Işıltılı ve çekici bir cilt için sağlıklı beslenme önerileri

11 Nisan 2014

Yağlı besinlerden kaçının: Daha fazla kalori, yağ ve karbonhidrat içeren besinler hücre ve gözeneklerde toksin biriktirmeye meyilli olduğundan cilt için iyi değildir. Toksin birikimi cildi soluk ve cansız gösterdiğinden cilde iyi gelmez. Bu nedenle, kalori, karbonhidrat ve yağ miktarı daha fazla olan yağlı gıdaları tüketmekten kaçınmak yararlı olacaktır.

Taze meyve sebze: Taze meyve sebze tüketiminin cildin çekici ve güzel bir görünüm kazanmasına her zaman olumlu katkıları vardır çünkü bu tarz besinler gerekli protein ve vitaminleri içerir.

Işıltılı bir cilt için elma: A vitamini içeren bu meyve ciltteki koruyucu dokuları güçlendirir ve sivilce oluşumuna karşı koruma sağlar. A vitamini açısından zengin bu meyvenin adı elma. A vitamini dışında elmanın barındırdığı diğer besinlerin de güzellikle ışıldayan bir cilde erişilmesine katkısı vardır.

Havuç ve salatalık: Salatalık ve havuç yemek cildinizin ışıldamasına ve parlaklık kazanmasına yardımcı olur. Havucun içindeki E vitamini, hücresel metabolizma esnasında ortaya çıkan serbest radikalleri yok ederek cilt sağlılığının korunmasına fayda sağlar. Salatalık hem A hem de C vitamini içerir, bu içerik cildin yatıştırılmasına ve daha yumuşak olmasına yardımcı olur.

Alkol ve kafein tüketimi: Cilt hücrelerini öldürür ve çeşitli bazı iç rahatsızlıklar yaratır. Kafein ve alkol tüketimiyle beraber kaçınılmaz olarak cildinizin parlaklığı azalacak ve gevşek bir cilt oluşacaktır. Kolayca kırışıklıklar meydana gelecektir. Alkol ve kafein tüketimi bağlantılı kırışıkları oluşmuş bir kişi yaşından çok daha büyük gösterecektir.

Yazının devamı...

İhtiyarlamadan Yaş Alalım

11 Nisan 2014

Yaş günümü seviyorum ama yeni yaşımın rakamından memnun değilim mi diyorsunuz? Ya da bu sayılar her sene artıyor ne yapsam da dursa diye mi düşünüyorsunuz? Çaresi var…

Siz bana ulak kabartın size fısıldayacaklarım var, ama anlaşmamızı unutmayın… Siz herkese anlatacaksınız J

Önce vücudumuzda biriken serbest radikallerden kurtulalım da yük olup, bizi yaşlandırmaktan vazgeçsinler.

Her gün yeni şeyler duyuyoruz bu konuda ve hangisine kulak kabartacağımızı bilemez duruma geldik. Ben size kısaca özetleyeceğim; renkli meyve ve sebzeleri tüketin. Neden? Bir meyvenin rengi ne kadar koyu ise içeriğinin antioksidan özelliği o kadar yüksektir. Örneğin; Yaban Mersini, Nar, Havuç….saymakla bitmiyor. Mevsimine uygun meyve ve sebzelerden yapacağınız küçük bir kolaj sizi içten çökermeye çalışan serbest radikallerden koruyacaktır.

SU…Evet, su yazıyor J İnsan vücudunun çok büyük bir kısmı sudan oluşuyor değil mi? Bu suyu devir daim ettirmenin çok önemli olduğunu hatırlatmak isterim. Devir daim derken neden bahsediyorum; her gün 2-2,5 litre SU içmeliyiz. Dokuların arasında bulunan suyu taze suyla değiştirmeliyiz ki durgun vücut sıvılarından kurtulalım. Aslında şöyle düşünmek lazım; lavabonuz tıkandı ve su akmıyor. Sonuç; biriken su kötü kokular yayıyor. Aynı şey vücudumuz içinde geçerli. Vücutta ödem çok olursa yeni ve kaliteli su girişi olmazsa var suyun içinde serbest radikaller birikmeye başlar. Bunun sonucu olarak dokuların içinde buluna sıvı toksik hale gelir. Bundan kurtulmak için içimizde olan suyu yenilemek gereklidir.

Uykuyu da unutmamak gerekir. Düzenli ve kaliteli uyku gençleştirir. Yani sadece yaşlanmayı önlemez gece 23.00 ile 03.00 arasında uykuda olmak gençlik hormonu salgılamanızı arttırır. Bu da hücreleri yeniler, cildi nemlendirir. Uyusun da büyüsün ninniiiii….Uyusun da gençleşsin yihuuuu olarak değiştirilmiştir. Tüm ilgililere duyurulur.

Yazının devamı...