Formül sıkıntısı

Formül sıkıntısı

       YENİ hükümet nasıl kurulacak?
       18 Nisan'da erken genel seçim kararı alan parlamento, Türkiye'yi içeriden ve dışarıdan kuşatan onca sorun varken, zor geçmeye aday 1999 yılını kurtaracak bir "konsensüs" sağlamakta zorlanacak mı?
       Cumhurbaşkanı Demirel'in liderleri kabul günlerine başlarken verdiği mesajlar, yeni hükümetin kurulmasındaki kimi zorlukları yansıtsa da, 56'ncı hükümetin bir an önce kurulması, ülkesini seven herkesin ortak beklentisidir.
       1995 seçimlerinden sonra yapılan üç hükümet denemesinden sonra görülmüştür ki, "liderlerarası bilek güreşine" dayalı hükümet formülleri uzun ömürlü olmuyor.
       2000'de ısrar ne yazık ki, gerçekçi değildir.
       Partilerin hemen hepsi, bir an önce seçime gidilmesinden yana gözüküyor.
       ANAP ve DSP gerekirse, daha da acele edilerek şubatta seçim yapılmasını isterken, Fazilet, Doğru Yol ve CHP'nin en uzak tarihi Nisan 1999 olarak görülüyor.
       Dolayısıyla, seçimi erteleme üzerine kurulu senaryoların, giderayak şansının zayıfladığı ortadadır.
       55'inci hükümet düşene dek, Ecevit'in başbakanlığına dayalı ANAP - DYP - DSP formülü ağırlık kazanıyor gibiydi. Yılmaz ve Çiller'in birbirini aklaması, DSP yönetiminin de "geçmişe sünger çekerek" makineye deterjan atması bu olasılığı hayli güçlendirmişti.
       Ancak, bu modelin gerçekleşmesinde önemli bir zorluk vardı. DSP, 61 sandelye şansıyla dördüncü parti durumundaydı.
       Demirel'in, Ecevit'e görev vermesi için Recai Kutan'ı atlaması gerekiyordu. Çankaya, Fazilet'ten başlasa, bu defa da Refahyol dönemine dönüşe duyarlı çevreleri rahatsız edecektir.
       Bu duyarlılığı Recai Kutan da seziyor olmalı ki, Demirel'in işini güçleştirmek istemiyor. Fazilet liderinin, Cumhurbaşkanı'yla yaptığı görüşmenin ardından "Biz içinde olsak da, olmasak da demokratik hukuk kurallarına uygun ve makul olarak kurulacak hükümet kabule şayandır" sözleri dikkat çekicidir.
       Fazilet'le ilgili bir başka açı şudur:
       Kutan yönetimi; 45 günlük sürede hükümet kurulamazsa, Anayasa'nın 116'ncı maddesine göre Cumhurbaşkanı'nca atanacak seçim hükümetinde partilerin Meclis'teki güçleri oranında temsil edileceklerinden hareketle, kabineye bakan vererek sandığa gitmeyi hedefleyecektir.
       Dolayısıyla, Fazilet'in de yer alacağı Bakanlar Kurulu, Kutan'ın işine daha çok gelir.
       Fazilet gibi, Doğru Yol ve CHP de nisanda seçime gidilmek kaydıyla, Demirel'in oluşturacağı hükümet formüllerine fazla itiraz etmeyeceğe benziyorlar.
       Çankaya'nın liderler dışında bir hükümet arayışına en büyük tepki ANAP'tan geliyor.
       Nitekim; Mesut Yılmaz, istifasını Demirel'e sunmak üzere Çankaya'ya çıktığı anda çekinceyi koydu. Dünkü basın toplantısında da ANAP lideri, üçüncü kişi başbakanlığında bir hükümetin demokratik rejimlerde olağan çözüm olmadığını ifade ederek, bu tür formülleri demokrasi adına içine sindiremediğini söyledi.
       Bunun açık ifadesi, ANAP'tan kendisi dışında bir ismin başbakan atanmasına Yılmaz karşıdır.
       Başkent kulislerinde, Yılmaz'ın bu itirazını Demirel'e ilettiği ve "Geniş tabanlı bir seçim hükümeti kurmayı istiyorsanız, ANAP'tan başbakan atamayı düşünmeyin" dediği konuşuluyor.
       Mesut Bey, bu tutumunu, 55'inci hükümetin düşürüleceği gün "ANAP olarak, yeni hükümet modelleriyle meşgul değiliz" diyerek açıkça ilan etmişti.
       Peki Demirel, liderlerle görüşüp, aradaki 45 günlük süreyi ortadan kaldıracak bir "konsensüs" sağlayıp başbakan atarsa ne olacak?
       Hikmet Çetin, Kaya Erdem, İsmet Sezgin gibi isimlerden birisini başbakan atayıp, Bakanlar Kurulu'nu oluşturmasını istemesi pekala mümkündür.
       O kabine güvenoyu alamazsa ne olacak?
       Cumhurbaşkanı, Kayseri'de dün sıkıntısını dile getirdi:
     "Ben de, bu işin içinden nasıl çıkılabiliri arıyorum. Bunun yolu liderlerle istişaredir. Ben güvenoyu alacak bir hükümet arıyorum."
       Baba'nın işi bu defa gerçekten zor!




Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr