Yerel lezzeti güncelleştirdi

Pandemi döneminde hayallerini gerçekleştiren, sıfırdan yeni markalar yaratanlar da var. İşte Selim Cenkel’in ve Marsel Delights’ın ilham verici hikâyesi

Mart ayından beri yaşadığımız pandemi sürecinde, karantina dönemiyle karantina sonrası dönemde telefon ekranına baktığım süre arasında tam 4 buçuk saat fark var. Şimdi, yeni kısmi karantina döneminde de biliyorum, bu 4 buçuk saatlik fark kapanacak, yine daha çok telefon ekranına bakıyor olacağım. Tabii bu süreci telefona bakarak geçirmek yerine, hayallerinin peşinden gidip daha üretici şeyler yapanlar da var aramızda. Selim Cenkel de onlardan biri. Uluslararası bir markanın Türkiye distribütörlüğünü üstlendikten sonra karantina sürecinde kendi markasını yaratmaya karar veriyor. Şimdi birçok yerde karşımıza çıkan ve tadı kadar ambalajıyla da dikkati çeken Marsel Delights markası böyle doğuyor.

“Bana ait bir hikâye”

Peki, ama her şey nasıl başlamış? Bu süreci şöyle anlatıyor Selim Cenkel: “Kendimi bildiğimden beri yeni yemekler ve tatlılar beni çok heyecanlandırır. Çocukken mutfakta garip pasta denemeleri yaptığımı, gençliğimde normal dışı birçok farklı tat kombinasyonunu denediğimi hatırlıyorum. Profesyonel hayatta uzun süre çalıştıktan sonra iç sesimi dinleyip gıda alanında tekrar denemeler yapmaya karar verdim. Bu süreçte bana ait bir hikâye yaratmanın ancak benden başlayabileceğine inanarak yola çıktım. Azınlık kültüründen gelmemi, yurt dışı eğitimimi, seyahatlerimi, İstanbul’daki hayatımı gözden geçirdikten sonra yaşantımın tam bir sentez olduğunu, Doğu ile Batı kültürleri arasında sürekli geçiş yaptığımı tekrar keşfettim. Bu keşfimi gıda alanında yenilik yapma arzusuyla birleştirince lokum gibi bana ait olduğunu hissettiğim yerel bir lezzeti yorumlayabilme, güncelleştirebilme fikri beni çok heyecanlandırdı. Kendime beni yeteri kadar zorlayacak bir hedef bulduğumu düşünerek yemek kitaplarından ve internetten reçeteler araştırmaya başladım.”

Yerel lezzeti güncelleştirdi

Hedef doğal bir lokum

Selim Cenkel’in hedefi, güncel tat beklentilerine cevap verebilecek şekeri daha az ve daha doğal bir lokum yapmak. 2 ay boyunca yaptığı hiçbir reçete iyi çıkmadığı için hepsini çöpe atmak zorunda kalıyor. Ama pes etmiyor, tam aksine daha çok hırslanmış ve sonuçta istediği kıvamda lokum yapmayı başarıyor. Sonrasında şeker cinsi ve oranını değiştirme, yeni doku oluşturma, doğal lezzetlerin uygulanması derken, kendini 4 ay daha evde yüzlerce defa lokum yaparken buluyor. Ancak 6’ncı ayın sonunda çevresine rahatlıkla denetebileceği bir lokum reçetesi ortaya çıkıyor. Lokum çeşitlerini geliştirirken amacı farklı tatlarla yiyenleri şaşırtmak ve çok kültürlü kimliği gibi bir sentez sunabilmek. Selim Cenkel’in yaptığı lokumları klasiklerden ayıran en büyük özellik, dünyada da giderek daha öne çıkan yerel dokunuş. Bitter çikolata+Urfa biberi, nar ekşisi+sumak, Antep fıstığı+karamel+tuz, damla sakızı+karadut, çilek+karabiber gibi farklı reçeteler geliştirmiş.

Peki, Marsel adı nereden geliyor?

“Reçeteden başladığım tavrı markanın görsel diline de taşıyarak renkli, canlı, Doğu ile Batı arasında köprü kuran bir dünya oluşturmaya çalıştım. Eminönü, Büyükada, eski tatlıcı dükkânları, ilham aldığımız görsel imgeler. Ve markama yemeyi ve yedirmeyi çok seven, beni çocukluğumda yemek kültürü ile tanıştıran dedemin adını verdim. Markanın hikâyesini temsil eden daha doğru bir insan düşünemiyorum” diye cevaplıyor Selim Cenkel.

Şimdiden birçok sevdiğimiz mekânda karşımıza çıkıyor Marsel Delights. Bu İstanbullu markanın hedefi, dünyanın çeşitli şehirlerinde Türkiye’den yeni tatların öne çıkacağı dükkânlar açmak. Yolu açık olsun!