Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden 79 yaşındaki Zihni Göktay’ın, Maltepe’de bir bakımevinde kalmasını yadırgayanlar var.
Birçok nedeni var bunun.
Birincisi; yaşlısına ve bakımına muhtaç aile büyüklerine sahip çıkmayıp, onları bu tür yerlere teslim etmenin yadırgandığı bir gelenekten geliyoruz.
İkincisi; devlete ya da özel sektöre ait bu tür kurumlarda çalışanların yaşlılara nasıl kötü muamele ettiğine dair yayınlanan videolar ve haberler bu kurumlara olan güveni azalttı.
Diğerlerini bilmiyorum, ama İBB’nin Kadir Topbaş zamanında açtığı Yakacık’taki Sanatçı Yaşam Evi’ne birkaç kez gittiğim için burada misafir edilenlere her türlü sağlık hizmeti de verildiğini ve birkaç yıldızlı otel konforunda yaşadıklarını biliyorum.
Feneryolu’ndaki evi kentsel dönüşüme girince Zihni Göktay’ın kızı Zeynep Göktay Dilbaz’la ortak karar verip, bakımevine yerleşmesi, günümüzün metropol yaşamında en doğru seçim oldu.
Nereden mi çıkardım bunu?
Mesleğini bir süredir İtalya’da sürdüren oyuncu Can Yaman’ın sosyal medyada çokça paylaşılan Vanity Fair İtalya’nın Milano’daki etkinliğinde gösterilen ilgiye dair birçok video izledim.
Vanity Fair İtalya, kapak yıldızı yaptığı oyuncu için Milano Teatro Lirico Giorgio Gaber’de bir imza günü düzenledi. Vanity Fair’in kapak yıldızından imzalı dergi almak için kuyrukta bekleyen İtalyan kadınlarla Can Yaman üzerine yapılan sohbetler, oyuncumuza gösterilen ilginin ne denli fazla olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
O videoları izlerken Can Yaman’ın ilk İtalya seyahatinde hayranlarının otelin önünde toplanıp, tezahürat yapmasını, “Yapım şirketinin PR için cast ajanslarından kiraladığı genç kızlar bunlar” diye alay edenler geldi aklıma. Sadece sosyal medyada değil, magazin programlarında da aynısını yapanlar vardı. Başarılı olmuş her Türk’ü paçasından tutup, aşağı çekmeye çalışanlar, sosyal medyaya yansıyan Can Yaman videolarını izleyince utanırlar mı acaba?
Başka kimlere
Tarkan, uzunca bir süredir İstanbul’da konser vermiyordu. Sanatçının 16, 17, 20 ve 23 Ocak’ta yalnızca dört konser vereceği duyurulup, biletleri satışa çıktığı gün ne oldu?
Konser biletlerinin satıldığı mecrada, yığılma olmaması adına sıra numarası verilmeye başlansa da yoğunluk sebebiyle internet sitesi çöktü. Bilet fiyatlarının 7 bin TL ile 32 bin TL arasında değiştiği konserin biletleri 45 dakikada tükendi. Binlerce Tarkan hayranı bilet alamadı.
Bunun üzerine Hitt Productions, Volkswagen Arena’da Tarkan konserlerinin sayısını dörtten sekize çıkardı. 24, 27, 30 ve 31 Ocak’taki konserlerin biletleri ise yaklaşık bir saatte bitti.
“Tarkan’ın Ocak 2026’da vereceği konserlere olan yoğun ilgi, biletleri satan internet sitesini çökertti” haberlerini Sinan Akçıl gibi manipülatif ve inandırıcı bulmayanlar olabilir, ama gerçek bu...
Yeni bir hit şarkısı olmamasına rağmen Tarkan konserleri bu kadar büyük ilgi görüyorsa müzik ve sanat adına bir anlamı olmalı bunun...
“Tarkan mı kaldı? Hit şarkı yapamayalı yıllar
Gazeteci Ömür Sabuncuoğlu, ‘Anneme ve Kızıma’dan sonra serinin ikincisi olan ‘Anneme ve Oğluma’ adlı kitabını yayınladı. Satışından elde edilecek telif geliri Güneydoğu Anadolu’da maddi imkânsızlık içindeki kız çocuklarının okuması için harcanacak kitapta, 19 ünlünün annelerine ya da oğullarına yazdıkları mektuplar var.
Kimler mi bu ünlüler?
Aslıhan Doğan Turan, Aslışah Alkoçlar, Burcu Kara, Büşra Orakçıoğlu, Canan Ergüder, Cansel Elçin, Damla Sönmez, Demet Özdemir, Derya Uluğ, Ece Uslu, Ecem Özkaya, Gamze Keçeli, Nur Sürer, Nurgül Yeşilçay, Özge Özberk, Özlem Süer, Pınar Erbaşı, Şevval Sam ve Yasemin Sakallıoğlu...
Kitaptaki 19 mektubu okudum. Burcu Kara’nın Ali ve Can’a, Canan Ergüder’in Demir’e, Cansel Elçin’in Atlas’a, Ecem Özkaya’nın Kaan’a, Nurgül Yeşilçay’ın Nejat’a, Özge Özberk’in Leo’ya, Şevval Sam’ın Teo’ya, Demet Özdemir’in annesine, Derya Uluğ’un
2019 yapımı komedi filmi “Nasipse Olur”un ikincisi altı yıl sonra çekildi. 28 Kasım’da vizyona girecek “Nasipse Olur 2”nin yönetmeni değişti ama senaristi ve başrol oyuncuları Algı Eke, Burak Sevinç ve Nur Sürer aynı kaldı. Bostancı’daki çekimlerine gittiğim yeni filmde hikâye Günfer ile Gökhan’ın evliliklerinin ilk yılı ortalarında başlıyor.
İki filmde de Günfer’e hayat veren Algı Eke ile “Nasipse Olur 2”yi, “19 yaşından beri yapıyorum,” dediği oyunculuk serüvenini, sektöre bakışını, kameralardan uzak kaldığı dönemlerdeki hayatını ve bundan sonraki hedefleri üzerine keyifli bir söyleşi yaptık.
Şimdiye kadar birçok dizi, film ve tiyatroda oynamış, ünlü olmasına rağmen ünlü gibi davranmayan ve de yaşamayan Algı Eke, nevi şahsına münhasır bir yıldız. Röportajı okuyunca oyuncunun alıştığımız ünlü kalıplarından niye uzak olduğunu daha iyi anlayacak ve onu daha iyi tanıyacaksınız.
İlk filmde Günfer geçimini pastacılıkla sağılıyor ama bir dizi badire atlatıyordu. “Nasipse Olur
Miss Universe 2025’i Meksikalı Fatima Bosh kazandı. Fatima Bosh, bu yılki Kainat Güzeli Yarışması’na ilk günden damga vuran bir isimdi.
Yarışmadan dünya basınına yansıyan ilk olay, Miss Universe Tayland organizatörünün Bosh’a saygısız sözler sarf etmesiydi. Bosh’la birlikte birçok yarışmacının salonu terk ettiği video viral olunca Nawat Itsaragrisil, ağlayarak özür dilemek zorunda kaldı. O nedenle Fatima Bosh’un Miss Universe 2025’in birincisi seçilmesi daha bir anlam kazandı.
Yarışmaya damga vuran bir başka olay da, adayların ülkelerinin isimlerini telaffuz etme biçimiydi. Bu video da sosyal medyada bayağı ilgi gördü.
Türkiye’yi temsilen Miss Universe 2025’e katılan Ceren Arslan, dereceye giremedi. Arslan, yarışmanın ardından, “Beni ilk 30’dan daha çirkin buldular demek ki” diyerek jüriye sitem etti. Güzellik göreceli bir kavram, o yüzden Ceren Arslan’ın siteminde haklılık payı olabilir.
Bana göre Miss Universe 2025’e damga vuran güzellerden biri Filistin adına yarışmaya katılan Nadeen
Özcan Deniz ile Akın Akınözü, birkaç ay önce yapay zekâ ile hazırlanacak ‘Tesseract’ dizisi için görüntü ve ses kullanım haklarını Vitpepper Studios adlı yapım şirketine devretti. Yapımcılığını Bihter Günaydın’ın üstlendiği, Erim Şişman’ın senaristi ve yaratıcısı olduğu dikey dizinin ilk fragmanı yayınlandı.
Oyuncular Sendikası, insan emeğiyle var olan sanatın algoritmalara teslim edilmesine, mesleklerinin insan olmaksızın yapılır hâle gelmesine tepki gösterdi. Sendikadan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Son günlerde basına yansıyan, Vitpepper Studios adlı yapım şirketinin, ‘Tesseract’ adlı tamamen yapay zekâyla üretileceği açıklanan, sektörde çalışan oyuncuların dijital kopyalarıyla yer aldığı iş, mesleğimiz açısından kaygı verici bir gelişmedir.
Yapay zekâ yaratıcı alanlarda destekleyici bir araç olabilir; ancak bu teknolojinin, oyuncunun bedenini, sesini, emeğini ve kendini ikame edecek şekilde kullanılması kabul edilemez. Oyuncuların kendi dijital kopyalarının kullanımına onay vermesi, kısa
İki kişinin adlarının karıştığı olayların birbirleriyle alakası yok...
İkisinin içerikleri ve kahramanları farklı...
Bu konuya dikkat çekmek istememin nedeni ise iki olayın cinsiyetleri farklı iki kahramanının savunma stratejilerinin aynı olması...
Çünkü günümüzde artık, algıyı oluşturmanın yolu, olanı değil gerçekleri yok sayıp işine geleni anlatmaktan geçiyor.
İki olayın kahramanı oyuncular kendilerini haklı çıkarmak için adeta senaristliğe soyundu, ama inandırıcı olamadı. Çünkü bizzat videoları onları yalanladı.
Mina Derman
Genç oyuncu Mina Derman’la ilgili, Bebek’te çiçek satan bir çocuğa otomobiliyle çarptığı ve olay yerinden uzaklaştığı haberleri çıktı. Oyuncu bunun üzerine sosyal medyasından şu açıklamayı yaptı: