Hayatın değerini anlıyoruz

2020 iyi başlamadı, depremler, uçak ve helikopter kazaları derken hepimize hayatı yeniden sorgulattı.

Dünyanın neresinde yaşadığınız, nasıl imkânlar ya da imkânsızlıklarla dolu bir hayatınızın olduğu aslında hiç fark etmiyor, ölüm söz konusu olunca.

Alın yazısı, kader ya da her neyse gerçekten var ve işte bütün dünyanın hayranı olduğu sayılı efsanelerinden de olsanız, hayata çok erken veda etmek zorunda kalabiliyorsunuz.

İşte bu yüzden, hem Elazığ’daki acı kayıplara, hem de Kobe Bryant, kızı ve yanındakilere üzülüyoruz.

Son günlerde gelen acı haberlere ne kadar üzülürsek üzülelim, bir yandan da hatırlıyoruz, nefes alabildiğimiz için bile şükretmek gerekiyor, en kötü zamanlarda bile sağlık olsun deyip geçebilmek gerekiyor.

Giderek bunu daha da iyi anlıyoruz.

Sosyal medya üzerinden duyarlılık!

Peki ama bunu anlarken nasıl oluyor da hâlâ sosyal medyada paylaşımlara bakıp ünlü ünsüz herkesi duyarlı duyarsız ilan etmeye kalkıyorlar?

Sosyal medyada acıları paylaşmak bir tercih meselesi, malum herkes acısını aynı şekilde yaşamıyor.

Aynısı yardım yapmak konusunda da geçerli, bazılarına göre yardım yaptığını herkese duyurmak farkındalık yaratıp daha büyük yardımlar yapılmasına neden olabilir, bazılarına göre ise yardım yapmak sessiz sedasız, kimseye duyurmadan elinden geleni yapmak demek.

Biri birinden daha üstün değil, ikisi de çok değerli.

Acun’un, Nusret’in, Cedi Osman’ın Elazığ için yaptıkları yardım kampanyaları da harika, adını açıklamadan yardım yapanlarınki de…

Önemli olan dayanışma

Eylülde İstanbul’daki depremin ardından Paris’te Notre Dame’daki gibi dayanışma şart demiştik.

Depremin ardından, Notre Dame Katedrali’ndeki korkunç yangından sonra Fransa’da başlatılan seferberliği bir kez daha hatırlamıştık.

Fransa’nın önde gelen aileleri milyonlarca bağış yaptı Notre Dame’ı restore edebilmek için.

Evet, Notre Dame Katedrali gibi dünya çapında değerli bir tarihi eserin yanmasına hiç şüphesiz hepimiz üzüldük.

Ama hatırlayalım, daha yangın söndürülemeden önce Gucci grubunun sahibi, Kering ve Artemis Grup’un başkanı François-Henri Pinault, ailesi ve şirketi adına Notre Dame’a 100 milyon euro’luk bağış yapacağını açıkladı.

Hemen akabinde ezeli rakibi, LVMH grubunun patronu Bernard Arnault 200 milyon euro bağış yapacağını açıkladı ve bir anda 100 milyon euro’luk bağışı gölgede bıraktı, her ne kadar bağış konusunda Pinault ailesi öncü olsa da.

Bağışların artmasıyla tadilatın 5 yılda tamamlanacağı açıklandı.

Bu durumda bir de kendimize bakıyoruz, neyse ki bizde artık böyle büyük facialarda dayanışma yapabiliyor, birbirimize destek olabiliyoruz.

Bu da önemli bir gelişme.

Oscar’lı basketbol efsanesine veda

Kobe Bryant sadece efsane bir basketbolcu değildi, bütün dünyanın çok sevdiği, gençlere ilham kaynağı olan bir yıldızdı.

Kızının basketbol takımına koçluk yapacak kadar iyi bir baba ve tabii tevazu sahibiydi.

Soma’da yaşanan faciayı Twitter’da paylaşmasından THY’nin reklamlarında rol almasına kadar Türkiye’yle de bağları güçlüydü.

Kobe Bryant’ın en az bilinen yönü ise Oscar ödüllü olmasıydı.

İki yıl önce ‘Dear Basketball’ ile kısa film Oscar’ı kazanmıştı.

Daha önce de Spike Lee’nin ‘Kobe Doin’ Work’ adlı belgeseline konu olmuştu.

İkinci kariyerinde film ve TV ile daha çok ilgilenecekti.

Daha 41 yaşında, 13 yaşındaki kızıyla birlikte hayatını kaybetmesi çok erken, çok acı.

Hayatın değerini anlıyoruz