Gurur kaynaklarımız

Ocak ayının ortalarında Marmara Üniversitesi mezunu olan Türk bilim insanı Prof. Dr. Betül Kaçar’ın, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) evrende yaşamın izlerini araştırmak için oluşturduğu ekibe kabul edildiğine dair gazete ve televizyonlarda yayımlanan haberleri hatırlayacaksınızdır diye düşünüyorum. Hatırlamıyorsanız da rahat olun. Gündemin neredeyse her saat başı değiştiği bir coğrafyada bu normaldir.

Prof. Dr. Betül Kaçar Hoca’nın başarısı çok büyük. Ama, bu büyük başarıdan 51 sene önce de yine bir kadın Türk bilim insanı Prof. Dr. Dilhan Eryurt, aynı gururu bu memlekete yaşatmıştı.

Dilhan Eryurt’un başarı hikâyesi, 1940’ların başında İstanbul Üniversitesi Matematik ve Astronomi Bölümü’ne girişiyle başladı. 1946 yılında mezun oldu ve ardından Ankara Üniversitesi’nde astronomi bölümü açmak üzere görevlendirilen ekipte yer aldı. Michigan Üniversitesi’ndeki lisansüstü çalışmalarından sonra 1953’te Ankara Üniversitesi Astrofizik Anabilim Dalı’nda doktorasını ve ardından doçentlik çalışmalarını tamamlayan Eryurt, 1959’da Uluslararası Atom Enerji Ajansı’nın bursuyla iki yıllığına Kanada’ya gitti. Burada Prof. Dr. Alastari G. W. Cameron ile çalıştı. Ardından ABD’ye giderek Indiana Üniversitesi’nde görev alan Dilhan Eryurt, üniversiteye bağlı Goethe Link Gözlemevi’nde yıldız modelleri yapmakla tanınan Prof. Dr. Marshall Wrubel ile çalıştı.

Gurur kaynaklarımız


Bu tecrübenin ardından Eryurt, NASA’ya bağlı Goddard Uzay Araştırma Enstitüsü’nde görev aldı. Çalışmalarına NASA’da devam eden Alastair G. W. Cameron ile Güneş’in tarihi üzerine araştırmalar yaptı. Bu dönemde, Goddard Uzay Araştırma Ensitütüsü’ndeki görevi sırasında kurumda çalışan tek kadın astronomdu.
Dilhan Eryurt’un Goddard Enstitüsü’nde yaptığı çalışmalar, Güneş hakkında o zamana kadar yanlış bilinen bazı gerçekleri ortaya çıkardı. Güneş’in parlaklığının oluşumundan bu yana artarak devam etmediğini, geçmişte çok daha parlak ve sıcak olduğunu ortaya koydu.

Dilhan Eryurt’un o dönemde yaptığı çalışmalar, yeni başlayan uzay uçuşlarının gidişatını etkileyecek önemdeydi. Ay’a ilk iniş için yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle 1969’da Apollo Başarı Ödülü ile ödüllendirildi. Eryurt, Goddard Enstitüsü’nde araştırmalarına devam ederken kendisine yabancılara sıklıkla tanınmayan bir paye verildi ve kıdemli araştırmacı oldu.

1973 yılına kadar NASA’da araştırmalarına devam eden Eryurt, 1973 yılında ODTÜ Fizik Bölümü’ne dönerek astrofizik ana bilim dalını kurdu. 1977 yılında TÜBİTAK Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülü ile ödüllendirildi. 1988’de altı ay kadar fizik bölümünün başkanlığını yürüttükten sonra beş yıl süreyle Fen Edebiyat Fakültesi dekanlığı yaptı. 1993 yılında emekliye ayrıldı. Dilhan Eryurt, 13 Eylül 2012’de geçirdiği bir kalp krizi sonucu Ankara’da hayatını kaybetti.
Müthiş bir başarı öyküsü ve memleket için büyük bir gurur kaynağı değil mi?

Bu gururdan bir pay da İzmir’e ve Bornova’ya düşüyor.

Çünkü Dilhan Eryurt, 1926 yılında o dönemlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan ve İzmir’in gurur kaynağı olan Bornova Ziraat Mektebi’nin kurucu Müdürü Abidin Ege’nin kızı olarak Bornova’da dünyaya geldi.