Çalışmadılar şimdi ortaya çıkıyorlar

Parti içi muhalefete “Benden açık çek. Bulsunlar yeterli imzayı gidelim kurultaya” diyen Kılıçdaroğlu, seçim sonucunun bir başarısızlık olduğunu da kabul ederek “Özeleştiri yapmak zorundayız” diye konuştu

Çalışmadılar şimdi ortaya çıkıyorlar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası bazı internet siteleri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “evine kapandığını” yazdı. Oysa CHP lideri dün telefonda “Eve kapandığım falan yok. Sadece seçimden sonraki gün öğlene kadar evde kaldım. O kadar da hakkımız olsun” diyordu.
Seçimden sonra neredeyse 48 saat sessizliğini koruyan Kemal Bey’le dün uzun bir sohbetimiz oldu. Düşünceli bir üslupla konuştu; ancak CHP’ye yönelik eleştirilere yanıtı hazırdı. Pazar gecesi çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aldığı oy oranı konusunda, Devlet Bahçeli gibi seçmeni suçlamadı. Adaletsiz bir kampanyadan, kamuoyu şirketlerinin algı operasyonundan, YSK kararlarının isabetsizliğinden söz etti.
CHP içi muhaliflere hodri meydan derken de hayli rahattı: “Bu arkadaşlar seçim sürecinde hiç çalışmadılar; şimdi çıkıyorlar. Hadi benden açık çek: Bulsunlar yeterli imzayı gidelim kurultaya!”
Ancak günün sonunda Kemal Bey, lafı dolandırmadan Pazar geceki sonucun partisi açısından bir “başarısızlık” olduğunu kabul etti. Ve ekledi:
“Özeleştiri yapacağız. Zaten de yapmak zorundayız.”
Seçim sonrası yapılan yorumların tümü “çatı aday” formülünün tutmadığı yönünde....
Seçimlerin bir fazla olumsuz yönü vardı. Birincisi Ağustos’da seçim olmaz. İkincisi, Cumhurbaşkanlığı icra makamı değil. Neye dayanarak kampanya yapacak. Diğer seçimlerde milletvekilleri var, vaatler var, parti programı var. Zorluk burada. Bu seçimde söylenebilecek az şey vardı. Erdoğan da zaten “CHP 1940’larda şunu yaptı, şu aday Alevidir; öbürü Zaza’dır; o Mısırlıdır” diye kampanyasını götürdü. Akıllarda kalan tek şey, Ekmel Bey’in çelebi, ağır başlı, kısır çekişmelere girmeyen biri oluşu...
Ancak Ekmel Bey’in ağırbaşlılığı, seçmen açısından yeterli olmadı...
Ortaya çıkan tabloda Ekmeleddin Bey yüzde 38.5 aldı. Erdoğan da 21 milyon oyla aslında toplam oyların (55 milyon seçmen var) sadece yüzde 38’ini aldı. Ortada büyük bir oy patlaması yok.
Yine de CHP’deki fire çok yüksek. Nasıl açıklıyorsunuz?
Bizim tabanımız okuyan, yazan, sorgulayan bir taban. Kamuoyu araştırma şirketleri aracılığıyla algı operasyonu yapıldı. KONDA seçime 2 gün kala Erdoğan yüzde 57 dedi. Ve bu yasal olmamasına rağmen yayınlandı. Kesin kazandığına dair bir algı yaratıldı. YSK da bunu seyretti. Sonunda bizim taban da nasılsa seçilecek, otobüse binip şimdi neden Ankara’ya, İstanbul’a döneyim dedi. O operasyon başarılı oldu.
Ekmeleddin Bey seçiminin seçmeni yeterince motive etmediği söyleniyor..
Seçmenin motive olup olmadığına bakmak gerekiyor. Ama yüzde 38.5 küçümsenecek bir oy değil. Şu bir gerçek. CHP’de fire verildi. Neden CHP’li bir cumhurbaşkanı adayı bulmadınız deniyor. Peki hangi CHP’li cumhurbaşkanı seçildi? Bu zamana kadar parlamentoda uzlaşmayla seçimdi. Ahmet Necdet Sezer de siyasi kimliği yoktu; uzlaşıyla seçildi.
Yani bir başarısızlık yok mu ortada?
Onu demiyorum. Siz seçimden önce “başarının ölçütü nedir?” diye sormuş, ben de söylemiştim. Bunun ortası falan yok. Başarı seçilmektir. Onun dışındakiler de başarısızlıktır. Bu başarısızlığı özeleştiriye tabi tutmamız gerekiyor. Varsa bir başarısızlık, ki var, oturup değerlendireceğiz.
Bir başka eleştiri de MHP ve CHP teşkilatlarının Ekmeleddin Bey’i yalnız bıraktığı yolunda....
Biz hiç yalnız bırakmadık. Her gittiği yerde arkadaşlarımız vardı. Milletvekilleri yanındaydı. Daha fazlası, CHP adayı gibi görünürdü. Olmazdı, çünkü 14 siyasi partinin ortak adayı. Diğer siyasi partilerin de çalıştığına inanıyorum. Ama partilerin yapabileceği sadece Ekmel Bey’i anlatmaktı. Ben de her yere gittim. Genel başkan olarak çalıştığıma inanıyorum. Anlatmaya çalıştık. Çalışmadık desek doğru olmaz. Belki yeteri kadar çalışmadık. Ama yeterli olan nedir? Bunu da bilmiyorum. Her tarafı gezdik. Anlattık, broşürler dağıttık. Ama bu seçimlerin özelliği nedeniyle daha fazlası mümkün değildi... Ekmeleddin Bey yeterince tanındı.
Bugün itibarıyla parti içinde muhalefet başladı. Kurultay talepleri gelmeye başladı. Düşünüyor musunuz?
Partili olmak, partinin aldığı karara uymak ve çalışmaktır. Bu basın toplantısı yapan arkadaşlar, seçim sürecinde hiç çalışmadılar. Tam tersine çalışmaları engellediler. Samimi değiller. Toplayın imzayı derhal kurultaya gideriz. Ben olmasın demiyorum. Bana gelip samimi olarak kurultay isteselerdi, ben kurultay yapardım. Ama hem çalışmayacaksın, hem de sonra çıkıp başarısızlık var diyeceksin! Şimdi benden onlara açık çek. Bakalım tabanda ne kadar karşılıkları var. Bulsunlar imzayı, kurultaya gidelim.
Dönüp baktığınızda 1. tur için CHP, MHP, hatta Saadet kendi adayını çıkarsa daha iyi olmaz mıydı?
Tartışılabilir tabii. Ama şunu söyleyebilirim. Bizim taban büyük ölçüde Ekmeleddin Bey’i Kabul etti. Herkes bir şekilde çalıştı. Diğer partiler de.
Şu ana kadarki anlatımlarınızdan partide çok büyük bir değişiklik öngörmediğiniz sonucu çıkıyor.
Hayır biz özeleştiri yapacağız. Ve yapmak zorundayız zaten. Sonuçları masaya yatıracağız . Hep birlikte MYK ve parti meclisinde. Tekrar söylüyorum, yapmak zorundayız.
Son olarak Alevi ve sol tabandan Demirtaş’a yönelen oylar olduğu söyleniyor. Ne diyorsunuz?
Demirtaş’a yönelen oylar, sadece Kürt olduğu için değil de sosyal demokrat ve sol söyleminden dolayı yöneldiyse, bu oylar çok değerlidir. HDP’nin Türkiye partisi olması açısından önemlidir. Değerlidir. Ve bunu CHP Genel Başkanı olarak açıkça söylüyorum. Selahattin Bey de sosyal demokrasiye inandığını söyledi, “Ezilenlerin cumhurbaşkanı olacağım” dedi. Kendine göre bir seçim programı geliştirdi. Özellikle sol çevrelerde ”Türkiye partisi” imajını yarattığı için sempati topladı. “Ezilenlerin cumhurbaşkanı” söylemi hoş ama seçilse 76 milyonun cumhurbaşkanı olacaktı. Yine de önemli bir çaba.

DİĞER YENİ YAZILAR