Cem Kılıç

Cem Kılıç

cem.kilic@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Dünya Ekonomik Forumu'nun Davos toplantısı öncesinde İngiliz yardım kuruluşu tarafından her yıl yayınlanan rapora göre, koronavirüs salgını, küresel eşitsizliği daha da büyüttü, zenginleri daha da zenginleştirdi, yoksulları daha da yoksullaştırdı.

İngiliz yardım kuruluşu Oxfam tarafından her yıl Dünya Ekonomik Forumu tarafından gerçekleştirilen 'Davos Gündemi' öncesinde yayınlanan ve küresel düzeyde eşitsizliğin boyutlarını ortaya koyan raporun yeni versiyonuna göre, koronavirüs salgını küresel eşitsizliği büyüttü. Salgın zenginleri daha da zenginleştirirken, yoksulları daha da yoksullaştırdı.

Haberin Devamı

Eşitsizlik insanı öldürür

Milyarder varyantı

Eşitsizlik, modern dünyanın en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Eşitsizlik, adeta bir 'ekonomik şiddet unsuru.' Bu yüzden, toplumlarımızı parçalıyor. İngiliz yardım kuruluşu Oxfam, küresel eşitsizliğe odaklanan bu yılki raporunda işte bu noktadan yola çıkarak 'eşitsizlik öldürür' temasını kullanmış.

Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı tarafından en son Aralık 2021'de yayınlanan rakamlar, 1995 yılından bu yana dünyanın en varlıklı yüzde 1'inin, en alttaki yüzde 50'nin tamamından 19 kat daha fazla servet artışı elde ettiğini ortaya koyuyor. Yani, eşitsizlik artık Batı emperyalizminin zirvesinde olduğu 20. yüzyılın başlarındaki kadar büyük. Rapora göre, salgın döneminde dünyanın en zengin insanlarının servetlerindeki artış, milyarderlerin servetlerindeki en büyük yıllık artışa denk geliyor.

Her gün bir milyarder

Oxfam'ın raporuna göre salgın başladığından beri her 26 saatte bir yeni bir milyarder yaratılıyor. Dünyanın en zengin 10 insanı servetlerini ikiye katlarken, Oxfam tarafından 160 milyondan fazla insanın yoksulluğa itildiğini tahmin ediliyor. Raporda, aynı zamanda koronavirüs salgını nedeniyle dünya genelinde 17 milyon insanın hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu rakam, ne yazık ki İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmemiş bir kayıp anlamına geliyor.

Aşıda da eşitsizlik

Koronavirüs salgınının, sadece sağlık ve insan hayatı üzerindeki değil, aynı zamanda geçim kaynakları üzerindeki etkileri de ölümcül ve uzun süreli. Bu anlamda, eşitsizlik nedeniyle salgın geçim kaynaklarına daha fazla zarar vermiş durumda. Öyle ki, Oxfam raporuna göre; gelir dağılımındaki eşitsizlik, koronavirüse yakalanmanız durumunda hayati bir riskle karşı karşıya kalıp kalmayacağınız noktasında yaştan daha güçlü bir gösterge. Daha önce Dünya Sağlık Örgütü tarafından da defalarca ifade edildiği üzere, koronavirüse karşı bir aşıları olsaydı bugün milyonlarca insan hala hayatta olabilirdi. Bu anlamda, aşıya erişim çoktan küresel düzeyde eşitsizlikleri artıran ve derinleştiren bir konuya dönüşmüş durumda.

Haberin Devamı

Pandemi yükü yoksula

Pandemik ölümlerin yükünü taşıyan grup, ne yazık ki dünyanın en yoksul insanları. Oxfam raporunda, en yoksul insanların koronavirüs nedeniyle ölme olasılığının en zenginlere kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla olduğu ifade ediliyor. Örneğin, salgının ikinci dalgası sırasında İngiltere'deki Beyaz İngiliz nüfusla karşılaştırıldığında, Bangladeş kökenli insanların salgın sebebiyle ölme olasılığının beş kat daha fazla olduğu vurgulanıyor.

Haberin Devamı

Daha az mutluluk

Gerçek şu ki, eşitsizlik insan yaşamının neredeyse tüm yönlerini etkiliyor. Eşitsizlik kaçınılmaz olarak herkes için zararlıdır. Çünkü, daha yüksek eşitsizlik daha fazla suçu, daha az mutluluğu, daha az güveni ve daha fazla şiddeti doğuruyor. Dolayısıyla, insanlığın ilerlemesine yönelik umutları olumsuz etkiliyor.

Oxfam'a göre gerek ülkeler arasındaki gerekse ülkelerin kendi içindeki eşitsizlik, dünyamızın geleceği için de ölümcül bir özellik taşıyor. Örneğin, zengin ülkeler tarafından yapılan aşırı tüketimin iklim üzerindeki tahribatı nedeniyle tüm dünya 'ısınıyor' ve kaybediyor. İklim krizi açısından en üst gelir düzeyindeki yüzde 1'i temsil edenlerin emisyonları, en alttaki yüzde 50'nin toplam emisyonunun iki katı düzeyinde.

Açlıktan 2 milyon ölüm

Raporda yer alan ve küresel düzeyde eşitsizliğin boyutlarını ortaya koyan diğer çarpıcı veriler ise şu şekilde:

- Yoksul ülkelerde sağlık hizmetlerine erişim eksikliği nedeniyle her yıl tahminen 5.6 milyon insan hayatını kaybediyor.

- Açlık nedeniyle her yıl en az 2.1 milyondan fazla insan ölüyor.

- 2030 yılına kadar, iklim krizi yoksul ülkelerde her yıl 231 bin kişinin ölümüne yol açabilir.