Ara tatil var mı?

Eğitim takvimine göre okullar cuma günü ara tatile giriyor.

Öğrenci ve öğretmenler, 23 Kasım’da yeniden ders başı yapacaklar.

Nereden baksanız 9 günlük tatil.

Öğrencilerin haftada iki gün ders yaptıkları dikkate alındığında tatil süresi daha uzar gider!..

MEB, şu ana kadar bir öteleme ya da erteleme yapmadığına göre, tatil var demektir.

İşte bu duruma, “Ne kadar eğitim yapıldı ki, neyin tatili yapılıyor?” diye karşı çıkanlar da var, “Özellikle öğretmenler çok yoruldu, tatil mutlaka olmalı” diye destekleyenler de!

Ne olup olmayacağı bugün yarın belli olur.

İşin akademik boyutu bir yana pandemi süreci açısından bakıldığında, ara tatilin yararı mı olur, yoksa zararı mı? Asıl ona bakmak gerekir!..

Salgının doruk noktaya çıktığı bir dönemde, 10 günlük bir ara tatil, vaka sayısının seyri açısından çok önemli ipuçları verebilir.

Eğer düşüş söz konusu olursa tatile devam edilir yok eğer değişen hiçbir şey yoksa okullar açık kalmaya devam eder.

Eğitimde verimlilik?

Korona yüzünden eğitim sistemi altüst oldu.

Uzaktan, yakından, kademeli, hibrit eğitim derken, eğitimin sürekliliği de disiplini de hiç olmayacak kadar yara aldı.

Bu bizde böyle de diğer ülkelerde farklı mı?

Kesinlikle hayır.

Durum, onlarda daha da vahim!..

Bu arada, uzaktan eğitimle ilgili şikâyetler bir anda bitme noktasına geldi?

Her şey yoluna girdi, tıkır tıkır işliyor ondan mı yoksa derin bir hayal kırıklığı mı yaşanıyor belli değil!..

Verimlilik çerçevesinden bakıldığında, her ne kadar çok eleştirilse de yüz yüze eğitimdeki performansın yakalandığını söylemek abartılı olur.

Öğrencilerde ders takibi ve motivasyon yerlerde sürünüyor. Derslere katılım her geçen gün daha da azalıyor. Öğretmenler arasındaki vaka sayısı ise sürekli artıyor. Bu yüzden moralleri hiç iyi değil!..

Öğretmenlerin sağlığı

Pandemi sürecinde kahramanca mücadele eden fedakâr sağlık personeli çok acılar yaşadı.

Şimdi benzeri bir tablo, yine fedakârca mücadele eden eğitim ordusu için de söz konusu olmamalı!

Bu konuda gereken her türlü önlem alınmalıdır!..

Öğretmenlerimizden bu yönde çok ama çok sayıda mesaj geliyor.

Sanki bu konuda da yapayalnız bırakılmış durumdalar.

En azından öyle hissediyorlar.

MEB, elbette elinden geleni yapıyor ama daha fazlası gerek!..

Öğretmenler olmadan eğitim çarkı dönmez, döner gibi yapılsa da bu, günü kurtarmanın ötesine geçmez!..

Sınavlara hazırlananlar

Sınavlara hazırlanan öğrenciler arasında zaten derin uçurumlar vardı.

Görünen o ki bu uçurum daha da derinleşiyor, makas daha da açılıyor!

Özel okullarda, dershanelerde ve özel ders piyasasında müthiş hareketlilik var.

Devlet okullarında ise özellikle kırsalda ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Hepsinin aynı sınava girmesi, aynı sorulara muhatap olması, gerçekten de büyük bir haksızlık olur!..

MEB, YÖK ve ÖSYM bu konuda adil olmak zorunda.

Hiçbir şey olmamış gibi yola devam edilmesi, fırsat eşitliği açısından derin yaralar açar.

Özetin özeti: Zor bir dönemden geçiyoruz. Bu zorluklara yenilerini eklemeyelim!..