Geri Dön

Erdoğan’dan Doğu Akdeniz mesajı: Biz artık bu gölge oyunundan bıktık

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’ı kastederek, “Kendine bile hayrı olmayan bir devleti, Türkiye gibi bölgesel ve küresel bir gücün önüne atıp yem etmeye çalışmak, komik kaçmaya başladı... Biz artık bu gölge oyunundan bıktık!” dedi.

Erdoğan’dan Doğu Akdeniz mesajı: Biz artık bu gölge oyunundan bıktık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi 10 kilometrekarelik Meis adası üzerinden kıyılarına hapsetme girişiminin adaletsizlik olduğunu ifade ederek, “Doğu Akdeniz’deki, Ege’deki faaliyetlerimizin özünde hak ve adalet arayışı vardır. Çevresindeki her ülkenin hakkı olan Akdeniz’in zenginliklerinin üzerine adeta çökme çabası, tam bir modern sömürgecilik örneğidir” dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 2020-2021 Yılı Adli Yıl Açılış Töreni’ne katılan Erdoğan, özetle şu mesajları verdi:

- İNSANLIĞIN ORTAK ÖZLEMİNİN SÖZCÜSÜ: Kendilerini büyük, güçlü, müreffeh, yenilmez olarak gören kimi devletlerin, diğerlerine karşı sergiledikleri zalimlikleri örtmeye, artık siyasi ve diplomatik laf cambazlıkları da yetmiyor. Demokrasiye, güvenliğe ve refaha sadece dünyanın belli toplumlarının sahip bulunduğu, diğerlerinin onlara hizmet dışında önem taşımadığı çarpık anlayış artık ifşa olmuştur. Adalet talebi, dünyanın en ücra köşelerine kadar tüm toplumların bünyelerinde filiz salmaktadır. Türkiye, insanlığın bu ortak özleminin sözcüsü olarak, her platformda hak ve adalet talebini dile getiriyor. BM kürsüsünden, salondaki 200’e yakın ülkenin temsilcilerinin gözlerinin içine bakarak ifade ettiğimiz, “Dünya 5’ten büyüktür” itirazı, bunun en somut ve çarpıcı örneklerinden biridir.

- EN BÜYÜK ADALETSİZLİK: Suriye’den Libya’ya kadar fiilen sahada olduğumuz her yerde, aynı inanç ve taleple çalışmalarımızı yürütüyoruz. Doğu Akdeniz’deki, Ege’deki faaliyetlerimizin de özünde hak ve adalet arayışı vardır. Türkiye’yi, 780 bin kilometrelik devasa büyüklüğüne bakmadan, 10 kilometrekarelik bir ada (Meis) üzerinden kıyılarına hapsetme girişimi, haksızlığın ve adaletsizliğin en açık ifadesidir. Çevresindeki her ülkenin hakkı olan Akdeniz’in zenginliklerinin üzerine adeta çökme çabası, tam bir modern sömürgecilik örneğidir. Tarih boyunca, hep başkalarının arkasına saklanarak varlığını sürdürmüş bir devleti önümüze atarak, kendi gizli emellerini gerçekleştirmeye çalışanların yaptıkları da en büyük adaletsizliktir.

- KENDİNE HAYRI OLMAYAN DEVLET: Biz artık bu gölge oyunundan bıktık. Kendine bile hayrı olmayan bir devleti, Türkiye gibi bölgesel ve küresel bir gücün önüne atıp yem etmeye çalışmak, artık komik kaçmaya başladı. Asırlardır Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar sömürmedik yer, katletmedik toplum, zulmetmedik insan bırakmayanların devri sona eriyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu adalet uyanışını durduramayacaklardır. Ülkemizin bu konudaki öncülüğü, sadece kendi adına değil, tüm mazlumlar adınadır. İstiklal Marşı ‘korkma’ diye başlayan bir milleti yolundan döndürebilecek hiçbir güç tanımıyoruz.

- HASILASINI TOPLAMAYA BAŞLADIK: Gelişmiş ülkelerin en büyük atılımlarını yaptıkları dönemlerde, biz kendi iç çekişmelerimiz ve kavgalarımızla uğraştığımız için, pek çok fırsatı kaçırdık... Uzun ve zahmetli bir mücadele döneminin ardından, yeni bir yönetim sistemine geçerek, bu alanda daha üst bir kulvara çıkmayı başardık. Bu yeni dönemin hasılasını, siyasi, ekonomik, askeri her türlü saldırıya ve baskıya, hiç olmadığımız kadar mukavemetli hale gelerek, daha da önemlisi, gerçek gücümüzü kullanma imkânı bularak toplamaya başladık.

‘AVUKATLIKTAN TERÖRİSTLİĞE UZANAN YOLU KESECEĞİZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil yargılanma talebiyle başladığı ölüm orucunda hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik’in posterinin İstanbul Barosu binasına asılmasına tepki gösterdi. Geçen yıl kanunlaşan 1. Yargı Paketi’yle ceza adaleti sistemine dair pek çok tarihi değişikliğin hayata geçirildiğini belirten Erdoğan, çalışmaları süren İnsan Hakları Eylem Planı’nı da bu yıl içinde sonuçlandırmak istediklerini söyledi. “Yargı sistemimizin en önemli unsurlarından olan avukatlarımız ve onların meslek örgütleri olan barolarla ilgili bir rahatsızlığımı da ifade etmek istiyorum” diyen Erdoğan şöyle devam etti: “Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı şehit eden terör örgütü mensuplarına destek için açlık grevine giden avukatları bu kararlarından vazgeçirmek için devlet üzerine düşeni yapmıştır. Buna rağmen ısrarla açlık grevini sürdüren bir avukatın ölümü üzerine, İstanbul Barosu binasına asılan pankartın, şehidimizin kemiklerini sızlatmanın ötesinde anlamları olduğunu düşünüyoruz. Avukatlık zulmü savunmak değil, adaletin yanında olmaktır. Diğer kurumlarda terör örgütleriyle içli-dışlı olanlar nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa, avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği tartışılmalıdır. Uyuşturucu baronunu savunan avukat uyuşturucu tüccarlığına, katili savunan avukat cana kast etmeye kalkışmıyorsa, teröristin avukatlığını yapanın da teröristliğe soyunması mümkün değildir.”

‘Gerekeni yapacağız’

Erdoğan, şöyle devam etti: Şayet yaparsa, bunun bir müeyyidesi, bedeli olmalı... Kimi baroların, terör örgütlerinin arka bahçesi, propaganda aracı, yasa dışı faaliyetlerinin kılıfı haline dönüşmesi çok acıdır. Çoklu baro sistemini getirmekteki amaçlarımızdan biri de barolarımızı bu sorunlu yapıdan kurtarmaktı. İnşallah önümüzdeki dönemde avukatlıktan teröristliğe uzanan bu kanlı yolun önünü kesmek için gerekeni yapacağız.

‘Yeni Yargıtay Kanunu ihtiyaç’

Erdoğan’dan Doğu Akdeniz mesajı: Biz artık bu gölge oyunundan bıktık

Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca da konuşmasında, yazılı ve görsel medyanın yanı sıra sosyal medyanın, kamuoyu tepkisinin, sivil toplum örgütlenmelerinin, hakimlerin bağımsızlığını etkileme potansiyeli taşıdığını söyledi. Yabancı, çoğunlukla da Avrupa menşeli oluşumların ve onların uzantılarının Türkiye’de yargı bağımsızlığı zedeleyen faktörler arasında yer aldığını belirten Akarca, “Hukuk sistemimizi toplumsal dinamiklere göre şekillendirmekte özgür ve bağımsız bir ülkeyiz. Hukuk bağımsızlığımıza saygı duymayanlardan yargı bağımsızlığı dersi almamız mümkün değil” dedi. Akarca “Hem bugünün hem geleceğin gereksinimlerini karşılayacak yeni bir Yargıtay Kanunu’na ihtiyaç var” ifadesini kullandı.

‘Barolarda vesayet sona erdirildi’

Erdoğan’dan Doğu Akdeniz mesajı: Biz artık bu gölge oyunundan bıktık

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu yaptığı konuşmada “İlk yargı reformu paketi çerçevesinde elde edilen önemli kazanımlardan biri de toplam dava sayısının yaklaşık yarısına tekabül eden belli avukatlık hizmeti kalemlerinde KDV’nin yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmesi oldu” dedi. Feyzioğlu, barolara ilişkin düzenleme konusunda da “Üç-dört büyükşehir barosunun delegelerinin toplamı, diğer tüm baroların delegelerinin birkaç katı etmeye başlamıştı. Baroların birliği olması gereken TBB’de baroların çoğunluğu etkisiz kalmıştı. Düzenleme ile vesayetin sona erdirildiği görülecektir” dedi.

'Fatih: Keşfe Giden Yol' Belgeseli izleyiciyle buluştu!Türkiye'nin ilk operasyonel sondaj gemisi olarak bilinen 'Fatih' gemisi, büyük bir keşif gerçekleştirdi. Karadeniz'de bulunan 405 milyar metreküplük doğal gaz rezervinin hikayesinin anlatıldığı 'Fatih: Keşfe Giden Yol' Belgeseli, bugün izleyiciyle buluştu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber