Taka tuka, tuka taka...

- Hamasete çok meraklı olduğumuz halde; neden kara, yağmura, sele, su baskınlarına, depremlere teslim olmak gücümüze gitmiyor?Hoca:w- Çünkü, demiş; doğa afetlerine teslim olduğumuz zaman, vatan elden gitmiyor; sadece insanların evleri, canları, çocukları gidiyor...* * *Sağır ve dilsiz birinin, derdine bir çare bulmak için gitmediği doktor kalmamış.Bir gün öğrenmiş ki, özellikle bu tür sakatlıklara karşı mucizeler yaratan özel bir hekim var uzakça bir yerde.* * *Sağır ve dilsiz adam, hemen hekime koşmuş.Hekim, önce çırılçıplak soymuş adamı. Sonra da sırtını kendine doğru çevirip bir güzel domaltmış kendisini ve elleriyle de kalçalarını tutarak, birbirinden iyici ayırmasını istemiş.Sağır ve dilsiz, aynen yapmış mucizeler yaratan hekimin istediğini...Hekim de, dolabından koca bir kazık çıkarıp, hızlıca sokmuş kıçına adamın.Sağır ve dilsiz, birden:- Aaa aaa, diye bağırmış.Ünü dünyanın dört yanına yayılmış olan hekim:- Mucize gerçekleşti, demiş. A demeyi becerdin işte. Yarın da gel, Byi talim edelim.Başkan Bushun, Irak halkını özgürleştirmek amacıyla uyguladığı politikalar için anlatılıyormuş bu fıkra...* * *Tıraşı uzamış, göğsü bağrı açık bir adam, kentin büyük parklarından birinde dolaşırken; banklardan birinde tek başına oturan kürk mantolu genç bir kadın görmüş. Sanki kadının farkında değilmişçesine, gidip oturmuş bankın öteki ucuna... Bir süre sonra başını kadına çevirmiş:- Hayat zor, demiş; icra-iflas müdürlüğünde kâtip olarak çalışıyorum ama, çok az para geçiyor elime. Günler hep bir teviye, akıp gidiyor. Yakın bir dostum bile yok şu dünyada. Sıradan bir halk adamıyım işte... Birden dertlerimi anlatmaya başladığım için, sizi sıkmadım ya?Kadın:- Yok, demiş, katiyen. Hayat benim için de bir cehennem. Büyük bir yalıda oturuyorum ama, can sıkıntısından patlıyorum. Bir yığın koruma, hizmetçi, uşak, aşçı; bir yığın çeşit çeşit son model araba... Ama hepsinden bıktım doğrusu... Sizinle karşılaşmak büyük bir mutluluk oldu benim için de, ancak hemen kalkıp gitmem lazım, şoför bekliyor parkın kapısında...Adam, titrek bir sesle:- Acaba, demiş, bir daha bulaşamaz mıyız?Kadın:- Maalesef, demiş, kocam çok kıskanç; bilir attığım her adımı...Ve kalkıp hızlı adımlarla uzaklaşmış.* * *Adam da uzaktan uzağa, izlemeye başlamış kadını. Kadın, parktan çıkmış. Caddeyi geçmiş. Sıradan bir lokantaya girmiş.Adam, lokantanın geniş camlarından görüyormuş kadının içeride ne yaptığını...Önce mantosunu çıkarmış; sonra askılı bir önlük giyip, bezden iki yan kuşağını bağlamış arkasında ve başlamış müşterilerin bitirdikleri yemek tabaklarını toplamaya...* * *Adam da kös kös geri dönmüş, son model büyük bir arabanın kapısını açmış, koltuğa şöyle bir yaslanıp, bir puro çıkarmış ve şoföre:- Yalıya dönelim Burhan, demiş.* * *Politik açıdan değerlendirildiğinde, adam acaba hangi dönemin simgesi, kadın hangi dönemin simgesi?Yaşlı kuşaktan olanlar; adamın, tek parti döneminde "halkçı" politikacıların simgesi olduğunu söylüyorlar.Genç kuşaktan olanlar da; kadının, meteliğe kurşun attıkları halde, çağdaş kentler yaratmakta olduklarını ilan edip duran belediyelerin simgesi olduğunu...* * *İki nişanlı, kendi aralarında konuşuyorlarmış. Genç erkek, kıza:- Kaç çocuğumuz olsun istersin, diyormuş.Kız da:- Aman aman, diyormuş, 4 çocuğu geçmemeli...- Neden?- Çünkü her 5 çocuktan biri, yoksul doğuyormuş Türkiyede...* * *Başbakan Tayyip Beyin yakınlarından bir politikacı, çıktığı yurt gezilerinde, bu tür fıkraları kara ağızlı kişilerin anlattığını söylüyor ve şöyle diyormuş:- İktidarımız sayesinde artık, nişanlılar korkmuyorlar evlenince 5 çocukları olmasından. Çünkü şimdi sadece 10 çocuktan biri yoksul doğmakta...* * *İncili Çavuşa sormuşlar:- Türkiyede, ulusal gelir dağılımındaki korkunç uçurumlara bakarak; Gazinin, "Köylü efendimizdir", "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için", "Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur" türü sözlerine, şaka yollu azıcık takılmak isteseydin ne derdin?İncili Çavuş:- Kimse duymasın ama, şöyle derdim, demiş: "Bizim şeyhin kerameti olur menkul kendinden"...* * *16. yüzyıl halk ozanı Aşık Keremden bir dörtlükle bitirelim yazıyı:İçer rakıyı mest olam deyiKonuşur eşekle dost olam deyiİki söz bellemiş üst olam deyiKamiller önünde şiir beğenmez c.altan@prizma.net.tr NASREDDİN Hocaya sormuşlar: