Moralin bozulunca kendini yemek yemeye mi veriyorsun?

Bunalmış, kaygılı, stresli hissettiğin zamanlarda aslında aç olmadığın halde yemek yiyor musun? Bu yeme atakları genelde gecenin bir vakti ve tek başına olduğun zamanlarda mı ortaya çıkıyor? Yediğin şeyler besleyici özelliği olan besinlerden ziyade, anlık haz verecek abur cuburlardan ya da dışarıdan söylediğin hazır yiyeceklerden mi oluşuyor? Ertesi gün uyandığında yediklerin yüzünden içini bir pişmanlık kaplıyor mu?

Eğer bu soruların çoğuna cevabın evetse, sen de duygusal yeme problemi yaşıyor olabilirsin. Aslında yemek yeme ile duygusal sorunların arasındaki ilişki ilk bakışta net olarak görülmeyebilir. Ancak özellikle şekerli gıdalar, abur cuburlar, fast food gibi yiyecekler insan beyninde ödül merkezini tetikler ve anlık bir haz meydana getirir. Birçok bağımlılıkta buna benzer bir mekanizma çalışır. Ve bazı insanlar yaşadıklarının sorunların hissettirdiği olumsuz duygularla yüzleşmek veya onları çözümlemek yerine yemek yemenin hazzını tercih eder. Yemek yerken hissedilen tatmin duygusu, hissedilen olumsuz duyguları birkaç saatliğine halının altına süpürür ve o an için unutuyormuş gibi hissedersin. Ta ki ertesi sabah kadar. Sabah kalktığında hem sorunlarının olduğu gibi kaldığını görürsün, hem de sağlıksız beslenmenin bedeninde yarattığı olumsuz etkilerden dolayı çok fazla pişmanlık hissedersin.

Duygusal sorunların tetiklediği yeme ataklarına duygusal yeme bozukluğu diyoruz. Bu problemi yaşadığını düşünüyorsan ilk olarak gerçek açlık ile duygusal açlığı ayırt etmen gerekir. Gerçek açlık yavaş yavaş artarken, duygusal açlık birden bastırır. Gerçek açlıkta karnını doyurmak için bekleyebilirsin ama duygusal açlıkta hemen bir şeyler yemen gerekiyormuş gibi hissedersin. Gerçek açlıkta sağlıklı yiyecekleri tercih edebilirsin; sebze yemekleri, salata gibi. Ama duygusal açlıkta çikolata, cips,  pizza, pasta gibi şeyleri yemek istersin. Gerçek açlıkta gereken kadar yedikten sonra doyduğunu hissedersin, duygusal açlığın midenin dolmasıyla ilgisi yoktur ve doymuş hissetmezsin, aşırı yiyebilirsin. Gerçek açlığı giderdikten sonra olumsuz duygular hissetmezsin, ama duygusal açlığı giderdikten sonra suçluluk ve pişmanlık duyguları yaşarsın.

Duygusal açlıkla mücadele ederken, ikinci adım duygularını anlamak ve hangi durumlarda yeme ataklarının tetiklendiğini anlamaktır. Bazı insanlar onları bekleyen zor görevler öncesinde kendini yemeye verebilir. Bazı insanlar çok zorlu geçen bir gün sonrasında hissettikleri yorgunluğu duygusal yeme ile telafi eder. Bazı insanlar yalnız kaldıklarında ve içlerinden kocaman bir boşluk hissettiklerinde yerken, bazıları da diğer insanlarla yaşadıkları çatışmalarda kendini ifade edemedikleri için kendilerini yemeye verirler.

Duygusal yemenin sistemi, çözümlenmeyen, kaçınılan sorunların ortaya çıkardığı duyguları yemek yemenin hazzıyla bastırmak üzerine kurulu. Uygulaması ciddi emek istese de içinde yarım kalmış duyguları karşı tarafa ifade etmenin bir yolunu bulmak, duygularının içeride kalıp seni yemek yemeye itmesini engelleyebilir. Ciddi yemek yeme arzusu geldiği zaman, ilk başta bunun gerçek bir açlık mı yoksa duygusal bir atak mı olduğunu belirlemen ve sonrasında kendini 15 dakika durdurman işe yarayabilir. Çoğu zaman yeme atağı bir rüzgâr gibi bastırır, eğer bir 15 dakika sabredebilirsen sonrasında mücadele etmen daha kolay olacaktır.

Aynı zamanda, yoğun yeme arzusu geldiği zaman bedensel hareketi artırmak, dışarıda bir yürüyüş yapmak, iyi anlaştığın insanlarla telefon görüşmesi yapmak gibi dikkatini dağıtacak şeyler sana iyi gelebilir. Ve en son olarak, evinde yeme atakları geldiği zaman kolayca ulaşabileceğin bahsettiğim tarzda yiyecekler olmaması çok önemlidir. Eğer dolapta pasta varsa, genelde o pasta o gece yenilecektir.  Bazı durumlarda duygusal yeme bozuklukları çok zorlu ve hayat kalitesini bozacak hale gelebilir. Bu durumlarda da profesyonel yardım almanı öneririm.

Kendine iyi davran, görüşmek üzere...