyar dolarlık savunma bütçesi tasarısını kabul etti. Tasarıda, Rusya’dan satın alınan S-400 hava savunma sistemi nedeniyle Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının verilmemesi, CAATSA yaptırımlarını uygulaması maddeleri yer alıyor. Ayrıca, GKRY'ye silah ambargosunun kaldırılması, Yunanistan'a askeri yardım yapılması konuları var. Rus gazını Avrupa'ya taşıyacak Türk Akımı ile Kuzey Akım-2'ye yaptırımları da içeriyor. Tasarıda, ABD, İsrail ve Mısır'ın Doğu Akdeniz “Güvenlik ve Enerji Ortaklığı” anlaşması (2019) kabul ediliyor. ABD, ABD-İsrail-Yunanistan ve GKRY arasında enerji işbirliğini geliştirmek için bir merkez kurulması öngörülüyor. ABD'nin bu yaptırım ve uygulamaları, Türkiye'yi bölgede yalnızlaştırma adımlarıdır. ABD Başkanı Trump tarafından bu tasarının 20 Aralık 2019’da onaylanması ihtimali de yüksek. ABD’nin başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’daki politikalarının, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına ve güvenliğine aykırı olduğu çok açık.

"Üsleri kapatılmalı"

Bu açıdan değerlendirildiğinde, Türkiye’de bulunan İncirlik ve Kürecik üslerinin kapatılması kartının masada olması çok doğal. Sadece YPG/PKK terör örgütüne verilen destek bile ABD üslerinin kapatılması için yeterli koşulları oluşturuyor. ABD’nin Türkiye’deki üslerinin kapatılması gerektiğini değerlendiriyorum.
ABD, Irak’ta, Körfez bölgesinde, Yunanistan’da, Romanya ve Bulgaristan’da seçenekleri var. Bu nedenle, ABD’nin ve NATO’nun Türkiye’deki üslerinin kapatılması sonucunda kayda değer şekilde etkileneceğini değerlendirmiyorum. Fakat, Türkiye ABD ve NATO bağlamında daha da yalnızlaşacaktır. Ancak, bu adımı atacak bir Türkiye, kendisine yönelik tehditleri azaltmalı. Komşu ülkelerle, Suriye, İsrail ve Mısır'la işbirliğini kurup geliştirmeli. Suriyeli sığınmacıların dönüşü hızlandırılmalı.

Erzurum'da çöken metruk bina, paniğe yol açtıErzurum'un merkez Yakutiye ilçesinde kullanılmayan 5 katlı bina çöktü, olayda yaralanan olmadı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber