Geri Dön
Kültür SanatBu maceranın kahramanı sensin

Bu maceranın kahramanı sensin

Çocuklara tarihi, kültürü ve sanatı sevdirmek için bildikleri dilden anlatmak ve kendilerini hikâyenin kahramanlarından biri hissettirmek yeterli

Bu maceranın kahramanı sensin

Melisa Vardal - Dijitalleşen dünyanın pandemi döneminde televizyon, tablet ve bilgisayar gibi araçları daha çok kullanan çocukların üzerinde etkisini arttırdığını bildiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Çocukların çok fazla oyun oynaması onları gerçek dünyadan kopartıp somut-soyut kavramları ayırt edememelerine de neden oluyor. Bu durumundan tek kurtuluş ise çocukların gerçek hayatla bağlarını güçlendirmek. Gözlem yeteneği yüksek ve çevresini yaşadıklarını sorgulayan çocuklar yetiştirebilmek için bu bağlarını kuvvetlenmesi şart. Bu bağları oluşturmak için tarih, kültür ve sanat en önemli olgular olarak yer alıyor. Çocuklarla tarihi ve kültürel yerlere gitmek, onları geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkarmak özellikle bugün çok değerli. Ancak bunu yardım almadan yapmak zor. Çünkü çocukların ilgisini her daim yüksek tutabilecek, onların merakını uyandıracak şekilde anlatmak gerekiyor. Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Süleymaniya Camii, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı… Tüm bu rotaları çocuklar için hazırlanmış özel bir organizasyonla gezmek hem öğretici hem de eğlendirici bir seçenek. Konunun profesyoneli Ömer Kokal’ın rehberliğinde buluşan çocuklar hep birlikte yaptıkları bu gezilerden çok keyif alıyorlar. Çünkü Kokal, onların dilinden konuşarak ilgilerini her daim üst seviyede tutuyor. Büyüklerin kârı da Kokal’ın anlattıklarını dinleyerek bildiklerini yeniden hatırlamak oluyor. 

Bir İstanbul gezisi

“Ailemle Geziyorum” adlı bu organizasyon çocuklara evrensel değerleri ve mirasları daha yakından ve onlara özgü bir dil ile anlatılan hikâyeler eşliğinde öğretmek fikrinden yola çıkarak kurulmuş. Böylelikle çocuklar içinde bulundukları evreni tanıyor, anlıyor ve saygı duyup korumayı benimsiyorlar. Çocuklar söz konusu olunca hassas olunması gerektiği için “Ailemle Geziyorum” ekibi, önceden belirledikleri rotaları alanında uzman danışman ve profesyonel rehberlere sunuyor. Aldıkları onaylarla yola çıkan ekip çocuklarda merak uyandırarak dinledikleri hikâyelerin içerisine onları dahil ediyor ve farklı oyunlarla çocukların keşfetme yetilerinin uyanmasına olanak sağlıyorlar. Ne dersiniz yarıyıl tatili yaklaşırken bir İstanbul gezisi yapmak keyifli olmaz mı? 

Ebeveynlerin sorumluluğu

“Ailemle Geziyorum”un proje yöneticilerinden Yağız Çimen ekran içerisine sıkışmış bir nesille karşı karşıya bulunduğu-muzdan yakınıyor ve bunun çocukların tercihi olmadığını, pandemi gibi evrensel şartların da etkisi sonucunda ebeveynlerin eli ile gerçekleştiğinin üstüne basıyor.

Bu maceranın kahramanı sensin

Gizemli geçitler, gizli şifreler

Çocuklara tarihi ve kültürü sevdirmenin yolu onlara keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir evrende yaşadıklarını hatırlatmak. Tarihi, kültürü ve farklı coğrafyalara ait onlarca hikâyeyle kendi yaşam öykülerine destek olabilecek bir temel yaratarak ilgilerini uyandırmak mümkün. Çocukları yönlendirmek yerine onlara ayak uydurarak ve birlikte keşfetmek için dostane bir bağ kurmak çok önemli. Unutmayalım ki her rotada çocukları şaşırtacak imgeler ve hikâyeler var. Örneğin Süleymaniye’deki gizli devekuşu yumurtaları ya da İstanbul’u çepeçevre saran gizli geçitler. Gezilerde oynanan oyunlar da çocukların hikâyede kendilerine rol bulmalarına ve öğrenmeyi daha çok istemelerine yol açıyor. Mimar Sinan’ın şifrelerini çözdüklerinde hem tarihe ilgileri artıyor hem de mimariye. Üstelik kendilerini bir maceranın kahramanı hissediyorlar.