Geri Dön
Vitrin'Temkinli iyimserlik içinde olmalıyız'

'Temkinli iyimserlik içinde olmalıyız'

Kovid-19 salgını İK yönetiminde alışılageldik stratejileri yıkarken, her sektörde oyunun kuralları yeniden yazıldı. CHRO Summit 2021’de yeni süreci gündeme alan uzman isimler, bu sürecin daha az hasarla atlatılmasında temkinli iyimserlik bakışının etkili olacağı görüşüne dikkat çekti

'Temkinli iyimserlik içinde olmalıyız'

Tüm dünyayı her alanda ciddi bir dönüşüme iten yeni tip koronavirüs salgını, insan kaynakları (İK) yönetiminde de alışılageldik stratejileri yıktı. Her sektörde oyunun kuralları yeniden yazılırken, İK dünyası buna en hızlı şekilde uyum sağlayarak süreç yönetimini pek çok koşula göre yeniden ele aldı.

Bu zorlu sınav döneminin tüm kodları, yeniden şekillenmesi ihtiyacı; iş dünyasının dönüşümüne öncülük eden üst düzey yöneticileri tarafından Fortune Türkiye & DataExpert iş birliği ve BMI organizasyonuyla, CHRO Summit 2021’de ‘RESHAPE’ teması ile gündeme alındı. Bir araya gelen alanında uzman isimler, üst düzey yöneticiler, akademisyenler, basın mensupları pek çok açıdan gelişmelere ışık tutarken, fikir alışverişinde bulundu. İnsan kaynakları liderlerinin büyük buluşması olan zirvede pandeminin etkisiyle ortaya çıkan yeni düzende çalışma hayatının geçireceği dönüşüm ve şirketlerin bu dönüşüme nasıl ayak uyduracağı gibi konular başlıca tartışma alanlarını oluşturdu.

Zirvede Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı, PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu ve Deloitte Türkiye İnsan Yönetimi Hizmetleri Lideri Cem Sezgin gibi isimlerin moderatörlüğünde çok sayıda oturum düzenlendi.

Zirveye katılan konuşmacılar arasında; MESS ve TİSK Yönetim Kurulu Başkanı, Koç Holding İnsan Kaynakları ve Endüstri İlişkileri Başkanı Özgür Burak Akkol, Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, BAU Global Başkanı Enver Yücel, Doğan Holding CEO’su Çağlar Göğüş, Eczacıbaşı Topluluğu İnsan Kaynakları Grup Başkanı Dr. Eylem Özgür, Şişecam İnsan Kaynakları Başkanı Şengül Arslan, Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Pınar Anapa, AXA Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Yavuz Ölken, Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Logo Grup CEO'su M. Buğra Koyuncu, sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş gibi iş dünyasının önemli isimleri yer aldı.

Zirvede düzenlenen oturumlardan biri de Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı moderatörlüğünde gerçekleştirilen ‘Pandemi ile gelen dönüşüm zorunluluğu ve sonrası’ konulu panel idi. Panelin konuşmacıları ise sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, MultinetUp CEO’su Demirhan Şener, Assan Alüminyum Genel Müdürü Göksal Güngör, Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Logo Grup CEO'su M. Buğra Koyuncu oldu.

Panelde, bu sürecin daha az hasarla atlatılmasında temkinli iyimserlik bakışının etkili olacağı görüşüne dikkat çekildi. Panelin moderatörlüğünü gerçekleştiren Mete Belovacıklı, “Bu dönemde özellikle İK‘nın üzerine düşen görevler, yükümlülüklerin artması ve yeni yöntemleri bulma çabaları nedeniyle daha da arttı. İK çalışanları için ekstra önemli bir süreçten geçiyoruz. Çünkü alışılagelen stratejiler neredeyse yıkıldı, yeni süreçler yaratılmaya çalışıldı” dedi.

‘Teknolojide zayıf olma şansı yok’

Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Logo Grup CEO'su M. Buğra Koyuncu, salgının başladığı ilk dönemde süreci izlediklerini dile getirdi. 16 Mart 2020 itibarıyla uzaktan çalışmaya geçtiklerini söyleyen Koyuncu, “Yazılım teknoloji şirketi olarak belirli altyapıya sahiptik. Hala uzaktan çalışıyoruz, yakın çalışma modeline geçmek için birkaç erteleme yaptık. Haziran ayı itibarıyla da bütün ofisleri açıp eski sistem çalışma imkanlarının oluşmadığını görüyoruz. Aşılama programının gelişimine göre değerlendirmeye karar verdik” dedi. Uzaktan çalışmayla birlikte bir verimlilik kaybı yaşanmadığının altını çizen Koyuncu, “Yaptığımız anketler de yüzde 90’ların üzerinde çalışan verimliliğini ortaya koyuyor. Dört farklı vardiya oluşturduk. Ortak dilimlerde toplantılar yapıyoruz. Staj programını dijitale aktardık” diye konuştu. Koyuncu, bu dönemde Türk firmalarının rekabetçi olmayı ve rekabete yatırım yapmayı tercih ettiklerini dile getirdi. Koyuncu, şöyle konuştu: “Pandeminin ikinci yılına doğru ilerliyoruz. Bu dönemde sadece belirli sektörler yıkıldı, belirli sektörlerde ise aşırı para birikimi oldu Bir dolaşım bozukluğu oldu, gelir dağılımı bozuldu. Her şey bittikten sonra birden bire bütün sektörlerde bir sıçrama bekleyemeyeceğiz. Bunların tolere edilmesi uzun zaman alacak. Fakat üretim yapan firmalarda da ciddi bir nakit birikimi oldu bunların da ekonomiye geri döneceğini bekliyoruz. Artık savaş silahlarla değil siber suçlarla, birtakım verilerin ele geçirilmesiyle olacak. Yeni dünyada tam ortada yer alan bir ülkeyiz. Bizim maalesef teknolojide zayıf olma şansımız yok. Çünkü bizim bir koruma kalkanımız yok. Dolayısıyla Türk firmaları ayakta kalacak ise kendilerine ya bir marka oluşturacaklar ya da markaları olan bir ekosistemin katma değeri olan partnerleri haline gelecekler. Aksi durumda ciddi ve büyük iflaslarla karşılaşacağız. Ülkenin çok temel değerlerinin el değiştirdiğini hep birlikte görüyor olacağız.”

Temkinli iyimserlik içinde olmalıyız

Verimlilik ölçümleri

sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş ise bundan sonraki dönemde temkinli bir iyimserlik içinde olmak gerektiğini vurguladı. 13 Mart 2020 itibarıyla evden çalışma modeline geçtiklerini söyleyen Ertaş, “İnsanoğlu bilinmezlikle karşılaştığında korkuyor, çekiniyor. İK tarafında da çalışanların morallerini yüksek tutacak neler yapabiliriz konusunda görüşüyoruz. Ben ekibinle kurduğun bağda mümkünse yüz yüze o da olmuyorsa telefondan konuşmaya önem veririm. Bu dönemde verimlilik ölçümleri yaptık. Fakat majör bir fark görmedik. Ofiste olsaydık daha iyi olurdu diye düşünüyorum” dedi. Geçen yıl mart ayı sonrasında görüntülü gösterilebilir ev ve araba ilanları getirdiklerini söyleyen Ertaş, 360 derece ev gezme özelliği ve videolu ilan özelliğini getirdiklerini ve bu ilanlarda da yüzde 100’ün üzerinde artış olduğunu kaydetti. Ertaş, “Hibrit,uzaktan çalışma modelini sürdürebilir miyiz diye düşünüyoruz. Ekibin birbirine bağlılığını nasıl sağlarız bu önemli. Ofise geri dönüşleri ise aşılamanın hızına göre yapacağız diye düşünüyorum” dedi.

Çevik yönetim kültürü

MultinetUp CEO’su Demirhan Şener, şirket olarak uzun bir süredir çevik yönetim kültürü ve dijitalleşmeye yatırım yaptıklarını ifade etti. Halihazırda hibrit çalışma modelini uyguladıklarını aktaran Şener, “İsteyen 5 gün evde, 5 gün ofiste çalışıyor. Önümüzdeki 2 yıl içinde 350 çalışanın birlikte bir ofiste çalışmayacağını düşünüyorum” dedi. Salgın döneminde özellikle üye işyerleri olanların olumsuz etkilendiğini kaydeden Şener, “Aslında her bir paydaşın problemlerine, zorlandıkları alanlara odaklanıp nasıl çözüm buluruz dedik. Paydaşların nakit akışı, ek ciro ve maliyetler konusunda sorunları oldu. Ödeme vademizi 30 günden 7 güne çektik, cep telefonunu posa geçiren bir sistem vardı onu devreye aldık, ek ciro için de İstanbulkart ile bir işbirliği yaptık. Mobil ödeme yapan kullanıcı sayımız 40 kat arttı salgın öncesine göre” diye konuştu. Bu dönemin bir başka özelliğinin de çalışanların bağlılığı, çalışanların motivasyonuyla birlikte çalışan yan haklarının da yeniden gözden geçirildiğini söyleyen Şener, “Herkes için tek bir yan hakların yönetildiği çözümler yerine herkese özgü, esnek yan haklar denilen modeller öne çıktı” dedi. Bu ay içerisinde Multi Gift Shop adlı bir e-ticaret portalını devreye alacaklarını söyleyen Şener, “Bunun içinde de çok çeşitli fiziki ürünlerin satın alınabildiği portal üzerinden de çözümlerimiz erişilebilecek” diye konuştu. Şener, üretmeye devam ederek, ne yapılıyorsa en iyisini yaparak iyimserlik katsayısının artırılabileceğini de sözlerine ekledi.

‘Değişim içeriden açılan bir kapı’

Assan Alüminyum Genel Müdürü Göksal Güngör, salgın sürecinde lojistik yavaşlamaların, Baıt Avrupa ülkelerinin sınır kapanma dönemlerinin dışında bir sorun yaşamadıklarını söyledi. Salgın döneminde üretimlerini kesintisiz sürdürdüklerini aktaran Güngör, “Avrupa’da salgın dünya ortalamasının üstünde seyrederken hızlı bir pazar değişikliğine giderek farklı bölgelerde ihracat faaliyetlerimizi devam ettik, iş sürekliliğini sağladık” dedi. Alüminyum folyo üretimlerinin büyük bir kısmının gıda ambalajlarında kullanıldığını ve üretimin ara verilmesinin tedarik zincirinde kırılmalara neden olabileceğini dile getiren Güngör, şöyle konuştu: “Bunları yaparken çalışma arkadaşlarımızın motivasyonu çok önemli. Üretim sahalarındaki çalışanlarımızın motivasyonunu yüksek tutmak önceliğimiz oldu. Özellikle iş yapış şekillerinde köklü değişimleri görüyoruz. Konuyu İK’dan çıkarıp herkesin temel ve ortak meselesi haline getirmeye çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızı odağına insanı, ortak aklı koyarak önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. Bu sürecin ardından eski alışkanlıklarımıza dönmenin mümkün olmayacağını biliyoruz. Değişimi dışarıda aramak yerine içeriden açılan bir kapı olarak görmeliyiz.”

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler