Geri Dön
VitrinDijital dönüşüm açıklaması: Lüks değil zorunluluk!

Dijital dönüşüm açıklaması: Lüks değil zorunluluk!

Dünya teknoloji nedeniyle köklü bir değişim yaşıyor. Pandeminin başladığı günden bu yana günlük yaşamımız, çalışma hayatımız ve birbirimizle iletişim kurma şeklimiz büyük ölçüde değişti. Bu dönemde öne çıkan teknolojilerin birleşimi, önümüzdeki on yılda tüm başarılı işletmelerin özünde dijital dönüşüm olması gerektiği anlamına geliyor.

Dijital dönüşüm açıklaması: Lüks değil zorunluluk!

Bu bağlamda Dell Technologies Orta Doğu, Rusya, Afrika ve Türkiye (MERAT) Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Mohammed Amin dünyadaki dijital dönüşüm sürecine dair açıklamalar yaparak, dijital dönüşümün artık lüks değil zorunluluk olduğunu söyledi.

Dünyanın dört bir yanında pandemi sonrasında iş dünyasının nasıl görüneceği düşünülmeye başladı ve bunun iş açısından ne anlama geldiğini dikkatle gözden geçirmek gerekiyor. Amin konuya ilişkin, “Müşterilerimizle yaptığımız görüşmelerde genellikle ortak bir düşünce öne çıkıyor: Dijital dönüşüm artık bir lüks veya sahip olunması gereken güzel bir şey değil, aksine başarıya ulaşmak için bir zorunluluk. Dijital teknolojilerin erişimi ve vaat ettiği değişim göz önüne alındığında, MERAT bölgesinde faaliyet gösteren kuruluşlar dijital bir işletme olma yarışına girmiş durumdalar. Bazı şirketler, başa çıkmaları gereken geçmişten gelen daha az zorluk olduğu için geleceğe doğru daha hızlı bir sıçrama yaparken diğer şirketler BT gündemlerini hızlandırıyor” dedi.

Öte yandan Amin dijital dönüşüm sürecinde yapılan bir hataya da dikkat çekti. Amin teknolojiye verilen önemle birlikte yapılan en büyük hatalardan birinin yatırımların işletme için gerçekte ne gibi bir fayda sağlayacağına dair net bir vizyon olmadan en son teknolojilere odaklanmak olduğunu vurguladı.

İşletmelerin hizmetlerini yenilemesi gerekiyor

Mohammed Amin, dijital dönüşüm sürecinde yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: BT tarafında verilerle inovasyonlara hayat vermek, uygulamaları modernleştirmek, çevik ve güvenli bir BT altyapısı oluşturmak. Peki sermaye yatırımlarının etkisinin en üst düzeye çıkartılması için şirketlerin dijital dönüşüm sürecinde ne yapması gerekiyor?

Bu konuda Amin, şirketlerin esnek sistemlere ihtiyacı olduğunu vurgulayarak şirketlerin, esnek bir altyapı benimsediği takdirde sistem kullanılabilirliğini ve BT ekibinin üretkenliğini artırarak işletme giderlerini de azaltabileceğini belirtti.

Verinin “her yerde” olduğu bir dünya

Artık tüm işletmelerin can damarı haline gelen veriler, şirketlerin asla mümkün olmadığı düşünülen şekillerde inovasyonları hayata geçirmelerine olanak tanıyor. Otomobiller ve diğer araçlar tamamen otonom hale geliyor, telecerrahi hayati sağlık hizmetlerinin önündeki engelleri kaldırıyor. Dijital şehirler günlük yaşamımızda devrim yaratmaya hazırlanıyor.

Amin’e göre daha da hızlanan dönüşümle birlikte ortaya çıkan fırsatlardan yararlanmak için verilerin her yerde kullanıldığı veri öncelikli bir iş modeli gerekiyor. Muhammed amin konuya ilişkin, “Daha fazla cihazın kullanıma alınmasıyla birlikte zettabayt çağına giren şirketler, bu duruma etkin bir şekilde hazırlanmamaları durumunda işlerinin tehlikeye girmesiyle karşı karşıya kalacaklar. Bir zettabayt, bir trilyon gigabayta eşdeğerdir. Yani 250 milyar DVD ile elde edilebilecek bir depolama alanı. IDC, insanların ve makinelerin yalnızca önümüzdeki beş yılda üretecekleri veri miktarının en az 175 zettabayt olacağını öngörüyor. Bu, bize durumun ne kadar acil olduğunu gösteriyor “dedi.

Dijital dönüşüm açıklaması: Lüks değil zorunluluk

Amin 5G’ye ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu. “Verilerin ayrılmaz parçalarından biri, 5G bağlantısı için ön koşul olan ve şehirleri, evleri ve IoT cihazlarını birbirine bağlayan sınır bilişimdir. Merkezi bir veri işleme konumu yerine, verileri üretildikleri yerde toplayan, depolayan, işleyen ve analiz eden sınır bilişimin potansiyelinden faydalanarak 5G'nin gücünü daha da artırabiliriz” diye konuştu. Amin şirketlerdeki BT altyapılarının birçok farklı katmanda dönüşüm gösterdiğini söyleyerek yapay zeka, makine öğrenimi, çoklu bulut, nesnelerin interneti (IoT) gibi yeni teknolojiler ortaya çıktığını vurguladı.

Mohammed Amin bölgedeki dijital dönüşüm fırsatları konusunda iyimser olduğunu söyledi. “Pandemi sonrası bir dünyaya hazırlanırken, vatandaş deneyimini iyileştirmek ve ekonomik büyümeyi desteklemek nihai hedefiyle, hükümetlerden gelen dijital dönüşüm baskısı eşliğinde bölgemizdeki dijital sektörün sunduğu fırsatlar konusunda oldukça iyimserim. Dijital dönüşümün bir başka yönü de işyerlerinde eşitliği hızlandırmak, cinsiyet çeşitliliğini teşvik etmek ve herkes için erişim ve fırsat sağlamak için teknolojilerden ve verilerden faydalanma imkanı tanıması. Kapsayıcılığı geliştirerek inovasyonların ve ilerleme yeteneklerini açığa çıkarma olanağı elde ediyoruz” dedi.

Öte yandan Amin, dijital dönüşümün bir seçim meselesi olduğunu söyleyerek şirketlerin beklemek mi ve geride kalmak mı yoksa geleceğin yenilikçi işletmeleri mi olmak istediklerine kendilerinin karar vereceğini vurguladı.