TRT’nin başarısı talebe göre dizi

20 Haziran 2021

Türkiye, dizi ihracatında ABD’den sonra ikinci. Dizi sektörü için iyi bir şey bu. Seyircinin her şeyi hızlı tükettiği bir dünyada değil bu pazarı büyütmek, muhafaza etmek bile zor. Çünkü insanlar da izleye izleye “dizi gurmesi” oldu. O yüzden de yapımcılar ve kanallar için yeni bir dizi tutturmak her geçen gün zorlaştı.

Bu yayın döneminde dizi tutturma konusunda sorun yaşamayan tek televizyon kanalı TRT oldu. Yayınladığı her yeni dizinin reytingi TRT yönetiminin güldürdü.

Peki, nasıl oldu bu?

TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, bu başarının altında yatan sırları şöyle açıkladı:

“Akademisyenlerden oluşan Yayın Strateji Merkezi’ni (YSM) kurduk. YSM’nin yaptığı araştırmalar sonunda Türkiye’nin ne tür dizi ve programa ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor, ona göre de içerik oluşturuyoruz.

Artık yapımcılardan gelen tekliflere göre dizi yapmıyoruz. YSM’nin araştırmasından çıkan sonuca göre biz konuları belirleyip yapımcılara veriyoruz. Bir araştırmadan şöyle bir sonuç çıkmıştı:

‘TRT’nin izlenmese de muhakkak haftada bir tamamen pozitif hava veren bir aile dizisine ihtiyacı var.’

Vatandaş TRT’den bunu istiyor, bekliyor. Biz de bundan cesaret alarak Mustafa Çiftçi’nin eserlerinden ‘Gönül Dağı’nı yaptık. Seyirci çok sevdi bu diziyi. YSM’nin ‘Türkiye’de girişimciliği nasıl daha fazla teşvik edebiliriz?’ araştırmasından çıkan sonuç üzerine ya ‘Gönül Dağı’ndaki o girişimcilik modelini biraz daha büyüteceğiz ya da girişimcilik üzerine yeni bir dizi yapacağız.

Yazının devamı...

TRT’DE NELER OLUYOR?

19 Haziran 2021

Reyting raporlarına göre bu yayın döneminin en başarılı kanalı ‘Uyanış Büyük Selçuklu’, ‘Gönül Dağı’, ‘Masumlar Apartmanı’ ve ‘Teşkilat’ dizilerinin birinci yaptığı TRT 1. Yıllardır özel kanalların tekelinde olan dizilerle gün birincisi unvanını TRT nasıl oldu da yeniden kazandı? Bir grup basın mensubuyla birlikte TRT’nin davetlisi olarak gittiğimiz Bakü’de Türkiye’nin Galler’e 2-0 yenildiği maçtan önce Genel Müdür İbrahim Eren’den aldık bu sorunun yanıtını. Eren, sadece TRT 1’in dizilerinin reyting başarısını anlatmadı. Eren, en çok sorulanları yanıtlayınca yazılacak çok malzeme çıktı ortaya. Eren’in TRT’ye dair anlattıklarından ilk bölümünü bugün, ikinci bölümünü de yarın yazacağım.

Kaç bin çalışan var?

Her dönemki gibi İbrahim Eren’in zamanında da TRT hakkında en çok konuşulanlardan biri kadro şişkinliği. Eren, Genel Müdürlüğe başladığında 10 bin olan personel sayısını emekli olanlara teşvik primi vererek 8 bine indirdiklerini söyledi. Eren, “18 TV kanalı, altısı
ulusal 16 radyosu olan bir kamu yayıncısı için çok değil bu sayı” dedi. Kamu yayıncısı TRT’nin yayın alanı Türkiye ile sınırlı değil. Siyasi iradenin verdiği karar doğrultusunda TRT; Arapça, Rusça ve Çince gibi dillerdeki yayınlarla hedeflenen coğrafyalara Türk kültürünü tanıtmak ve TRT World ile Türkiye’yi dünyaya doğru anlatmak gibi bir misyon üstlendi.

‘Teşkilat’ İsrail’e satıldı

Bu kanallarla istenen başarı sağlanınca TRT yönetimi hedef büyüttü. Eren ve ekibi, TRT’yi alanında global bir oyuncu yapmak için bir dizi proje geliştirdi. Türk istihbarat ajanlarının yurt dışında yaptığı operasyonları anlatan ‘Teşkilat’ dizisini İsrail’e satmak bu misyonun bir parçası değildi, ama o da oldu.

Yeni kanallar yolda

TRT logolu yayın ağlarına yakında yenileri de katılacak. Eren, bunları şöyle açıkladı: “TRT 1 aldığı reyting ve reklamlarla kendini finanse eder hale geldi. TRT Haber, 32 aydır ‘Tüm Kişiler’de reyting birincisi. TRT World, beş yılda hedeflediğimiz yerin üstünde. TRT Çocuk ve TRT Belgesel alanlarında rakipsiz. TRT 2 bir boşluğu doldurdu. TRT olarak ulaşamadığımız YouTube ve platformları izleyen 14-24 yaş grubu var. Bu kitleye ulaşmak için TRT 0’ı açıyoruz, ama bu televizyon değil, YouTube kanalı. Kanalın yüzde 10-15’ini mevcut YouTube fenomenlerinin yapacakları programlar, yüzde 85-90’ını

Yazının devamı...

AZERBAYCAN MASKEYİ ATTI

17 Haziran 2021

Koronavirüs pandemisi başladığından bu yana ilk kez uçağa bindim ve yurt dışına gittim. İkinci aşımın üstünden geçen 45 güne ve Azerbaycan’ın istediği PCR testimin negatif çıkmasına rağmen uçakta ve Bakü’de hep çift maske taktım. TRT’nin davetiyle Türkiye-Galler maçını izlemek için bir grup basın mensubuyla birlikte Bakü’ye gittiğim ilk gün yürüyüşte kendi rekorumu kırdım. Bakü’nün simgesi Alev Kuleleri’yle Hazar Gölü kenarındaki yeni yerleşim alanı Beyaz Şehir’deki otelimiz arasında 4.5 saatte 19.7 km. yürüyüp 26 bin 80 adım attım. Ayaklarım su toplayana kadar arşınladığım Bakü sokakları ve sahilinde binlerce insanla karşılaştım.


15 Haziran’da günlük vaka sayısının 68 olduğu Azerbaycan’da koronavirüsten ölen yoktu. Bir ay önce sokakta maske takma mecburiyerinin kaldırıldığı, sadece kapalı mekanda ayaktayken maske takılan Azerbaycan’ın sokaklarında dolaşırken ve Mart 2020’den bu yana sokakta maskesiz insan görünce yolunu değiştiren biri olarak Bakü’de çifte maskeyle dolaşınca kendimi, Kovid-19 yokken bile maske takan Japon turistler gibi hissettim. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı günlük aşı rakamlarına bakınca Türkiye için de maskesiz günlerin çok uzak olmadığını umut ediyorum. Meğer maskesiz hayat çok güzelmiş, ama onun da kıymetini koronayla anladık!

Harbi Ganimetler Parkı

Dağlık Karabağ’daki 27 yıllık işgali 44 günde bitiren Azerbaycan, Ermeni askerlerinin cephede kaybettiği her şeyi Bakü’ye taşıdı. Bakü sahilinde beş hektarlık alan üzerinde açılan yerin adı; ‘Harbi Ganimetler Parkı’...

Ermenistan ordusunun Azerilere karşı kullandığı tüm kara araçları ve silahları var bu parkta. Yeni yapılan modern binaların olduğu Beyaz Şehir’deki Harbi Ganimetler Parkı’nda Ermenistan askerlerinin Azerbaycan Ordusuna kaptırdığı tank, top, zırhlı taşıyıcı, havan ve roket gibi silahlar ve araçlar yok. Ermeni askerlerinin Karabağ’da açtığı tüneller, siperler ve döşediği mayınların aynısı yapıldı Harbi Ganimetler Parkı’nda. Savaşın çirkin yüzünü ve bir zaferin nasıl kazanıldığını gözler önüne seren parkın en dramatik görüntülerinden biri de Ermeni askerlerine ait yüzlerce miğfer. Ermeni otomobil ve askeri araçlarına ait 20 bin civarında plakanın teşhir edildiği, üstünde kocaman harflerle ‘Karabağ Azerbaycandır’ yazan duvar, parkı gezenlerin önünde en çok fotoğraf çektirdiği yer. Giriş bileti 2 Manat (10 TL) olan Harbi Ganimetler Parkı, Azerbaycanlılar için gurur, Ermeniler içinse cephede neler kaybettiklerini gösteren bir hüzün tablosu...

Yazının devamı...

GÜZEL İNSAN SELÇUK TEKAY

15 Haziran 2021

Müzik dünyasının kalbinin Unkapanı’nda attığı yıllarda tanımıştım.
Selçuk Tekay’ı, Zarif adamdı, güzel insandı ve parmakla gösterilen bir keman ustasıydı. Gazinoların ayakta olduğu zamanlarda sahnelerin vazgeçilmez orkestra şefi.
Kasetlerin ve CD’lerin can verdiği müzik aleminde stüdyoların en çok tercih edilen albüm yönetmeni. Dönemin ünlü assolistleriyle çalıştı. Emel Sayın, Muazzez Abacı, Bülent Ersoy, Sibel Can, Ebru Gündeş, Adnan Şenses ve niceleri. Kemanı da ağlatırdı dinleyenleri de...

Yokluğunda kendini aratan özel insan. Muhteşem eserlere imza attı ama en unutulmaz bestelerinden biridir; ‘Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda.’ Gerçekten de beraber yürünecek bir adamdı. Güven duyulan eski bir İstanbul beyefendisi ve yeri doldurulamayacak bir usta. Yokluğunda kendini aratan özel insan. Muhteşem eserlere imza attı ama en unutulmaz bestelerinden biridir; ‘Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda.’ Gerçekten de beraber yürünecek bir adamdı. Güven duyulan eski bir İstanbul beyefendisi ve yeri doldurulamayacak bir usta. 

Gazeteciliğe ilk başladığım yıllarda aklımda kalan konuşma tarzıyla yıllar sonra karşılaştığım zamanki konuşma biçimde zerre kadar sapma olmadığını gördüm. Neyse oydu. Popülerliğin değil kalitesinin sevdalısıydı, hiçbir zaman ucuza kaçmadı. Ama biliyorum ki yüreği cebinden zengin sanatçılardan biriydi. 

Dün müzik dünyası için ağlamaklı bir gündü. Dün Selçuk Tekay 68 yaşından aramızdan ayrıldı. Onu yaşatacak o kadar çok güzellik varken, benim diyeceğim söz; “Güzel insanlar ölümsüz olur.” Mekanı cennet olsun.

15 AYDA BODRUM NASIL DA DEĞİŞTİ!

Koronavirüsün ilk dalgası Türkiye’yi vurduğunda imkanı olanlar metropollerden yazlıklarına kaçarken Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ne demişti? “Tüm Türkiye’yi, vatandaşlarımızı uyarıyorum. Bodrum’a gelmeyin, evinizde kalın. Buraya gelenler geldikleri yerden daha güvende değiller. Biz kışlık nüfusumuza bile tedbir almakta zorlanıyoruz.”

Yazının devamı...

GÜLAY, ÜÇÜNCÜ KEZ KANSER OLDU

10 Haziran 2021

Hastalıklar, şarkıcı Gülay’ın yakasını bir türlü bırakmadı... Şimdiye kadar birer yıl arayla mesane ve böbrek tümörü ameliyatı geçiren şarkıcı, son olarak 2019 yılında çoklu organ yetmezliği nedeniyle hastanede uzunca süre tedavi gördü.
Pandemi nedeniyle uygulanan yasaklar kalkınca tatil için Bodrum’daki kız kardeşi Nilüfer Sezer’in yanına giden şarkıcı, burada sağlık sorunları yaşayınca Milas Devlet Hastanesi’ne gitti. Şarkıcıyı muayene eden doktorlar, rahim kanserinden şüphelendi. Biyopsi için alınan parçanın tahlili ‘rahim kanseri’ olarak çıkınca, şarkıcı uçakla İstanbul’a gitti. Gülay, bundan sonraki tüm teşhis, ameliyat ve tedavi sürecini daha önce de yattığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçirecek.
“Geçmiş olsun demek” ve bilgi almak için aradığım Gülay, “Hayatım hastalıklarla mücadeleyle geçti. İki kez yendiğim kanseri Allah’ın izni, doktorlar ve sevenlerimin desteğiyle bu kez de atlatacağıma olan inancım tam” dedi.
Acil şifalar sevgili Gülay, dualarımız seninle...

FARAH ZEYNEP’E ‘İNCİ’ TEPKİSİ

TRT 1’in yüksek reytingli dizilerinden ‘Masumlar Apartmanı’ sezon finali yaptı. Diziden ayrılacağı çoktan belli olan Farah Zeynep Abdullah’ın oynadığı İnci, senaryo gereği trafik kazasında öldü ve rolü bitti. Aynı gece oyuncu attığı iki tweet’le dizi izleyicilerine veda etti:
“Şunu bilmenizi isterim ki abuk subuk şunu dedi, bunu dedi diye yazılan ve benim ağzımdan duymadığınız hiçbir cümle gerçek değil. İnci’nin yolculuğu burada bitti, her zaman kalbimde iyi bir yeri olacak. Müthiş bir ekiple, çok değerli bir yolculuktu. Masumlar bitene kadar kalbim hep ekibimle olacak. İyi ki beraberdik, büyük adanmışlık ve sevgiyle bir sezon geçirdik. Canım Masumlar Apartmanı. Canım İnci.”

Yazının devamı...