Her öğrenciye yemek, kar kış tatili ve eğitimde adalet!

Milli Eğitim Bakanı Selçuk öğrenci, öğretmen, velilere seslenirken, “Neye ihtiyacınız varsa biz yapıyoruz” demiş!

“Yarını bekleyin” diye heyecan yarattığı eğitimdeki fırsat adaletinin de Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ile sağlanacağını açıkladı!

Şaşkınlık içerisindeyiz desek yalan olmaz!

Ya o bu ülkede yaşamıyor ya da biz!

Ya o anlatamıyor ya da biz anlayamıyoruz.

Ya o farklı bir dil konuşuyor ya da biz!

Sorun var ama kimde?

Umarız, yanılan, anlamayan, farklı dil konuşan bizizdir.

Ateş olsak cürmümüz kadar yer yakarız ama eğer o yanılıyor, o farklı dil koşuyorsa, eyvah eyvah.

Çünkü o zaman, tüm ülke etkilenecek demektir...

Adamın biri, otobanda ters yola girip yol alırken, büyük şaşkınlık içerisinde hemen polisi arar ve “Çabuk buraya gelin, tüm sürücüler ters yönde gidiyor, bir kazaya neden olacaklar” uyarısında bulunur.

Evet, ortada bir hata var, ters yöne giden birileri var ama biz miyiz yoksa Sayın Bakan mı bir türlü anlayamadık.

Başta da dediğimiz gibi inşallah yanılan biz oluruz!..

Öğrenciye yemek

MEB dün yaptığı açıklamada, 18.5 milyon öğrencinin tümüne değil ama ihtiyacı olanlara yemek vermek arzusunda olduklarını dile getirdi, bu bile alkışlanmaya değer, yeter ki devamı gelsin...

Eğer tüm öğrencilere yemek verilme noktasına gelinirse de bedava verilen kitaplara benzemez! Çünkü çoğu kapağı açılmadan çöpe gidiyor.

MEB değil de Devlet Denetleme Kurulu, Sayıştay ya da TBMM bu konuya el atsa ne güzel olur.

Çok hayırlı bir hizmet ama ne kadar yararlı, ne kadar kaynak israfı, enine boyuna araştırılsa, çok şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkabilir. Tıpkı bedava dağıtılan tabletlerde olduğu gibi!..

Ağzımız o kadar yandı ki verilen çorbayı bile üfleyerek yemek istiyoruz!..

Eğitimde adalet

Eğitim iki ayaklı bir süreçtir. Öğretimi öyle ya da böyle bir şekilde istediğiniz ortamda verebilirsiniz ama eğitim için aile ve okul, olmazsa olmazların başında geliyor.

MEB ille de bir fırsat eşitliği sağlamak istiyorsa bunu sanal ortamda değil, gerçek hayatta yapmalıdır.

İnternetteki bir sanal iletişim ağından fırsat eşitliği sağlamak bu kadar kolay olsaydı, dünyanın en iyi eğitim sistemi bizde olurdu, çünkü en çok kullanan biziz.

Bakan Bey’in bu açıklaması bana Çiller’in Başbakanlığı dönemini hatırlattı. Yine çok önemli bir açıklama yapacağız diye heyecan dalgası yarattı. Ertesi sabah, “İsteyen herkes üniversiteye girebilecek” dedi. “Peki ama nasıl?” soruları gelince de açık öğretimi adres gösterip, akşama da bu projeden vazgeçti!

Dijital ortamın sosyal adalet sağlaması için sadece erişim yetmez, akıllı ve hızlı bir telefon ya da bilgisayar veya tabletin de olması gerekir.

Kaldı ki, gelen eleştirilere göre, EBA hem herkese açık değil hem de çok demodeymiş! Yani bugünün teknolojik derinliğinin çok uzağındaymış. Yeni hali umarız beğeni kazanır!..

Kar tatili!

40’a yakın ilimizde kar nedeniyle okullar tatil.

Olmasın mı, elbette olsun.

Ama üç beş santimlik kar yağdığında bile tatil baskısı yaratılıp, okullar kapatılıyorsa, oturup bir kez daha düşünmemizde yarar var.

Hem de iki açıdan.

İlki kesinlikle telafi eğitimi yapılmalı, ikincisi de çocuklarımız, kar kış koşullarına da alıştırılmalı. Okula değil de işe gidiyor olsalardı, yine tatil diyecekler miydi!..

Özetin özeti: Her şeyin en iyisini istiyoruz, tüm çabalar da bu yönde ama bazen aynı dili konuşup, orta noktada buluşamıyoruz!..