Geri Dön

"Müzisyenlerin emeklerinin bedava olması çok ürkütücü"

Cem Mansur, bir süredir CRR Konser Salonu Genel Sanat Yönetmenliği ve CRR Senfoni Orkestrası Şefliği görevlerini üstleniyor.48. İstanbul Müzik Festivali kapsamında tarihi Tophane-i Amire'de yeni kurulan Festival Orkestrası ile birlikte çevrimiçi bir konseri yöneten Cem Mansur ile hem bu yeni orkestra hem festival hem de pandemi sürecinde müziğin akıbeti üzerine konuştuk. Bu arada Cem Mansur'un şefliğinde performans sergileyen Festival Orkestrası'nın 48. İstanbul Müzik Festivali kapsamında verdiği konseri 22 Ekim 2020 tarihine kadar online.iksv.org sitesinden izleyebileceğinizi de hatırlatalım.

"Müzisyenlerin emeklerinin bedava olması çok ürkütücü"

İhsan Dindar - milliyet.com.tr / ihsan.dindar@milliyet.com.tr

 

Yeni bir orkestra ile karşımızdasınız "Festival Orkestrası" öncelikle hayırlı olsun. 48. İstanbul Müzik Festivali kapsamında da bir kayıt gerçekleştirdiniz. Ona da geleceğiz ama Festival Orkestrası'na dair bilgilerle başlamak isterim...

 İstanbul Festivali’nde görev alan yerleşik orkestralar oldu epeydir, ama birçoğumuzun hayalinde olan bir festival orkestrası fikrini bu yıl zorunluluktan hayata geçirdik, ama bazen zorunluluklardan hayırlı sonuçlar çıkabiliyor. Festivalde yönetmem planlanan İ Solisti Veneti (Venedik Solistleri) konseri malum nedenlerle iptal olunca, konserin destekçileri Türk sanatçılarını desteklemek istediler ve biz de özellikle salgın döneminde çok kırılgan yaşamları olan serbest çalışan müzisyenlerden bir orkestra oluşturmaya karar verdik. Müzisyenlerin çoğu, Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’ndan tanıdığım arkadaşlardı.

 

Pandemi hayatımıza yeni kavramlar dâhil etti. Bunlardan biri de online konserler. 48. İstanbul Müzik Festivali de bu sene tamamen çevrimiçi olarak gerçekleştiriliyor. Öncelikle bu çevrimiçi konser fikri hakkında ne düşünüyorsunuz? Çevrimiçi kayıtların her şey normale döndükten sonra da devam etmesi fikrine nasıl bakarsınız?

Çevrimiçi konserlerin hiçbir şekilde gerçeğinin yerini alamayacağını biliyorum. İnsanlar pandemi öncesinde de, “müzik dinlemenin” bir yerleri tıklamak olduğunu sanıyordu. Bütün meslekler arasında en zor ve uzun eğitimi gören müzisyenlerin emeklerinin bedava olması zaten çok ürkütücü bir kültür haline gelmişti, pandemi bunu daha da tuhaf bir hale getirdi. Müziğin, aynı mekânı paylaşan, çalanla dinleyen arasında yoğun ve derin bir iletişim unsuru olduğu göz ardı ediliyor. Çevrimiçi konserler her türlü kayıt gibi müziğin sadece bir sureti. Konserler olamıyorken hiçten iyi tabii…

Müzisyenlerin emeklerinin bedava olması çok ürkütücü

Konser kaydı tarihi Tophane-i Amire'de gerçekleştirildi. Biraz seçkiye de değinmenizi istesem?

 Tophane-i Amire, daha önce iki festival gerçekleştirdiğim, oda müziğinden operaya kadar farklı türlerde konserler organize ettiğim ve yönettiğim bir yer, atmosfer olağanüstü, ama akustik haliyle fazla canlı. Bu akustiklerde hızlı müzikler çalınca sesler çok birbirine giriyor. Asıl bu nedenle daha yavaş eserlere yer verdik, ama yeterince çeşitlilik olması için Kuzey Avrupa’dan Güney Avrupa’ya uzandık, haliyle Arjantin yoluyla.

 

Sizin bir de Cemal Reşit Rey Konser Salonu genel sanat yönetmenliği ve CRR Senfoni Orkestrası ve Türkiye Gençlik Orkestrası Şefliği gibi önemli görevleriniz de var. Geçtiğimiz haftalarda Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda CRR Senfoni Orkestrası ile bir konser gerçekleştirdiniz. Sosyal mesafeli konser deneyimi siz müzisyenlere neler hissettirdi?

 Sosyal mesafeli oturduğunuz zaman, 80 kişi sığacak sahneye 50 kişi sığabiliyor. Müzisyenler birbirlerinden normalde olduğundan daha uzak oturuyorlar, bu yüzden kendi aralarında da şefle de iletişimleri farklı oluyor. Ama burada da bir olumsuz durumdan, insanların birbirlerini daha iyi dinleyerek çaldıkları bir ortam oluşuyor.

 

Havalar soğumadan Harbiye Açıkhava Tiyatrosu gibi açık mekânlarda bu tip bir konseri tekrarlamayı düşünüyor musunuz?

 Şu anda çok geç, ama gelecek yaz, popüler klasiklerden oluşan sohbetli konserleri daha sık gerçekleştirmek isterim. Bir konser salonunda senfonik bir konsere gitmeyi düşünmemiş insanlara ulaşıp bu müziğin herkesin hayatında olabileceğini göstermek için güzel bir fırsat.

 

Özellikle klasik müziği baz aldığımızda dinleyici kitlesinin ağırlıklı olarak orta yaş ve orta yaş üstü olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Bu kitle aynı zamanda salgında da en riskli grup. Eminim onlar konserleri, siz de onları salonda görmeyi özlemişsinizdir. Onlara yönelik bir proje çalışmanız olacak mı?

 CRR’de konserler başladığında hafta sonları konserler erken saatte yapılacak, hafta içi de, bütün sanatçılardan söz aldık, iki defa çalacaklar. Hem salon kapasitesini üçte birine düşürüyoruz, hem de 65 yaş üstü dinleyicilerimiz saat 20.00’de evlerinde olabilecekler. 65 yaş üstüne böyle bir kısıtlama getirmenin mantığını da anlamak imkânsız aslında.

Müzisyenlerin emeklerinin bedava olması çok ürkütücü

Bir diğer can alıcı nokta; sizinle geçtiğimiz kış konuştuğumuzda büyük bir şevkle planlarınızdan bahsetmiştiniz. Bu kış için yeni bir kısıtlama kararı gelmemesi durumunda CRR Konser Salonu'nda etkinlikler yapılması planlanıyor mu?

 Kısıtlama hali hazırda var. Az dinleyici, büyük orkestralar yok, ama buna rağmen renkli bir alternatif program oluşturabildik. Tabii belli kurallar uygulanacak.

 

Son olarak yakın gelecek için iyimser misiniz? Yakın bir gelecekte eski normale dönebileceğimizi düşünüyor musunuz?

 Bizim dinleyicimiz disiplinli, maskeli, 60 dakikalık konserleri dinleyeme gelen insanlar. Konser salonlarını düğün salonlarıyla bir tutup kurunun yanında yaşın da yandığı yasaklara kurban gitmeyeceğimizi umuyorum. Eski normale dönmek uzun sürebilir, ama bu, oturup beklemek için bir neden değil. Sanatın kolay vazgeçilebilir görüldüğü ülkemizde bizi önemli bir sınav bekliyor.

 

Fotoğraflar: Poyraz Tütüncü

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber