Çocukluk çağı obezitesi ve korona

Çocuklarınızı hastalıklardan, dışarıdaki tehlikelerden koruma içgüdünüzü çok iyi anlıyorum. Peki evdeki tehlikenin farkında mısınız? Koronavirüs sebebiyle evde kalma süreci hepimizi etkiledi, ama çalışmalara göre çocuklar en çok etkilenen gruplardan

Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir çalışma Covid-19 salgını nedeniyle dünya çapında uygulanan sınırlamaların, sokağa çıkma yasaklarının, özellikle obez çocuklar arasında diyet, uyku ve fiziksel aktiviteyi olumsuz etkilediğini söylüyor. Obesity dergisinde yayımlanan bu çalışma İtalya’nın Verona kentinde 41 çocuk ve genç üzerinde yapılmış. İtalya’da zorunlu sokağa çıkma yasağı olan zamanlarda fiziksel aktivite, ekran süresi, uyku, yeme alışkanlıkları, kırmızı et, makarna, atıştırmalık, meyve ve sebze tüketimi gibi başlıklarda birçok soru sorulmuş ve veriler toplanmış, daha sonra bu veriler 2019 ile karşılaştırılmış.

Çocukluk çağı obezitesi ve korona




Sonuçlar maalesef bu dönemde davranışlardaki olumsuz değişiklikleri doğrulamış. Bir yıl önce kaydedilen davranışlarla karşılaştırıldığında, çocuklar günde bir öğün daha fazla yemişler, günde fazladan yarım saat uyumuşlar, telefon, bilgisayar ve televizyon ekranlarının önünde günde yaklaşık beş saat daha fazla zaman geçirmişler ve fiziksel aktiviteleri haftada iki saatten fazla azalmış. Beslenme alışkanlıkları da ne yazık ki olumsuz yönde etkilenmiş; kırmızı et, şekerli içecekler ve abur cubur tüketimleri önemli ölçüde artmış, tüketilen sebze miktarı ise değişmemiş.

Biliyorsunuz ben de çocukluk çağı beslenmesinin önemini her zaman vurguluyorum. Yapılan araştırmalar, aşırı kilolu ve obez çocukların yetişkinlikte obez olma ve daha genç yaşta diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar geliştirme olasılığının daha yüksek olduğunu söylüyor. Bu noktada ebeveynlere çok büyük rol düşüyor. Aslında çok basit ama önemli adımlarla çocukluk çağı obezitesini önlemek mümkün;

1. Buzdolabınızı kontrol edin

Buzdolabınıza girenler sadece sizin değil çocuğunuzun sağlığını da etkiliyor. Bu yüzden buzdolabınızı renkli sebze ve meyvelerle donatmanız çocuklarınızın yeni tatlar denemesini teşvik etmenin yanında günlük alması gereken vitamin ve mineralleri çeşitli meyve ve sebzelerden alma imkanı da sunar. Çocuğunuz buzdolabında sağlıklı besinleri gördüğünde sağlığını ve kilosunu kontrol etmesi daha kolay olur.

2. Şekerli yiyecek ve içecekleri sınırlandırın

Dünya Sağlık Örgütü, şeker konusunda sınırlama getiriyor, hem yetişkinler hem de çocuklar için serbest şeker tüketiminin, toplam enerji alımının yüzde 10’unun altına düşürülmesini öneriyor. Amerikan Kalp Derneği de 2-18 yaş arası çocuklarda günlük tüketilen şeker miktarının 6 tatlı kaşığını yani 25 gramı geçmemesi gerektiğini söylüyor. Tüketilen paketli bir gıdanın içeriğinde bulunan şeker de çoğu zaman sınırın aşılmasına sebep olabiliyor. Bu noktada eklenti şeker içeriği yüksek yiyecek ve içeceklerin tüketiminin sınırlandırılması, ileriki yaşlarda obezite görülme oranını etkilediği kadar hastalık görülme sıklığını da etkiliyor.

3. Hareketi artırın

Obezitenin en büyük sebeplerinden biri olan hareketsizlik bu dönemde maalesef çocukları da etkiledi. Hem hareketleri sınırlandı hem de ekran başında geçirdikleri süre arttı. Harvard Önlem Araştırma Merkezi’nde Beslenme ve Fiziksel Aktivite üzerine yapılan bir araştırma, çocuklarda sağlıklı beslenme için “5-2-1-0” kuralından bahsediyor. 5 ya da daha fazla meyve ve sebze tüketiminin, 2 saat ya da daha az televizyon ya da bilgisayar kullanım süresinin, 1 saat ya da daha fazla fiziksel aktivite yapılmasının ve 0 şekerli içecek tüketiminin ve daha fazla su ve süt tüketiminin olması gerektiğini vurguluyor. Çocukluk çağı obezitesinin önlenmesi için en önemli adımlardan birinin fiziksel aktivite olduğunu unutmayın ve çocuğunuza hareket edebilmesi için olanaklar yaratın. Mutlaka her çocuğun sevdiği bir spor dalı, etkinlik veya aktivite vardır.