Geri Dön
SiyasetTürkiye’nin çıkarları her şeyden önce gelir

Türkiye’nin çıkarları her şeyden önce gelir

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, dün CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.

Türkiye’nin çıkarları her şeyden önce gelir

ANKARA Milliyet -  Öztrak özetle şunları söyledi:

EV GENCİ: TÜİK’in makyajlı verilerine göre; bu ülkede çalışmayan, okumayan üç milyon genç var. Taşı sıksa suyunu çıkaracak gençlerimiz, ev genci olmuş, ailesinin eline bakıyor. Ev genci sayısında, üyesi olduğumuz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı içerisinde, Kolombiya’nın ardından, ikinciyiz.

SADECE YAMA: Ekonomide aslında ortada ne model, ne de tedbir var. Sadece pansuman, sadece yama var. Türkiye, ikiz açık dediğimiz “cari açık” ve “bütçe açığıyla”, büyük bir döviz krizine doğru, koşar adım ilerliyor.

PİSTLER KIRILIYOR: Bir inat ve eşi, dostu zengin etmek uğruna, imar planında bile yer almayan proje için, Atatürk Havalimanı’nın pistlerini kırmaya başladılar. Sarayın kibirlisi, ‘Bir ihtimal pistleri kaldırmayacağız’ dedi. Şecaat arz ederken, sirkatin söylemek diye işte buna denir.

SADAT TARTIŞMASI: (Belge göstererek) Karar, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulu’na yaptığı atamalara ilişkin. 8 Ekim 2018 tarihinde imzalamış. 9 Ekim 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış. Kendine bağlı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu’na, kendi imzasıyla Adnan Tanrıverdi’yi hem de ilk sıradan atamış.

DIŞ POLİTİKA: Erdoğan “İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşıyım” dedi. Bir dış politika konusunu oy devşirmek için iç politikaya malzeme etmeye başladı. Dış politikadan iç politikaya siyasete rant devşirmek için önce içeriye bir höreleniyor. Belli bir süre geçtikten sonra da dışarısı ne derse kabul ediyor. Tabi ki CHP olarak biz NATO’nun güçlenmesinden memnuniyet duyarız ancak Türkiye’nin çıkarları da her şeyden önce gelir. Müttefik dediğimiz ülkelerin müttefiklik hukukuna saygı duymasını bekleriz. Milli güvenliğimizi garanti edecek şekilde ellerindeki kozları kullanmak hükümetin görevidir. Ama bunu yaparken bir diplomatik yol yordam bir kuyumcu hassasiyeti gerekir. İçeride başka Brüksel’de başka konuşursanız sizi kimse ciddiye almaz. At pazarlığı yaptığınızı düşünürler.