Toplumsal Bağışıklık

Covid-19 ülkemizde yayılmaya devam ediyor. Tünelin sonunu görebilmemiz için toplumsal bağışıklık olgusunun neresinde olduğumuzu görmemiz gerekiyor.

Nedir toplumsal bağışıklık?

Bu virüsle ülkemizde karşılaşmış ve ona karşı bağışıklık geliştirmiş kişi sayısının nüfusumuza oranıdır.

Elimizdeki verilere göre virüsle tanışmış olan kişilerin ortalama 14 gün sonra aşılanmış gibi bağışıklandığını düşünüyoruz.

Kullanılabilir aşının hala bulunup üretilip son kullanıcıya ulaştırılmasının uzak göründüğü bu günlerde sağlık profesyonellerinin gözü kulağı bu orandadır.

Bu oranı doğru tanımlayabilmek için açıklanan verilerin güvenilirliği çok önemlidir. Bizim için ister asemptomatik olsun ister semptomatik olsun önemli olan virüsü taşımış olmasıdır.

Sağlık Bakanımız yaptığı son açıklamada semptom taşıyan kişilerin hasta kabul edildiğini, açıklanan sayılarında bu kişiler olduğunu, semptom taşımayan kişilerin ise hasta kabul edilmediğini, vaka kabul edildiğini ve açıklanan sayılara dahil edilmediğini bildirdi. Yani kişi pozitif çıksa bile hastalık belirtilerini taşımıyorsa listeye alınmamış, hasta kabul edilmemiş.

29 temmuzdan beri vaka sayısı değil hasta sayısı açıklanmaya başlanmış. Bu durumda biz toplumsal bağışıklığın neresinde olduğumuzu vaka sayıları açıklanana kadar bilemeyeceğiz.

Büyük resimde tabii ki ülke menfaatlerini ön planda tutmak esas olmalıdır.

Ancak bu sayılardaki düşüşe kanarak rehavete kapılan toplumun önemli bir kesimine durumun ciddiyetini anlatmak için daha şeffaf olmamız gerektiğini düşünüyorum.