Geri Dön

Sümer kâtip okulları: Tüm dünya onları örnek aldı

Sümerler; 5 bin yıl önce yazıyı icat ettikten sonra ilk kez okul kuran medeniyet olarak tüm okullara model oluşturdu. Kralların; yasaları yazıya dökmek ve hazinelerindeki nesnelerin kaydını tutmak için kâtiplere ihtiyacı vardı. Rahipler de dini kuralları yazılı hale getirmek ve malzemelerin kaydını tutmak için kâtiplere gerek duyuyordu. Bu nedenle; okuma, yazma bilen kâtipler yetiştirmek için saray ve tapınakların çevresinde okullar açıldı.

Sümer kâtip okulları: Tüm dünya onları örnek aldı

Sümer kâtip okulları: Tüm dünya onları örnek aldı
Okulda, yazı kil tabletlere yazıldığı için bu okullara Tablet Evi anlamına gelen “Eduba” denilirdi. Öğrencilere; matematik, geometri öğretilmeye ve efsaneler ezberletilmeye başlanınca kâtipler en kültürlü insanlar oldu. Kâtiplik saygınlık kazandıkça öğrenci sayıları arttı. Talep artınca, tecrübeli kâtipler yüksek ücretli özel okullar açtı. Çivi yazısı uzmanı N. Schneider; kil tabletlerden derlediği 500 kâtibin adını ve babalarının mesleğini yayımlayınca Sümer kâtiplerinin tümünün zenginlerin çocuğu olduğu görüldü. Saraydaki kâtipler; kralın özel mektuplarını yazıp gelen mektupları krala okudukları için güvenilir zengin ailelerin çocukları arasından seçilirdi. Çocuklar, okula 6-7 yaşında başlar, 18-19 yaşına kadar eğitim görürdü. Basit işlerde çalışacak olanlar; okuma yazma ve biraz da matematik öğrendikten sonra iş bulup okuldan ayrılırdı. Okulda; başöğretmen, yardımcı öğretmenler ve kıdemli öğrenciler eğitim verirdi. Öğrenciler öğretmenlere itaat etmek zorundaydı. Ödevini yapmayan, okula geç gelen, derste konuşan veya başarısız olan öğrencilerin dövülmesi normal sayılırdı.

Okulda verilen dersler

Okulda; öğrencilerin önce yatay ve dikey çizgiler çizmesi istenir, ardından da yazımı kolay olan hecelerin ıslak kil tabletlere nasıl yazılacağı öğretilirdi. Daha sonra öğrencilere; u-a-i ünlü harflerini kullanarak tu-ta-ti ve mu-ma-mi gibi hece serileri yazdırılırdı. Ardından, öğrenciler aile fertlerinin ve arkadaşlarının isimlerini yazmayı öğrenip ikinci aşamaya geçerdi. Bu aşamada; çocuklara UR-RA=hubullu sözcük listeleri olarak adlandırılan ve anlamsal bütünlüğü olan kelimeler yazdırılırdı.

Bu tabletlerin içeriği: yasalar ve yönetimle ilgili terimler, ağaçlar ve ahşap eşyalar, kamışlar ve kamıştan eşyalar, seramik eşyalar, deri ve bakır eşyalar, diğer metal eşyalar, evcil hayvanlar, yabani hayvanlar, vücuttaki organlar, kaya türleri, bitkiler, kuş ve balıklar, kumaş türleri, coğrafi terimler ile yiyecek ve içecek isimleri olarak özetlenebilir. Öğrencilere, güzel mektup yazma alıştırmaları yaptırılırdı. Hukuk alanında eğitilen kâtiplere, geçmişteki önemli davalarla ilgili metinler öğretilirdi. Bunlardan biri, İsin kentinde işlenmiş meşhur bir cinayet davasıydı.

Öğrencilere, yasal açıdan önem taşıyan örnek sözleşme metinleri de öğretilirdi. İleri düzeyde eğitim alan kâtipler, krallara methiye yazma konusunda da uzmanlaşırdı. Bu kâtipler, matematik ve arazi ölçümü konularına da çok hakimdi. Matematik bilmek bir kâtibin en önemli özellikleri arasındaydı. Müzik eğitimi de çok önemsenirdi. En üst eğitim döneminde; kâtiplere önce 4 efsane metin, ardından Gılgamış Destanı gibi 10 edebi metin defalarca tabletlere kopyalatılıp ezberletilirdi. Sümer okulları, 4000 yıl önce dünyanın en bilgili insanlarını yetiştirdi ve dünyadaki tüm okullara örnek oluşturdu.

Sokakta bir garip corona testi! İl Sağlık Müdürlüğü yalanladı ama...İzmir'in Karşıyaka ilçesinde, İl Sağlık Müdürlüğü'nde görevli iki sağlık çalışanı, vatandaşlara sokakta corona virüs testi yaptı. Sosyal medyada yayılan görüntülerin ardından İl Sağlık Müdürlüğü, böyle bir uygulamalarının olmadığını, bir vaka için giden ekibin kendilerini gören vatandaşlara test yaptığı açıklamasında bulundu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber