Geri Dön
GündemSazlıktan havalanan kuşlar mazide kaldı

Sazlıktan havalanan kuşlar mazide kaldı

200 tür kuş ve sayısız bitki türüyle cennetten bir parça olan Seyfe, gölü besleyen su kaynaklarının kesilmesi ve tarımda kullanmak amacıyla yer altı sularının alınmasıyla hızla çölleşiyor...

Sazlıktan havalanan kuşlar mazide kaldı

Orta Anadolu’da iklim değişikliği kadar, yanlış ve aşırı su kullanımı sonucu sulak alan özelliğini yitiren başka bir alanı Seyfe Gölü. Kırşehir’in Mucur ilçe sınırlarında denizden bin 114 metre yükseklikte yer alan ve coğrafya kitaplarında alanı 15 kilometrekare olarak belirtilen göl, ilkbahar yağışl arı ve karların erimesiyle adını aldığı Seyfe Ovası’na yayılıyor ve göl alanı 89 kilometrekareye kadar ulaşıyordu. Bir zamanlar Seyfe Ovası’nın hayat kaynağı olan göl ülkemizin en büyük flamingo topluluklarından birine de ev sahipliği yapıyordu. Pek çok kuşa yaşam sunan Seyfe Gölü’nde yaban ördekleri, çamurcunlar, pelikanlar, balıkçıllar, balabanlar, yağmurcunlar, kazlar, leylekler, turnalar, kılıçgagalar, martılar ve sumrular bulunuyordu. 200 türden aynı anda 100 bine yakın kuşun konakladığı göl, 20 yıl öncesine kadar yabancı turistlerin kuş gözlemi yapmak için geldiği bir alandı. Gölü besleyen su kaynaklarının önünün kesilmesi ve tarımsal sulama amacıyla yer altı sularının alınması göl sularının çekilmesine ve tamamen kurumasına sebep oluyor.

Sazlıktan havalanan kuşlar mazide kaldı

BİNLERCE KUŞUN YUVASIYDI

Doğa Araştırmaları Derneği Genel Müdürü Osman Erdem, Seyfe Gölü’nün kurtarılması için 25 yıldır çabalayanlardan. Erdem, Seyfe Gölü’nün geçmişte besin maddelerince zengin sularıyla, tuzludan tatlıya doğru değişen nitelikteki bataklıklarıyla, sulak çayırlıklarıyla, kuşların düşmanlarından uzakta kuluçkaya yatmasına imkân veren adalarıyla değişik türden binlerce kuşa ev sahipliği yaptığını belirtti. Osman Erdem, “Göl 1989 yılında 1. Derece Doğal Sit Alanı, 1990 yılında Tabiatı Koruma Alanı ilan edilerek koruma altına alındı. 1994 yılında ise taraf olduğumuz Uluslararası Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi (RAMSAR) Listesi’ne dahil edildi. Ancak bütün koruma statülerine rağmen Seyfe Gölü’nün korunamadığını bir zamanlar çevresine hayat veren gölün yerinde göz alabildiğince uzanan hiçbir canlının yaşamadığı tuz çölü oluştu” dedi.

Erdem, Seyfe Gölü’nü kurutan etkenin iklim değişikliği değil insan eliyle yapılan müdahaleler olduğunu belirtti: Gölü besleyen üç önemli su kaynağı var. Bunlardan en önemlisi 2000’li yılların başında Mucur ilçesinin içme suyu olarak alındı. Horla ve Yenidoğanlı kaynakları ise son 15-20 yılda ovada yasal ve yasadışı yüzlerce kuyunun açılması ve yer altı su seviyesinin düşmesiyle kurudu. Yüzeysel akışla kuzeyden gelen sular da 1990’lı yılların sonunda DSİ tarafından açılan tahliye kanalıyla göle ulaşması engellenince göl kurudu.”

CANLI ÇEŞİTLİLİĞİ YOK EDİLDİ

Erdem, “Seyfe-Mucur drenaj projesiyle milyonlarca TL kaybettik. Havzadaki yer altı ve yüzey sularının yanlış kullanımıyla bozulan su rejimi ve iklim nedeniyle canlı çeşitliliği yok oldu. Meyve bahçeleri kurudu, binlerce yıldır göl tabanında biriken tuz tabakası rüzgarlarla tarım alanlarına taşınarak yöresel tarımın tehdit altına aldı” diye konuştu.

Seyfe Gölü’nün geri kazanılması için hâlâ umut beslediğini belirten Erdem, “Öncelikle ovadaki tüm kaçak kuyular kapatılmalı, sulu tarımdan vazgeçilmeli ve yöreye uygun tarım ürünlerinin yetiştirilmesi teşvik edilmeli, Mucur Belediyesi içme su kaynağı olarak kullandığı Seyfe kaynaklarından vazgeçmeli” dedi.

Sazlıktan havalanan kuşlar mazide kaldı

‘KARAVANLA GELİRLERDİ’

Suyun yok oluşuyla birlikte hayatında yok olduğunu belirten maden mühendisi Hasan Yavuz ise, “Alman turistler karavanlarıyla gelir, dürbünleriyle gölü gözlemlerlerdi. Kapadokya’ya çok yakın olduğumuz için turizm için uğrak noktasıydı gölümüz. 1980’lere kadar turistlerin ekonomimize katkısı çok büyüktü. Çünkü turistler köyümüzde konaklar, alışveriş yapardı. Su çekilince insan da çekildi” diye konuştu.

‘CEHENNEME ÇEVİRDİK’

Seyfe Gölü’nü Koruma Derneği Başkanı Mustafa Yavuz, gölün kurumasının ilk nedenlerinin kaynaklarının içme suyu olarak kullanılması ve yer altı sularının tarımsal amaçlı çekilmesi olduğunu belirtti. Seyfe köylüsü emekli öğretmen Mustafa Yavuz, “Bu dert sadece köyümüzün değil tüm Türkiye’nin sorunu olmalıdır. Neden halen harekete geçilmiyor? Neden göl çöle döndü? Eskiden buralarda kayıklarla insanlar dolaşırdı. Kuş seslerinden insanlar mutlu olurdu. Cenneti cehenneme çevirmeyi başardık. Yeraltı suları çekildi göl aynası (yüzey) kalmadı. Seyfe’yi iklim krizi değil insanoğlu kuruttu” dedi.

Sazlıktan havalanan kuşlar mazide kaldı

YÜKSEKLERDE BİR GÜZELLİK: KARAGÖL

İncelediğimiz son göl çevresel tehditlerden en uzak sulak alanlardan Ankara’nın Beypazarı ilçesindeki Karagöl. Bin 600 metre yükseklikteki Karagöl ismini dip yapısındaki bitkilerin sunduğu siyah renkten alıyor. 2011 yılından beri Tabiat Parkı özelliğine erişen Karagöl, insan etkilerinden uzakta. Doğa yürüyüşü, bisiklet, olta balıkçılığı gibi aktiviteler için uygun olan Karagöl, iklim değişikliğinden en az etkilenen tabiat alanlarımızdan. Köroğlu Dağları’na bakan yüzü ile su deposu özelliğini koruyan Karagöl halen kadife ve sazan gibi balıkların yuvası. Beypazarı Belediyesi Karagöl sorumlusu Cem Koçyiğit, 2017 yılından beri Ankara Kalkınma Ajansı tarafından desteklenerek doğaseverler için uygun alan haline getirilen Karagöl’ü gelecek kuşaklara aldıkları gibi aktarmayı amaçladıklarını belirtti. Tarımsal sulama amaçlı yeraltı sularının çekilme tehdidi yaşamayan Karagöl, benzer uygulamalarla eski günlerine dönebilecek göller için örnek olabilir.

YARIN: UZMANLAR, ‘GÖLLER NASIL KURTULUR’U ANLATIYOR

Freni boşalan kamyon 5 araca çarptı Bolu'da, park halindeyken freni boşalan demir yüklü kamyon, park halindeki 2 otomobil ve 3 kamyonete çarptı. Olay anında kamyondan kaçarken düşen bir kadın yaralandı. Kaza anları güvenlik kamerasına yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler