Nice yıllara SAHA!

Füsun Eczacıbaşı öncülüğünde kurulan SAHA Derneği salı akşamı 10. yılını Ortaöy Esma Sultan Yalısı’nda kutladı.

SAHA Derneği 2011’de bir sivil toplum kuruluşu olarak Türkiye’nin çağdaş sanat üretimini ve Türkiye çağdaş sanatının uluslararası tanınırlığını artırmak amacıyla kuruldu.

Farklı ülke ve şehirlerde müze, bienal ve kâr amacı gütmeyen sanat projelerinde Türkiye’den sanatçı ve küratörlerin yeni eser üretimi ve yayın yapmasına karşılıksız destek oluyor.

Kurduğu yurt dışı ortaklıklarla misafir sanatçı ve küratör programlarına Türkiye’den düzenli katılım olmasını sağlıyor.

SAHA’nın yeni projesi SAHA Studio ise Türkiye’den sanatçılara çalışma ortamı ve küratöryel desteğin yanı sıra projeleri için üretim, araştırma ve sunum bütçesiyle çalışmalarını sürdürebilecekleri bir mekân yaratıyor.

4-5 yıl önce Frieze’in kurucusu Matthew Slotover ile çağdaş sanatın geleceğini konuşurken bana SAHA örneğini vermişti.

Malum, dünyanın en önemli sanat markalarından biri Frieze.

Londra’da bir kültür-sanat dergisi olarak başladı, daha sonra ise her yıl farklı zamanlarda Londra, New York ve Los Angeles’da düzenlenen çok önemli bir sanat fuarı haline geldi.

Hatta sanat koleksiyonerleri için eserleri Frieze’den almak da artık bir artı değer.

Nice yıllara SAHA

Koleksiyonerlerin bir sanat eserini neden özellikle Frieze’den almayı tercih ettiklerini, Frieze’in bir ölçü ya da sanatla tanışma aracı olup olmadığını daha önce kurucusu Matthew Slotover ile konuşmuştum.

“Türkiye’deki sanatçılar nasıl dünya çapında olabilir?” soruma, Füsun Eczacıbaşı’nın kurduğu SAHA Derneği’ni örnek göstererek cevap vermişti ve SAHA’nın başarısını Matthew Slotover’dan duymak da ayrıca güzel.

SAHA Derneği şimdi de sanatçı ve küratörlere Amsterdam, Berlin ve New York’ta yaşayıp çalışma imkânı sunuyor.

Amsterdam, Berlin ve New York’taki sanat kurumlarıyla kurduğu ortaklıklarla Türkiye’den beş sanatçı ve küratörün misafirlik ve araştırma programlarına katılımını sağlıyor.

2021 Sonbahar ve 2022 Bahar dönemi için New York’taki The International Studio & Curatorial Program (ISCP) için açık çağrıyla seçilen sanatçılar Sümer Sayın ve Barış Göktürk’ün üç aylık programa katılımına destek oluyor.

Slavs and Tatars Studio’nun İstanbul Bienali, Pera Müzesi, SAHA ve SALT’tan aldığı öneriler arasından davet ettiği Nihat Karataşlı ve küratör Aylime Aslı Demirise SAHA desteğiyle iki ay Berlin’de yaşayıp Slavs and Tatars ekibiyle çalışacak.

Her yıl yapılan uluslararası açık çağrıyla seçilen sanatçı Cihad Caner ise SAHA’nın desteğiyle Amsterdam’daki Rijksakademie’de iki yıllık kapsamlı misafirlik programına katılıyor. 

SAHA, tam 10 yıldır ilham verici iş birliklerine ve sanatçılara karşılıksız destek olmaya devam ediyor. 

Daha nice 10 yıllara SAHA!