Geri Dön
Kültür SanatSelçuk Yöntem: Hayatın özü bilgeliğe ve doğruluğa kodludur

Selçuk Yöntem: Hayatın özü bilgeliğe ve doğruluğa kodludur

Selçuk Yöntem, Türkiye'nin en önemli oyuncularından biri olarak bugüne kadar onlarca yapımda yer aldı. Geçtiğimiz yılın başlarında sahnelenmeye başlayan ve güçlü prodüksiyonuyla da dikkat çeken Amadeus bunlardan biri. 20. yüzyılın en önemli tiyatro yazarlarından Peter Schaffer'in kaleme aldığı eserde Okan Bayülgen ve Özlem Öçalmaz ile birlikte başrolü paylaşan Selçuk Yöntem, müzisyen Antonio Salieri'ye hayat veriyor. Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Enternainment'in ortak yapımı olan Amadeus, pandemi koşullar nedeniyle uzun bir süre ara vermek zorunda kaldığı sahneye geri dönmeye hazırlanıyor. Işıl Kasapoğlu'nun yönettiği Amadeus 9 ve 10 Haziran tarihlerinde Zorlu PSM'de izleyicilerle tabiri caize hasret giderecek. Usta oyuncu Selçuk Yöntem ile normalde çok daha önce planladığımız ancak yine pandemi nedeniyle ertelemek zorunda kaldığımız röportajımızı bu vesileyle yayımlıyoruz. Selçuk Yöntem ile hem bu dev prodüksiyon hem Salieri hem de mevcut pandemi koşullarında sanatın geleceğini konuştuk.

Selçuk Yöntem: Hayatın özü bilgeliğe ve doğruluğa kodludur

İhsan Dindar - milliyet.com.tr / ihsan.dindar@milliyet.com.tr

 

Karşımızda büyük bir prodüksiyon var. Peter Shaffer'in çok önemli bir eserin uyarlaması aynı zamanda. Böyle bir projenin içinde yer almak nasıl bir duygu?

Böylesi büyük bir prodüksiyonu yapmak kolay bir şey değil. Epey zahmetli, meşakkatli bir iş. Bir de başarılı olamazsanız yıkımı çok daha büyük olur. Bana bu teklif ile geldiklerinde "olması gerektiği gibi yapılmazsa bu iş olmaz" dedim. Dekoru, kostümü her şeyiyle en iyi olması gerektiğini söyledim. Gerçekten onlar da sağ olsunlar bütün her şeyiyle tüm aşamaları büyük bir titizlikle gerçekleştirdiler. Ortaya da bu sonuç çıktı.

Selçuk Yöntem: Hayatın özü bilgeliğe ve doğruluğa kodludur

Amadeus'un sahneleneceği anons edildiği andan itibaren büyük bir ilgiyle karşılanmıştı. Tabii sonrasında hayatımıza maalesef pandemi girdi. Uzun aralar vermek zorunda kaldınız. Bir sanatçı olarak bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Daha sahnelenmeden biletleri tükenen ender oyunlardan biri oldu. 11 Ocak 2020'de sahnelemeye başlamıştık. Pandemi başlayınca çok üzüldük tabii. Sadece bizim oyun değil bütün tiyatroların pandemiye kurban gitmemesini istedik. Konserlerin, operaların, balelerin her şeyin... Bunların yok olması insanların moral yapılarını da çok etkiledi. En son Kasım 2020'de oynamıştık. Tabii ki bunun altından kalkacağız. Geçecek. Birbirimize yardımlaşmayı unutmadan hayatı değerli kılacağız.

 

Umarız bu kötü günler bir an evvel geride kalır. Peki az önce belirttiğiniz günler öncesinden tüm biletlerin tükenmesiyle sonuçlanan bu yoğun ilgiliyi bekliyor muydunuz?

Çok iyi bir işin ortaya çıkacağını öngörüyordum. Çünkü o hissi yaşamadan kolay kolay hiçbir işe girmem ben. Olumlu bir şekilde sonuçlanacağını ilk baştan hissetmiştim evet. Ama bu denli yoğun bir ilgi karşısında çok duygulandım. Çok mutluyum.

Selçuk Yöntem: Hayatın özü bilgeliğe ve doğruluğa kodludur

Sözü yavaş yavaş oyunda sizin canlandırdığınız Salieri karakterine getirmek istiyorum. Dönemin çok ünlü bir müzisyeni. Ama bir talihsizliği var ki o da Mozart ile aynı dönemde yaşamak. Oyundaki bir repliğinizde Salieri'nin Tanrı'ya sitemini ifade ediyorsunuz. Rolünüze hazırlanırken karşınıza nasıl bir Salieri, nasıl bir insan çıktı?

Aslında tarihteki Antonio Salieri daha farklı bir karakter. Çok iyi bir besteci. Epey güzel konçertoları ve operaları var. Hatta dostum Fazıl Say da Salieri'nin bir piyano konçertosunu çalmayı çok istediğini söylemişti bana. Oyundaki Salieri ise Peter Shaffer'in üstün zekâsıyla yorumladığı bir karakter. İnsanın içindeki hırsı, yalancılığı, kıskançlığı çok güzel yansıtıyor.

 

"Esasında dünyanın koronavirüsü insan"

Artık psikolojide de yer edinmiş bir Salieri Kompleksi hâli söz konusu. Bugünün dünyasında da karşılaşılan bir hikâye mi?

Salieri'nin kompleksi aslında bir kişinin zekâsına ve yeteneğine duyulan kıskançlık. Onu öldürmek geldi içimden diyor ama bildiğimiz manada bir öldürmek değil bu. Salieri, Mozart ile karşılaşmasa ünü belki de bu kadar ortaya çıkmayacaktı. Onun kaldıramadığı tek şey Mozart'ın müziğini anlama zekâsına sahip ama aynısını yapacak yeteneğe sahip olmaması. Asabının en çok bozulduğu, ruhunun rahatsız olduğu nokta bu. Günümüzde baktığımızda ise olumlu kıskançlıklar güzel bir kıskançlıktır. Kıskanırsın, sen de iyi bir şey yapmak için çaba gösterirsin, hırslanırsın. Başardığın zaman da iyi ki kıskanmışım ben de şimdi böyle bir şey yaptım diyebilirsin. Ama kıskandığın şeyi bir başkasının üstüne basarak elde etmeye çalıştığın zaman geçici bir şekilde başarılı olursun sonrası hüsran olur. Tarihsel süreç ve gelişim daima böyle olmuştur. Böyle olmaya da devam edecektir. Çünkü hayatın özü bilgeliğe ve doğruluğa kodludur.

Selçuk Yöntem: Hayatın özü bilgeliğe ve doğruluğa kodludur

Sanatın her dalı şu dönemde zorlu bir süreçten geçiyor. Geleceğe nasıl bakıyorsunuz? Normale dönüş için ümitvar mısınız?

Olmaz olur mu? Umut olmadan yaşayamayız zaten. Hayata tutunamayız. Ama tabii eski şuursuzlukların yaşanmamasını diliyorum ben. Bu açgözlülüğümüzü yaşamamızı diliyorum. İnsan hem olumsuzluğu hem de olumlu şeylere çok çabuk alışır. Bir anda her şeyi unutup eskisi gibi davranırsak bu sefer başka bir bela başımıza gelecek. Çünkü esasında dünyanın koronavirüsü insan oldu bence. İnsan, doğanın kendi kardeşi olduğunu unutmamalı. Ama bunu unutursak bir sonrakisi çok daha acımasız olacaktır, bunu da hissediyorum.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler