İsteseler de istemeseler de yeni dönem

Türkiye’yi bölgede aktif istemeyen ve sürekli oyun içinde oyun oynayanların anlaması gereken, bilmesi gereken bir şey var.

Artık eski Türkiye yok.

Bölgede yeni bir Türkiye var.

Akdeniz’de var, Karadeniz’de var, Libya’da var, Suriye’de var, havada var, yerde var, denizde var. Kısacası bölgede var.

AB’nin, Yunanistan’ın, Fransa’nın, ABD’nin, Rusya’nın kısacası herkesin anlaması lazım.

Küçük oyunlarla Türkiye’nin dikkatini dağıtmaya çalışıyorlar, ama zor.

KKTC seçimi bile gösterdi ki Türkiye’ye yönelik oyunlar ne çokmuş.

Ama KKTC’de bile tutmadı.

Ersin Tatar Cumhurbaşkanı seçildi.

Tatar’ın seçilmesine Rumlar üzülmüş, Yunanlılar üzülmüş.

Artık isteseler de istemeseler de bölge için yeni dönem başlıyor.

PAŞİNYAN DA ANLAMALI

Ermenistan Başbakanı Paşinyan ‘diplomatik çözüm yok’ demiş.

Zaten onu, gece gündüz sivilleri vurmanızdan herkes anladı.

Zaten onu, okulları vurmanızdan herkes anladı.

Zaten onu, abilerinizin sürekli kapılarını çalmanızdan herkes anladı.

Zaten onu, savaş çığlıkları atmanızdan herkes anladı.

Zaten onu, lobilerinizden ve kaçak güreşmenizden herkes anladı.

Dağlık Karabağ’da hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını artık Paşinyan’ın da anlaması gerekiyor sanırım.

AB DARBECİ Mİ SEVER?

Önceki gün bir fotoğraf gördüm.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Kıbrıs’ta Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yi ağırlamış.

Yani darbeci Sisi’yi insan hakları savunucusu AB’nin üyeleri ağırlamış.

Türkiye’ye birlikte tepki göstermişler.

Bölgede gerginliği artırmakla suçlamışlar.

Sanki gerginliği kendileri artırmıyormuş gibi.

Bu gibi görüntülerle Türkiye’nin geri adım atacağını sanıyorlarsa yanılıyorlar.  Fotoğrafı daha görür görmez insanın aklına “AB darbeci mi sever?” sorusu geliyor...

SADECE MARKETTE DOKTORLARDAN KAÇARAK OLMAZ

Kış geliyor, salgında rakamlar yükseliyor.

Sağlık Bakanlığı, doktorlar, sağlık çalışanları büyük özveri ile çalışıyor.

Ama vatandaş biraz tedbirleri bıraktı.

Bana bir şey olmaz diyenler arttı.

Maskesizler çoğaldı, kalabalık sohbetler arttı.

Tamam tedbirlerden biraz bunaldık ama sağlık çalışanları da bunaldı, yoruldu.

Ankara Şehir Hastanesi Korona ve Dahiliye Klinik Şefi Doç. Dr. İhsan Ateş başından geçen bir durumu anlattı bana:

“Marketteyim, üstümde doktor formam vardı. Bir yerde duruyorum. 2 metre geçiş yeri var. Bir kişi 4 metre uzaktan dolaşıyor. Başka birine ‘geçebilirsiniz dedim, siz geçin sonra geçerim’ dedi. Orada onun tedirgin olduğu yerde sağlık çalışanı gerektiği zaman hastanın ağzına kadar müdahale ediyor, en yoğun olduğu yerle maruz kalıyor...”

Bu öyküyü aylarca evine gidememiş, koronavirüs hastalarını iyileştirmek için hala yoğun mesai harcayan bir doktor anlatıyor.

Bu öyküyü iki açıdan değerlendirmek lazım.

Bir, tedbirleri artırmalı ve sağlık çalışanları da düşünülmeli. 

İki, sadece markette sağlık çalışanlarından kaçarak salgından korunma olmaz.

Anlayana artık...