Sonbaharda yeni hedefler

Hoş geldin eylül, hoş geldin sonbahar! Havalar henüz soğumaya başlamadı fakat biliyoruz ki eylülün bambaşka bir güzelliği var, kendini yenileyen doğa, dökülen yapraklar, azalan sıcaklıklar, artan sonbahar yağmurları... Eylülün getirdiği güzellikler saymakla bitmiyor. Ağustos ayında ülke olarak zor günler yaşadık. Dilerim bu ay hepimiz için sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir ay olur. Peki, yeni ay ve yeni mevsimle birlikte yeni adımlar atmaya ne dersiniz?

Yaz aylarında en büyük sorunlardan biri yüksek hava sıcaklıklarında yürüyüş ve egzersiz yapma zorluğu oluyor. Bu nedenle genellikle egzersize ayrılan süre azalabiliyor. Fakat sonbaharda hava sıcaklıklarının giderek azalacağını göz önünde bulundurarak açık havada yürüyüşe yeniden şans vermekte fayda var. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite gibi değiştirilebilir yaşam tarzı faktörleri, yüksek kolesterol, insülin direnci gibi birçok durum üzerinde olumlu etki gösteriyor. Elbette yeterli ve dengeli bir beslenme planının egzersizle birlikte ayrılmaz bir ikili olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Bu konuda yapılan yeni bir araştırmadan bahsetmek istiyorum. American Heart Association’ın Circulation dergisinde bu ay yayımlanan yeni araştırma günlük aldığınız enerjiyi bir miktar azaltmanın ve egzersizle kombine etmenin kardiyovasküler sağlıkta önemli derecede iyileşme sağladığı belirtiliyor.

Sonbaharda yeni hedefler

Egzersiz ve beslenme ayrı düşünülmemeli

Orta şiddette egzersizle birlikte günde sadece 250 kalori daha az almak, obez yetişkinler için aort sertliğinde tek başına egzersiz yapmak veya kısıtlayıcı bir diyet uygulamaktan daha olumlu sonuçlara yol açıyor. Bu randomize kontrollü çalışmada, ortalama 69 yaşında, beden kitle indeksi (BKİ) 30 ile 45 arasında olan 160 sedanter birey değerlendirilmiş. Katılımcılar 20 hafta boyunca rastgele üç gruba ayrılmış. İlk grup sadece egzersiz, 2. grup orta şiddette egzersiz ve kalori kısıtlaması (yaklaşık 250 kalori/gün azalma), 3. grup ise egzersiz artı daha yoğun kalori kısıtlaması (yaklaşık 600 kalori/gün azalma) olarak incelenmiş.

Tüm katılımcılar 20 haftalık çalışma süresince haftada dört gün denetimli aerobik egzersiz eğitimi almış.

Sonuçlara baktığımızda, araştırma, beş aylık çalışma süresi boyunca egzersizle birlikte toplam vücut ağırlığının yaklaşık %10’unu kaybetmenin aort sertliğinde önemli gelişmelerle ilişkili olduğunu belirtiyor. Orta şiddette egzersiz ve kalori kısıtlaması grubunda, kan damarlarındaki genişlemede %21’lik bir artış ve nabız dalga hızında %8’lik bir düşüş gözlemlenmiş. Bu bulgular egzersiz ve beslenme ikilisinin genel damar sağlığını iyileştirmede de ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Bağışıklık hep ön planda

Mevsim geçişleri değişen hava dengesiyle bağışıklık sisteminin en çok desteklenmesi gereken zamanlardan. Bu dönemde vücudun direncini artırmak için antioksidan olarak da görev yapan bazı vitamin mineralleri almak önem taşıyor. Bunun için ise en doğru yöntem her gün yeterli miktarda sebze ve meyve tüketimi. Her gün beş porsiyon meyve sebze tüketimi yaşamınızda her ay, her mevsim, her gün değişmeyen kurallarınızdan olsun.

Bağırsak mikrobiyotası ve sindirim sistemi de bağışıklık için çok önemli. Özellikle son yıllarda probiyotiklerin bağışıklık sistemi üzerine olan etkileri konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor, probiyotiklerin bağışıklık sistemini güçlenmesine ve enfeksiyonlara karşı korunmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Mikrobiyotanızı faydalı bakterilerden yana zenginleştirmeye özen gösterin. Yoğurt, kefir, kombucha gibi bağırsak dostu besinleri beslenme planınızdan eksik etmeyin. Soğan, sarımsak, kuşkonmaz, elma gibi bazı sebze ve meyveler de prebiyotik etki göstererek bağırsak sağlığınızı destekler.