“İkimizden biri” dedi ve istifa etti

18 Mayıs 2012

Bir süredir bekliyor, bu sonucun geleceğini tahmin ediyor ancak duygusal düşündüğümüzde “hayır” diyorduk, “olmaz bir çözüm bulunur”

“Olmasın” dediğimiz yaşandı ve maalesef pek de kötü oldu.

Oysa biz bu sahnelerin benzerini yıllar önce görmüştük...

İzmir’in ilk EXPO adaylığında kurumlar kavga etti öyle ki finalden bir önceki akşam Paris’te Ticaret Odası Eyfel’de yemek verirken, Büyükşehir Belediyesi SEN nehrinin üzerindeki gemilerde yemek yedi.

BİE Genel Sekreteri bile şaşırdı. “Siz nasıl bu adaylığatalipsiniz. Daha kendi aranızda anlaşamıyorsunuz” demekten kendini alamadı.

Üzerinden çok sular aktı.

Herşey değişti dedik, öyle sandık.

Bu kez yapı baştan titizlikle oluşturuldu. Hükümet dümeni eline aldı, yerel dinamikleri de içine koyduğu bir yapıyla yola çıktı.

Yazının Devamı

İTO’dan açıklama

16 Mayıs 2012

İzmir Ticaret Odası’ndan Başkan Ekrem Demirtaş imzalı bir açıklama elimize ulaştı.
Açıklama, “Fesler İşe yaramadı” başlıklı yazımla ilgiliydi.
Oysa yazıda İzmir Ticaret Odası’nın adı geçmediği gibi, iki ayrı Çinli firmadan söz ediliyordu.Genel olarak Çinlilerden gelen otomobil yatırımı haberlerinden nasıl heyecanlandığımızı ve sonra büyük bir ana sanayii çekecek ölçekte imkanlar sunamadığımız için fırsatları kaçırdığımızı anlatıyordu.
İzmir’e ziyarete gelen DFM firması ile İzmir’i de projeksiyonuna alan ancak sonra Çorlu’ya yatırım yapmayı tercih eden Chery Firması’nı ayrı yazmıştık. Ancak Ekrem Başkan, sanırım bugünlerde hayli hassas olmanın etkisiyle, iki firmanın karıştırılmaması için daha açıklayıcı bilgi vermek istedi.
Söz hakkına olan saygımız nedeniyle bugün sütunlarımı kendilerine bırakıyorum...
* * *
İzmir Ticaret Odası olarak Chery firmasının İzmir’de yatırım yapması için kesinlikle özel bir temasımız olmamıştır. Odamız Çin Otomobil Endüstrisi’nin en önemli şirketlerinden biri olun DFM (Dong Feng Motors) ve Haima firmasının İzmir’de yatırım yapması için çalışmalar yürütmüştür. Bu amaçla ilk olarak 28 Mart 2010 tarihinde Çin otomobil endüstrisinin en

Yazının Devamı

Türkiye Soma’da petrol buldu !

13 Mayıs 2012


Son zamanlarda İzmir’e en büyük yatırım, Petkim rafineri ile birlikte Aliağa’da yapılırken bir başka milyar dolarlık talih kuşu bu kez yakın komşu Manisa’ya, Soma ilçesine konuyor.
2 milyar dolarlık dev yatırımın miktarından daha önemlisi şu; Türkiye’ye ilk kez bir teknoloji kazandıracak olması. Üstelik yerli kaynak kullanarak ilk kez kömürden petrokimya ürünleri üretilecek.
* * *
Biraz tesadüflerle öğrendiğim olayın üzerine gidince altından hem bir enerji devinin yatırımı hem de dünyayı petrole olan bağımlılıktan kurtaracak yeni bir dönemin başlangıcı sayılacak gelişmeler çıktı. Önce şöyle anlatalım.
Birçok kıtada büyük projelere imza atan Energy Allied, enerjinin birçok alanında özellikle yeni teknolojiler alanında çalışıyor. Kömürden asit, amonyak gibi petro kimya ürünleri üretimi konusunda bu dünya devi son yıllarda farklı teknolojiler geliştirdi.
Energy Allied’in bu teknolojilerini uygulamak için seçtiği alanlardan biri de, kömür cenneti olan Manisa Soma oldu.

Yazının Devamı

Fesler işe yaramadı!

11 Mayıs 2012

İzmir yaklaşık yarım asırdan bu yana Türkiye’nin otomotiv yan sanayii üslerinden biri oldu.

1964 yılında BMC’nin de kurulmasıyla güçlenen yan sanayi, özellikle Opel’in Torbalı tesislerinin etkisiyle hızlı büyüdü.

Öyle bir hale geldi ki, bugün İzmir ve çevresinde kurulu otomotiv yan sanayi firmaları doğrudan dünya otomobil devlerine üretim yapıyor.

Ancak zamanla ve daha çok Opel’in üretimi durdurmasıyla kentte bir ana sanayinin gücüne ihtiyaç duyulmaya başlandı.

Uzun süredir ana sanayi yatırımı alamayan İzmir için bu beklenti, en çok konuşulan konulardan biri haline geldi.

İzmir son yıllarda bir ana sanayi yatırımını ve özellikle Türkiye’ye yatırım yapacağını açıklayan Çinli otomobil üreticilerinin yatırım yapmasını bekliyordu.

Beklerken Çinliler’i sık sık İzmir’de ağırladık.

Özellikle otomotiv devi DFM’in yapacağı yatırım için uzun süre heyecanlandık. Yedirdik içirdik, fesler taktık eğlendirdik.

Yazının Devamı

2 B’de rekor dört ilçede

9 Mayıs 2012

Yayınlanmadan önce çok tartışılan, suistimallerin üzerini örteceği öne sürülen 2B yasası nihayet çıktı.
Uygulama kentlerde yeni başlıyor.
Önce şunu söylemek gerekiyor ki; bu kanun tartışılmaya, fırtınalar koparmaya devam edecek.
* * *
Türkiye’de 2 B arazilerinin yerini Orman, sahiplerini ise Tapu Kadastro Bölge Müdürlükleri ortak çalışmayla belirledi.
Defterdarlıklar yeri ve sahibi tespit edilen arazilerin rayiçlerini hesapladı.
İzmir’de şimdiye kadar 2B kapsamında arsa, tarla, bahçe, bina olmak üzere 10 bin 250 adet taşınmaz saptandı ve toplam 57 milyon 885 bin metrekarelik alan, 2 B olarak işaretlendi. İzmir’in ilçeleri arasında dört ilçe açık farkla önde. 2 B arazilerinin yüzde 20,84’ü Menderes’te, yüzde 19,80’i Kemalpaşa’da, yüzde 10.79’u Bergama’da ve 9. 86’sı ise Bornova’da yer alıyor.

Yazının Devamı

Belediye sütleri neden zehirlemedi?

4 Mayıs 2012

Türkiye ‘okul sütü projesini’ yeni ve sancılı öğreniyor.

Aynı proje İzmir’de ise dört yıldır sorunsunsuz sürüyor.

Bizde yaşanan tek sorun, bu sütü dağıtan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne Sayıştay Denetçilerinin sorularıydı.

Büyükşehir Belediyesi, Tire Süt Müstahsilleri Kooperatifi ile yaptığı anlaşma sonucu, 4 yılda 250 okulda 200 binin üzerinde öğrenciye süt dağıtmıştı. Soğuk süt zinciriyle yapılan günlük süt dağıtımında hiçbir sorun çıkmadı. Dağıtılan süt günlük pastörize süttü. (Günlük sütler soğuk zincirde 3 gün, normal koşullarda 3 saat bozulmadan dayanabiliyor.)

Çünkü bu süt “Yerel üret, Yerel Tüket ve Sağlıklı Kal” zinciriyle çocuklara ulaşıyordu. Sütün çocuklara ulaşma süresi zaman ve ulaşım açısından ne kadar kısa ise besinler kalitelerini o ölçüde koruyor.

Bu nedenle, Avrupa’da büyük dev süt fabrikaları yerine kentlerin etrafında, onların gereksinmelerini karşılayacak kapasitelerde fabrikalar kuruluyor. Türkiye’de ise dev fabrikalar yüzlerce kilometre uzaktan aldıkları sütleri işleyerek binlerce kilometre uzaktaki kentlere pazarlıyorlar.

Dağıtımı yapılacak sütler soğuk zincirin kurulmasıyla günlük pastörize süt olmadıkça çözüm yerine sorun getirecek. Böyle bir döngüyü

Yazının Devamı

Emeğin değeri taşeronlara emanet!..

2 Mayıs 2012


Basit anlatımıyla başlayalım...
Dünyadaki ekonomik sistemlerin doğuşu dört unsurun sıralamasına dayanır ve bu sıralama siyasi bakışı da belirler.
Toprak, emek, sermaye ve müteşebbis...
O zamanlar toprak bol olduğu için ayrı bir kavram sayılabiliyordu günümüzde en büyük sermayelerden biri toprak oldu.
Emeğin gücüne dair politikalar ağırlık kazandığında ise ‘kominizm tehlikesi’ yükseliyor çanları çalındı. Çağ hızlı değişti, bu kez ‘sermaye’ diğer kavramların önüne geçti öyle ki, diğer üç unsuru da yönlendireckek üstün güç olarak ‘vahşileşecek’ kadar hızlı güçlendi.
Herşey bu şekilde gidiyordu ki çağ yine hızlı ilerledi bu kez devreye bilgi çağı girdi.

Yazının Devamı

Tanımadığı sektörde liderliğe oynuyor

29 Nisan 2012

Yıllar önce gittiğimde, Türk sanayisinin yapı taşlarından, ülkenin sayılı elektrik motoru üreticisi Volt Elektrik’teki izlenimimi hayal meyal hatırlıyorum.
Bir motor öğretmeni olan Ali Taner’in zor bir işi başardığını düşünmüş ve devamını şöyle getirmiştim. “Ancak buraya iyi bir yatırım eklenemezse, rekabetle başa çıkmaları kolay olmayacak.” Belki bu nedenle Volt Elektrik’in 2011 yılında satılması, benim için sürpriz olmadı.
Ama bu firmayı, satın alanlar sürprizdi.
İzmir’de Folkart’la tanıdığımız Saya Grup...
Sancak Ailesi’ne ait grup, çok değil daha 2006 yılında kentte adı yeni duyulan yatırımcı bir gruptu. Bugün ise kentin sayılı yatırımcıları arasındalar.
Ancak ilgilendikleri alanlar bugüne kadar hep gayrimenkul oldu.
Volt Elektrik ise sanayinin en güç kollarından birisi...

Yazının Devamı